Çok güzeldi cok anlamliydi benim icin belki küçük birseydi ama. Okulun acilmasina bir iki gün kala anneme babama yalvarirdim yardim etsinler diye daha zevkli oluyordu çünkü. Özledim şimdi.
Küçükken çokça yaptığım ve yapılmasından da nefret ettiğim eylem.
Ne o ya okulun başlamasına son bir gün kala defter, kitap kapla sonra düzleştir falan.. olmadıysa tekrar aç, kapla.
şu iki kelimenin bütünlüğüyle taaa bilmemkaç sene geriye gitmek bu olsa gerek. zamanında anne, baba, abi, kardeş kısacası maaile başına oturulup bitene kadar 'bantı uzat' 'şurayı katlayıver' vs. cümlelere maruz kalınan mükemmel olay.
Ma aile, masanın başına oturulup, genelde baba kişisinin talimatlarıyla yapılan bazen keyifli, bazen geren aktiviteydi.
Nostalji değeri yüksek, ailenin " aile" olduğu günlerdi...
içim cız etti...
Telli defterler çıkınca ne ciltler kaldı ne de şekilli şüküllü isim etiketleri. Gazeteyle kaplardık ama pek uzun dayanmazdı yine de eğlenceli olurdu. Derste sıkılınca yerel gazetede falan ne olduğunu okurduk. swh.
Hey gidi günler hey kilo ile defter satılırdı. pot olmasın diye ciltin kesimleri ince ayarlanmalıydı her seferinde bu hatayı yaptığımdan babamdan azar işitirdim. Hakikaten güzel günlerdi.
öğretmenlerin istediği anlamsız şey. defteri kaplasan ne olur kaplamasan ne olur. hazır kap da kabul etmiyorlar. yeğenimin defterlerini hep ben kaplıyorum ve gerçekten işkence gibi.
Çocukken en eğlendiğim anlardan biridir. Çok da severdim. Sanırım çocukluktan birşeyleri geleceğe taşıma hevesiyle lisede bile defterlerimi kaplardım. Ne kadar gerekli bir durum tartışılır ancak benim için asla ' ya ne gerek var niye kaplatılıyor bu defterler' demediğim bir olay.
Hüzünlendim... ailenin en küçüğü olduğum için ablam ve babam oturur teker teker hepsini kaplardık. Arada ablamla sataşırdık annem rahat durun falan derdi bazen kavga ederdik bırakıp giderdi. Bi kere ağlayarak kendim yapmaya çalıştım gurur yapıp yapamayınca baştan açıp yine hep birlikte yapmıştık.
Defterin veya kitabın mukavemetini arttırır. "Efendim Hazır kap var yıl 2018" diyeceksiniz, evet var ama onda da emek yok. Emek olmayan şeyde değer olmaz. Tıpkı bir işçi babanın başkalarının ağız kokusunu çekip sizin istikbaliniz için aldığı o kitap gibi...
kaplanılan defter ve kitaplar halının altına koyularak preslenirdi. bir sonraki aşama da etiketlerin yapıştırılması ve en güzel yazısı olan ebeveyne etiketleri doldurtma kısmıydı.