evrensel hukuk anlayışına sahip olamayan bünyelerde
"alman yargısı suçlu bulmuşsa o almanların sorunu. mühim olan türk yargısı ve türk vatandaşları suçlu buluyor mu?" serzenişi yaratan dernek.
--- alıntı --
hala kapanmaması, suçsuz olduğunun bir delilidir.
-- alıntı --
akp'lilerin hukuğa bakışlarını ortaya koyan tümcedir bu. masumiyet karinesi falan da umurlarında değildir ki ceza bile almadan 1,5 yıl tutuklu kalan ve durumları aynen süren ergenekon tertibi mağdurları içeride kalmaları da zaten suçluluklarının kanıtıdır.
hâlâ kapanmaması suçsuzluğunun değil adalet bakanı'nın işini yapmamasının delilidir. haklarında almanya'da alınan karar da suçluluklarının kanıtıdır.
kim ne derse desin deniz feneri hakkında atıp tutanlar bu milletten oy alamaz. sebeplerini yazıp durdum. ama nedense kimse oralı olmadı. ağzından "deniz feneri davasının üstü kapatıldı" diye laf çıkan kimseler kendilerinin oy kaybından başka bir şey yapmıyorlar.
bir konuda bir iddianız varsa hele milliyetçi duygulara sahip bir tabana sahip iseniz, alman yargısının suçlu bulduğu bir türk oluşumunu suçlarken yaptıklarını alenen halka duyurmanız gerekir. yoksa almanlar ile işbirliği yaptığınız ve kerndi ülkenizin kuruluşunu sebepsiz suçlamakla suçlanırsınız.
önce deniz feneri ne yapmış onu açıklayın. alman yargısı suçlu bulmuşsa o almanların sorunu. mühim olan türk yargısı ve türk vatandaşları suçlu buluyor mu? bence suçlu bulmuyor. sebebi; türk vatandaşları deniz feneri davasının ne olduğunu bilmiyor, türk yargısı suçlu bulmuyor, meseleyi bilen türk halkı suçlu bulmuyor.
para verenlerden tek kişi bile davacı değil. alman yargısının verdiği karar da alman vatandaşı kafasındaki insanların sorunu...
ne dersek diyelim müslüman düşmanlarınca kabul edilmeyecek. halk da müslüman düşmanlarının dediklerini kabul etmeyecek... adalet duygusu olmadığından mı? tabi ki hayır. yıllarca avrupalıyı düşman gösterdiniz, türk'ün türk'ten başka dostu yok dediniz. bunu diyenler şimdi deniz feneri davası için "düşmanım müslümanların düşmanı almanya artık dostum" derse güvenilirlikleri zaten yoktu, hiç olmaz.
tabi anlıyorum. söyleyecek adam gibi sebepleriniz yok. almanların sebeplerini söyleyecek olsanız sizi kendi tabanınız vatan haini ilan eder.
davanın ne olduğunu artık yazmayayım diyordum ama bilmeyenler için bir daha yazayım. alman hükümeti almanya'da bulunan deniz feneri derneğine sadece yurt içinde para toplayıp yardım yapması için izin vermiş. deniz feneri derneği bu hukuki engeli başvuruları sonucu aşamayınca türkiye'den mal alırmış gibi yapıp parayı farklı yöntemlerle türkiye'ye göndermiş. almanların incelemelerine göre zimmete para geçirmek yok. parayı hukuksuz yollarla alman hükümetinin istemediği şekilde türkiye'ye göndermek suçu var. herhangi bir türk için bu fazla bir sorun değil. sonuçta türklerin kurduğu bir dernek türkiye'de türklere yardım etmek istemiş. almanlar buna izin vermemişler. onlarda bunun çaresini türk zekasıyla halletmişler. alman hükümeti yardım verenlere "paramız verdiğimiz amaç dışında kullanıldı" diye dava açması için çağrıda bulunsa da kimse davacı olmadı ve hafif cezalarla yırttılar. alman yargıları kendilerinin istedikleri oranda ceza veremedikleri bu dava da çaresiz kalıp türkiye'nin bir şey yapmasını istiyorlar. hangi türk avrupa'daki türklerin gönül rızasıyla gönderdiği paralar için dava açan almanların yanında yer alır? tabi ki maddi durumu iyi laik türkler... hukuki açıdan bakarsan alman hükümetinin onay vermediği bir dernek para gönderiyor diye türk hukuku ne yapabilir? para verenleri yargılayan almanya türkiye'de para alanların yargılanmasını bekliyor. bu hikaye bitmez... dava görülse bile bir sonuca ulaşmaz. yani ceza alan olmaz. türk hukuku açısından bir yardım derneği türkiyeden mal almış görünüyor. mal satan adamı ne deyip suçlayacak? diyelim ki bir hırsız iszden çaldığı paralarla mal aldı. hukuk hırsızın peşine mi ona satış yapanı mı yargılar. hırsız dediğinizi almanlar zaten yargıladı. ama ev sahipleri şikayetçi olmadıklarından ve hırsızlık değil biz isteğimizle verdik dediklerinden fazla bir ceza veremediler. bu tarafta kanunları çiğneyen kimse yok...
adama derler bre ebleh, seks tarikatı dediğin kişileri de biliyoruz, biri pavyonda şarkıcı diğeri namaz kılmayı bilmiyor.. Deniz feneri derneği dünya çapında bir dernektir, yöneticileri dinine bağlı insanlar olduklarından mütevellit, akpye yapılanlar deniz fenerine de yapılmaktadır. yazıktır günahtır, kendinizi küçük düşürmeyin... bu iftiraların hesabını sorarlar size bu dünyada sormazlar belki ama bir gün sorarlar...
unutulmamalıdır ki bu üçüncü dünya ülkesinde seks tarikatı kurup allah kitap dediği için hala elini kolunu sallayarak gezen ve kendine hoca diyen ve maloğlu malları buna bir güzel inandıran orospu çocukları var. *
bu kafayla gidersen bir yerlerinin kanırtılması birilerine helaldir tabii. sizler de olmasanız hacı-hoca takımı kimi s.kecek ki?
atılan iftiralara karşı ayakta kalmayı başarabilen dernektir. Şayet iftira olmasa kapatılırdı değil mi, o değil de deniz fenerine, soydular,paraları yediler diyen güruh sonunuz baykal gibi olmasın dikkat edin. o kadar mazlumun günahını alıyorsunuz, türkiye kaybediyor... sizin siyasetinizi sikeyim iyi niyetli insanları kullanarak bu güzide kuruma bile siyaseti bulaştırdınız! siz ne kadar götünüzü yırtsanız da bu kurumlar kapanmayacaktır. iftiracı köpekler!
o kadar bokları çıktığı halde halen daha nasıl inananları var? diye merak edilen sözde yardım kuruluşu. milletin donuna kadar alıp, paraları iç etmelerine rağmen şaşılacak durum.
Ramazanda rastladığım bir programda şahit olduğum sahneyle beni mahveden programdır. Arkada kameranın eşşşşşek kadar ışığının yolu gündüz gibi aydınlatmasına rağmen, fakirhaneye doğru ilerlerken Uğur Arslanın elinde gaz lambasının olması ve içerdeki fakir insanlarla konuştuktan sonra müsade isteyip dışarıda arkadaşıyla ne kadar fakir olduklarını tartışmaları (sanki ertesi gün o insanlar o programı izlemicekler gibi) ne kadar yapmacık olduğunu gözler önüne sermiştir. Bu dk. dan sonra ağzınla kuş tutsan inandıramazsın kimseyi. Anca evde kalmışlara son umut olursun.
türkiyede bulunan, adı iftiralarla karalanmaya çalışan, ergenekon terör örgütününde bu karalamalarda başrol oynadığı, temiz, nadir derneklerden birisidir.
Deniz baykal'ın denizfeneri hakkındaki sözlerini, iftiralarını hatırlayın. Deniz Feneri derneğinde bulunan ibrahim abi'nin (ramazanda kanal 7 programına çıkan) deniz feneri resmi sitesinde bir videosu var. Diyor ki, Allahım derneğimize iftira atan, karalayan kişileri bu dünyada rezil etmeden canımı alma. Evet gelelim şimdi, baykal olayına bence baykal efendi bir düşünsün bu rezilliğin ortaya çıkma sebebini.
Ben denizfeneri derneğinin iyi niyetli olduğuna inanıyorum, henüz haklarında suç teşkil edecek bir delil yoktur. Hepsi iftiradır, kurban olayında denizfeneri mağdur olduğu halde savcılar tarafından suçlu gibi gösterilmektedir, basın ise bu konuyu denizfeneri derneği hırsız, yolsuz gibi vermektedir, sonuç olarak çoğu cahil, kendini bilmez bunlara inanmaktadır. Şu an 2 dava var biri Almanya Deniz Feneri davası ki bunda türkiye ile bir bağlantı olmadığı aşikardır. 2. konu ise Kurban yolsuzluğu diye dava açan savcıların mahkeme sonucunda nasıl vicdanlarının rahat edeceği konusudur. Deniz Feneri derneğinde kurbanımı kestim, başkanla görüştüm orada o da ümraniyedeydi. şöyle bir şey oldu. Bir adam kurban kesmiş ve bunun kafasını istiyor, sözleşme gereği kafa ve bağırsaklar df derneğinde kalıyor. Ancak mehmet cengiz, denizfeneri genel başkanı hemen olaya el atıyor, adamla konuşuyor, istiyorsa verin diyip olayı hallediyor. Bu sırada diyarbakırda bir yolsuzluk yapılıyor. Deniz Feneri derneği 15 elemanıyla orada, veteriner, din görevlisi bir tane genel kurul üyesi diğerleri ise normal personel. Sonra kurbanların hepsi kesilip video'ya kaydediliyor. Savcı bu videoları izlemiyor. Sonra yolsuzluğu yapan may-et firması sahibine 200 yıl hapis istemi, hiç bir kusuru olmayan df genel başkanına ise 44 000 yıl hapis istemi ile dava açılıyor. Sizce bu hukuka uygun mu? bu işte bir bit yeniği yok mu?
Kimseyi zan altında bırakmayın, biz biliyoruz 3 derneğin başkanında ne kadar temiz, iyi niyetli olduklarını bu yüzden iftira atacağınıza bu insanları bu hale getiren savcıları eleştirin.!
Not: Almanya Deniz Feneri e.v derneği ile bu kurumun hiç bir organik bağı yoktur. Türkiyede bulunan derneğin dosyalarında, kayıtlarında böyle bir şubeye rastlanmamıştır.
Not2: Akp ile ne alakası var bu olayın, mynet habercileri sizi.. Ayrıca yargı yoluna gitmesi geciktirildiği iddia edilen dernek Türkiye Deniz Feneri Derneği değildir.