çok farklı bir duygudur,insanın dedesi ile maç seyretmesi. o masum adam gider yerine küfür eden tabi küfür ettikten sonra " töbe töbe " deyip suratınıza utanırcasına bakan,sinir küpü olan ve ömrü boyunca renklerine gönül verdiği evinin duvarlarını,arabasının koltuklarını o takımın renklerine boyatan tabir-i caiz ise holigan,fanatik bir adam gelir.
takımı gol attığında suratı takımının bir rengi olan kırmızıya dönercesine bağırır sevinir ve o sevinci size sarılarak paylaşır. dedeyle maç izlemek zordur maçı değil dedenizi izlersiniz adeta bu ne sevgidir bu ne aşktır dersiniz ve bir kez daha sorgularsınız kendinizi " ben bu takımı ne kadar seviyorum?" dersiniz. hatta kıskanırsınız " dedem bu takımı benden daha mı çok seviyor? " diye.
ilk kez sizi elinizden tutup ali samiyene götüren de odur. ilk kez stadın o heyecanını onunla yaşamışsınızdır.
tanım: insanın dedesi ile maç seyretmesi.
not: öyle bir anı aklıma geldi yazdım işte. selametle.
amatör ligde kalecilik yapmış olan dedemle aklımda kalan diyaloglardan biri:
+dede senin gençliğinde de transferler çok olurmuydu.
-olmaz olur mu oğlum. bizim takımın forveti vardı hasan, pire gibiyidi. ayvalıspor bir inekle takas edip almıştı oğlanı.
söz konusu benim dedemse daha maç başlamadan ki diyalog
d: bugün kimle oynuyoruz.
b: kasımpaşa dede.
d: off duman eder onlar bizi.
b: dede adamlar 10 maçtır kazanamıyor biz kendi sahamızda hiç yenilmedik nasıl olcak.
d: sen ne anlrsın duman eder onlar bizi.
bu diyalog ile başlanan maçtan ne beklersin zaten adam başta takıma güvenmiyor ve hiç abartmıyorum daha santra yaparken küfre başlar. böyle ilginç ve futboldan soğutan deneyimdir.