kimi kızların; artık tamamdır bu çocuk beni sözleriyle, davranışlarıyla mestediyor içlemesinde dışa vurdukları hafif yumuşak bolca hoşlantı bildiren sıfat.
sözlerin bu kadar basitmiş gibi algılanmasına üzüldüğüm mor ve ötesi nin çizgisine ve duruşuna yakışan eurovision şarkımız..
bütün avrupaya kendi öz dilinde bu kadar ayar veren * bir başka şarkı daha var mıdır bilemem ama türk dinleyicisi bile anlamamışsa bu mor ve ötesinin suçu olmamalıdır..
görülmeyenleri/duyulmayanları gören ve duyan kişi.
bilimsel 50 tabirle, yüzlerce semptom ve teşhis neticesinde ayrı dünyaya itilmiş silik. oradan bize gülüyor mu, yoksa acıyor mu bilinmiyor. teşhisin zor olanı bu. hepimizin keçileri var, onlarınkiler kaçmış. herkes 1000 kişi içinde yalnızmış gibi davranmanın ve yine yalnızken de(bu ikisi aynı kaiedeye oturur delide)1000 kişi içindeymiş gibi davranmanın en doğal insancıl davranış olduğundan(olması gerektiğinden) dem vuruyoruz; bunu sadece deliler başarabiliyor.
arkadasimdan duyduguma gore minibuse binip tum koltuklara tek tek "salat-u selam olsun" diyip inen versiyonlari bulunan, akli dengesi bozuk insan turu.
göreceli bi şekilde değişen tam bir tespiti olmayan hal. velhasıl akıllı diyebileceğimiz yani normal olan biz insanlara göre akli dengesi yerinde olmayan insanlar deli onlara göreyse biz. belkide ortada ne deli var ne de akıllı.
izmir semalarında en üst levelde olanlarına rastlayabileceğiniz garipler. mesela izmir'de bir tanesi var ki, onu izmir'in en lüks mekanında kahvaltı yaparken görmek oldukça sıradan bir durum. ama üstü başı, eli yüzü öylesine pis ve lanet olasıca ki anlatılmaz yaşanır. bir tanesi ise, 3 numaraya vurdurduğu saçlarının yan tarafını kurdela şeklinde kazıtıp hediye paketi olmuş mesela. deliyse deliliklerini bilsinler efenim. ne biçim deli bunlar?
bazen de olmak istenendir. deli olsam, dünya skimde, minare gtümde takılsam, derdim tasam olmasa rodin heykeli gibi otursam da olur huniyi başıma geçirip parandelerle dolaşsam da olur denir.
bu özlemi gidermek isteyenlere minik bir tavsiye:
-yanaklarımızı şişiriyoruz.
-parmaklarımızla dudaklarımızı tarıyoruz.
-önceden şişirilmiş yanaklarımıza birleştirdiğimiz parmaklarımızı vuruyoruz.
-sırayla çıkan "pırp" ve "pulp" seslerinin anlamsızlığını dinleyip somut hayattan yalancıktan uzaklaşıyoruz...
arif verimli tebaası. kendisi bu tanıma çok kızıyor. geçen bir tv programında çok kızdı, birden ayağa kalkıp "atımı hazırlayın, gürzümü getirin, hadi şahbazlarım, koman yiğitlerim!" falan dedi. ne yapsa yeridir, adam bir ömür vermiş, dedik.