yarı finalde izlediğimiz kadarıyla harun'un * şarkıyı söylerken yaptığı en büyük atraksiyonun önce ellerini yana açıp daha sonra ellerini yumruk şeklinde göğsünde birleştirmesi oldu. allahtan uzun saçlı eleman şarkının sonlarında iki hopladı zıpladı da biraz hareketlendi ortalık.
ille bir atraksiyon olması mı gerekli diyenler; valla benim bir şikayetim yok ama eurovision için gerekli.
şarkının sonunda hoplayıp zıplayan eleman gitarı tutup yere vurarak parçalasa en az bize 3 sıra atlatırdı.
şarkı güzel mi? güzel! mor ve ötesini sever miyim? severim! deli miyim? deliyim!!!
bir eurovision şarkısı olmasının dışında, diyebilirim ki; mor ve ötesi'nin herhangi bir albümünden hiç duyulmamış, geri planda kalmış, albümün 7. ya da 8. parçası olarak duysaydım da şaşırmayacağım bir şarkı olurdu bu deli. yani, öyle bir dinler geçerdim, pek fazla dikkat çekmezdi. nitekim deli'den çok daha güzel, fazla da duyulmamış parçalara da sahip bir grup zaten mor ve ötesi. dediğim gibi, son derece basit düzeyde bir şarkı yapılmış aslında. temel akorlar... melodisi, sözleri... sadece, anlayabildiğim kadarıyla, normaline göre daha fazla bir bütçeyle, daha geniş bir ekipman kullanılmış düzenlemede. her ne kadar genelini vasat olarak nitelendirsem de, harmonik gitarların ayrı bir heyecan kattığını da söylemeliyim parçaya. keza alışılmışın biraz dışında kullanılan davul ve vurmalılar da...
kısacası, mor ve ötesi'nin şu ne idiğü belirsiz yarışmaya katılmasının bir hata olmasının yanında, ısmarlama bir şekilde bir parçanın ortaya çıkması da ancak bu kadar oluyor işte, bazen istisnaların dışında. fazla bir şey de beklememek lazım.
bütün bunlara rağmen, yarışma günü türkiye'nin sırası geldiğinde de, istediğim kadar parçaya kötü ya da vasat diyeyim, sesini sonuna kadar açıp, o biz duygusunu yaşayacağım da şüphesiz.
hep öyle oldu...
rimi rimi ley de bile televizyonun sesini açtırtmıştı bana bu duygu.**
ilk dinledinildiğinde genelde 'bu mu yani' diye tepki verilmesine karşın, sonraları tekrar tekrar dinlenilen ve sevilen, ve fakat bir derdim var ya da cambaz gibi ilk seferde vurmayan hoş bir mor ve ötesi şarkısı.
klibi de pek güzel olmuş bu arada..
mor ve ötesi'nin eurovision diye kasmayıp, kendi çizgilerini bire bir yansıttıkları süper şarkı. güzel sözler, hayran olduğumuz mor ve ötesi... kaçıncı olacağı umrumda da değil açıkça. sizi seviyorum.
meşhur ösym parçasıyla ün yapan bir gruptur.kendileri ayrıca barışarock 2007'de sahne almış ve bu parçayı herkesin şaşkın gözleri önünde söylemiştir. halen mahkemeleri devam eder mi bilinmez...
bol paranoya mı en yakın deliliğe, beş yüz ton çeken bencillik mi?
deli ne ki? kim deli?
insan ne zaman "deliyim ben" derse gerçekten delidir?
çok kızdığında mı delirir insan, çok sevinip gözü bir şey görmediğinde mi.
sokakta saç telleri her biri ayrı yerde şarkı söyleyip yoldan her geçene selam veren kadın mı deli, sunulan hayatı ıncık cıncık edip her şey için kafa patlatan ben mi.
şimdiye kadar benzerini görmediğimiz klibe sahip mor ve ötesi şarkısı. hani farklı diyebiliyorum rahatça. ama bu da kopya çıkarsa çok üzüleceğiz. mor ve ötesi bari çalmasın ordan burdan...
ezel akay ın bir basamak öteye taşıdığı şarkı. çok güzel bir klip çekilmiş gerçekten. şarkıyı dinleyen birisinin sözlerine eşlik etmemesi imkansız gibi bir şey.
biiirrrrr beeeennn deliiiiiii..
klibinin yönetmenliğini ezel akay'ın yaptığı, şekip davaz '40 hokkabaz'ının kullanıldığı eurovision şarkımız. -rivayetlere göre 40 hokkabaz savaşlarda ordunun önüne çıkıyor ve onları korkutup kaçırıyormuş- ayrıca bu 40 hokkabaz performans sırasında sahnede de kullanılacakmış.
avrupa birliğine yazılmış şarkıdır.süperdir.mor ve ötesinin eurovision hazırlığıdır.
şarkılarını da kendilerini de seviyoruz.eurovisiona katılmalarını duruşlarına ters bulanlar harun tekin in hergün gezdiği programlardan birinde dinleyebilirler.
1. olmayabilirler.zira yunanistan yine kendini tekrarlayıp güzelce bir kızla dandik özensiz sözlere ve cıstak costak melodiye sahip bir şarkıyla abartılı sahne şovuyla puanları götürebilir.tabi puanlar müzik adına verilirse...