ayrılmadan önce bana oğlum beni sık sık ara demişti. galiba hissetmişti bir şeyler olacağını. ama ben ne aradım ne sordum. bu gün ölüm haberi geldi. vicdan azabı çekiyorum.
yıllar sonrailk defa ağladım.
Ramazan bayramında son kez görebildim onu. O gün bana söyledikleri hâlâ aklımda. Söylemesek bile sanki ikimizde biliyorduk son görüşmemiz olduğunu. O günden sonra o eve gidemedim, bomboş odasını görmeye dayanamam henüz.
yaklaşık 42 sene önce vefat etmesi üzerine kendisini hiç görmediğim kişidir. annem 1 buçuk yaşındayken hemde. babamın babasını ise eskiden sadece yaz tatillerinde köy gittiğimde bir hafta falan görürdüm. o yüzden dede torun ilişkisi nedir bilmiyorum.
yaklaşık 10 sene önce gerçekleşen vefat durumu. beni ne zaman görse okumaz bu çocuk derdi. okudum öğretmen oldum,pek bir ileri görüşlü değildi yani. yine de rest in peace.
siz doğmadan önce ölmüşse hiçbir anlam ifade etmez. siz 6-7 yaşındayken ölmüşse ve cenazesine götürülmemişseniz de onunla güçlü bir duygusal bağ kurma şansınız sonsuza kadar elinizden alınmış demektir.
yaşlanınca insanların modunun düşmesi ve bazı şeylere aklının ermemesi çok zor arkadaşlar, dizim sakatlandı 2 hafta perişan hayat yaşadım, hasta olan yaşlılarımıza gereken ilgi ve özeni verelim lütfen sonra başlık misali onlar ölünce vicdanımızın durumuna bakmak bir hayli zorlaşıyor.
15-20 dakika önce ölen dede'sine bırakın rahmet dilemeyi, sözlüğe girip hiç üzülmedim diye yazan bir gavatı neden sevseydi ki? Muhtemelen dedesinden arsa, para kalmamkştır. Yoksa o da severdi dedesini.
Dedelerimden birisi çok erken diğeri ise beni kucağına alıp çok güzel ve zeki bir kız olacak dedikten bir süre sonra vefat etmiş. ikisinin de fotoğrafını dahi göremedim. ikisini de bilmiyor olduğum için yokluklarını da bilmiyorum. Bazen onları tanıyanlar çok benziyorsun dedene dediklerinde içim bi buruk olur ama o kadar.
yakın zamanda yaşamak istemediğim olay. iki dedemde sağ. ikiside dünya tatlısı insanlar. biri uzakta olduğu için beni her görebildiğinde duygulanıp ağlar. maddi birşey görmedim ikisinden de vefatlerinden sonrada görmeyeceğim. ancak bir dedenin sevgisi, gerçekten hissedilmesi gereken birşey diye düşünüyorum.
Deden hasta dedikten takriben 3 saat sonra adanın tepesindeki hastanede dedemi görmeye gelmiştik.
Bizi bırakacakları kimse mi yoktu, yoksa son bir kez görelim mi istemişlerdi? Hala bilmem.
Dedemi uzaktan görmüştük o güneşli günün öğleden sonrasında. O ipince adam sanki yok olmuştu yatakta zayıflıktan. Mavi gözleri vardı sanki bir tek ifadesizce bakan.
Sonra apar topar dışarı çıktığımızı hatırlıyorum. Bir süre kimse konuşmamıştı.
Tepeden denizi izledik halam başımızda. Sonra annem geldi, koşa koşa son vapura yetiştik. Babam kalmıştı hastanede. Annemden Dondurma istemiştik, hadi demişti, eve varınca alırım.
O gün ölmüş dedem. Heybeliada'da sıcak bir yaz sabahında.
Oysa ki biz, Yıllarca dedemi babanemin yatağının altındaki çarşafa sarılı halı sanmıştık. Babanemin odasına yıllarca korkarak girmiştik... Meğerse o gün gitmiş dedem, o annemin dondurma almadığı gün.
Nasıl hissedeceğimle alakalı net bir şey kestiremediğim durum. Kendisi son 1 aydır maalesef pek iyi değil. Beyin damarlarında tıkanıklık varmış şimdi. Kendimi hazırlıyorum bir şeylere ama ne kadar faydası olur bilmiyorum.
Umarım ben mezun olmadan olmaz dediğimdir. Canım benim dengesizdir, delidir hatta bazen manyaktır ama severim. Her yerde beni anlatıyormuş torunum doktor olacak diye. Annem geçen "seni insandan üstün bir şey gibi görüyor" dedi. Tatlı şey. Sakın ölme okulum bitmeden. Göremezsen üzülürüm.