çekimleri ankara'da yapılan dizi. dizinin esas oğlanı melih'in (bkz: cantuğ turay) hem banu'yu hemde yeşil gözlü patrişya'yı aynı anda idare ettiği dizi.
Efendim liseye henuz baslamamistim o dizi basladiginda suan uni okuyorum 2.sinif oldum hala var mubarek yasimin yarisina vardi omru. Bitsin artik lanet olasi denilesidir. Suyu cikti vesselam.
star tv de haftta içi her gün 19:15 de yayınlanan dizi.şu anda 1207.bölümünün ekranlarda olması brezilya dizileri tadında olduğunu açıkca göstermektedir.her gün yerine ayda bir izlemeniz yeter,bir şey kaçırmış olmazsınız.
ilk başrolleri deniz ve mert olan dizidir. O bölümleri çok özledim. Keşke ölmeselerdi. Bütün iyilerin ilk iki üç sezonda ölmesiyle dizi çekilmez bir hal aldı. Hafta içi her gün yayınlanan diziye iki haftada bir rast gelsem de konuları idrak edebiliyoruz bu da dizinin kalitesizliğini yavanlığını ortaya koyuyor. ilk zamanlarında da çok tepki almıştır fakat o zamanlar en azından iyilik kötülük yarışı gibi bir şey vardı şimdi kim ne entrika döndürüyor kim kimden neyi saklıyor 5n 1k ya döndü olay.
senaristi olmayan dizi , evet senarist yok doğaçlama çekiyorlar sanırım , tüm bölümleri toplasan zira 2-3 bin bölüm eder herhalde belki daha da fazla edebilir bir tane film çıkmaz.
Adamların günlük yaşadıkları olayları kameraya alıp dizi diye izletiyorlar, senaryo yok tamamen gerçek yoksa 1200 bölüm nasıl çekicekler. Oyunculuk desen zaten ''0'' millet bunu nasıl izliyor anlamıyorum.
ankara'ya gelen herkesin illaki birbirini bir yerlerden tanıdığı dizi. yahu diziye bir adam girer falancanın akrabası çıkar nedense dün akraba çıkan ikili birden bire dizinin doktorunun uzaktan tanıdığı çıkar hadi buna da tamam diyelim bir anda diziye giren bu eleman mahalledeki sıradan bir kadının da tanıdığı çıkar ve son olarak diziye giren bu eleman diziden birkaç hatunu götürür bu hatunlardan birinden biri hamile kalır sonra eleman bu kızlardan birirnin kız kardeşi diğerinin teyze kızı olduğunu falan öğrenir işte böyle saçma sapan dolanmaçlı hikayelerin olduğu dizidir.
(not yukarıdaki senaryoyu diziyi anlatabilmek adına ben uydurdum gerçekte böyle birşey yok ama senaryo üç aşağı beş yukarı anlattığıma benzer).
doktorun uzun boylu güzel kızının kendine aşık olan doktoru görmezden gelip tamirciye aşık olduğu dizi. Böyle bir dünya var mı lan? bu senaryoyu hangi pollyanna yazmış merak ediyorum.
inanılmaz saçmalıklarına rağmen izleyici kitlesinin bırakmadığı tam tersine düşük bütçesine ve amatör oyunculuklarına rağmen izlemeye tam gaz devam edip prim verdiği dizi. hakkını vermek lazım helal olsun.
Eskiden denizle mert vardı. Banuyla deniz kankaydı. Özgürle mert kankaydı. Salak mehveşle özgür yine çıkıyorlardı. Melih kötü adamdı. Herkes değişti, denizle mert öldü. Başrollere banuyla melih geçti. Saçmasapan hayatlar, kaçırmalar... Eskiden iyiyle kötünün savaşı vardı. Şimdiyse hangisi daha kötüyse o kazanıyor. Son gülen iyi gülere döndü. Yetti artık deniz geri dön deniiiiz!
eskiden yalan rüzgarı, cesur ve güzel, hiç olmadı brezilya dizileri izlerdi annelerimiz, ablalarımız. o zaman yokluktan, cahillikten vs. seçicilik sıfırdı. ağzını ayırıp izliyordu vatandaş. şimdi binlerce kanal kablolu tv var. herşeyden önce sınırsız internet var. istediğini, istediğin an, kesintisiz, reklamsız izle. yok ama olmayınca olmuyo. böyle basiretsiz, kifayetsiz şeyler hala tam gaz izleniyor
yıllardır süren olabilecek en siktir-i boktan dizi. ulan dizi demeye bile dilim varmıyor kim izliyor bu soktuğumun şeyini?
dizi de bir banu var , melih denen adamla 9387134 kere ayrılıp birleşti. yönetmeninden senaristine kadar , yapımcısından makyözüne kadar tüm ekibin allah belasını versin.