hikayeleri okunduğu zaman yaşadığı dönem tahmin edilebilir. hikayelerinde hem islami hemde mitolojik unsurlar barındırdığı için islamiyete geçiş döneminde yaşadığı tahmin edilmektedir.
hangi dönemde yaşadığı bilinmeyen, türk kültürü hakkında en iyi kaynakları, destanlarını bırakmıştır.
onun destanları; başka destanlara benzemez.. ne doğunun mistik yaşamını konu aldığı gibi nede batının akıl almaz, hayal mahsulü destanlarındansır. halkın içindendir dede korkut masalları... adı; bazen masal, bazen efsane, bazen destan... her neyse ne, bilinen şu ki; dede korkut'un eserleri halkın içindendir, halktandır, türk kültürünü yansıtmaktadır.
orjinal adı; kitab-ı dede korkut ala lisanı taifei oguzhandır. 2 tane orjinal nüshası vardır. bunlardan biri vatikanda diğeri almanyada drestende bulunmaktadır. prof. dr fuat köprülü derslerinde der ki terazinin bir gözüne dede korkutu diğer gözüne tüm türk edebiyatını koysanız dede korkut ağır basar.
12 hikaye 1 önsözden oluşan destan döneminden halk hikayesine geçiş dönemi eseridir. 15.yy da yazıya geçirilmesine reğmen 13.yy özelliği taşır. yazılanı belli değildir.
iki yazması vardır.
biri dresden de
ikincisi ise vatikan dadır.
fuat köprülü, dede korkut kitabı için şöyle demiştir;
tüm türk yazımını terazinin bir tarafına, dede korkut u diğer tarafına koysanız, dede korkut ağır basar.
dede kortut sıradan insanlardan, devlet adamlarına kadar herkesin saydığı ve danıştığı bilgedir, öğüt vericidir.
bilgeliği eğitici, öğretici ve tenkit edicidir. onun bu kişiliği tarih ve toplum yaşantısından gelmektedir.
geçmiş alplerin başından geçenleri anlatır ve öğütler verir.
sürekli çok önemli bir kitap olduğu bahsi geçer edebiyat havası taşıyan her muhabbette. geçenlerde bir kitapçıda sadeleştirilmiş olan dede korkut hikayelerini aldım.
çevirenler sağolsun, benim gibi 22 yıldır tek hakim olduğu dil türkçe olmasına rağmen anadilinde çok ileri düzeyde olmayan birisi bile kolaylıkla okuyabiliyor.
kitap için çok şey söylenebilir elbette ben şahsi tavsiyemi araya sıkıştırıp gönderiyorum bu notu: mantık dışı olaylar olmasına rağmen kitap çok akıcı, muhtemelen değerini artıran vasıflardan birisi de yüzyıllar sonra bile akıcı bulunabilmesidir.
Dede Korkut'un Bayburt'ta yaşadığı bilinmesine rağmen bu kesin değildir.Dede Korkut'un gerçek ismi, hayatı, yaşadığı çağ ve coğrafyayı kesin olarak aydınlatmak eldeki kaynaklar ve rivayet ile mümkün değildir. Destanlardan çıkarılabildiği kadarıyla ise Dede Korkut iki ayrı kişilik olarak ön plana çıkar:Kutsal kişi ve bilge kişi.
" kitab-ı dede korkut ala lisan-ı taife-i oğuzhan " orjinal adıdır dede korkut hikayelerinin. bilge kişi ise dede korkut' tur. boy boylatır, soy soylatır, ak çadır kara çadır der, size o öyküleri okutturuverir..
Dede Korkut destanların ilk anlatıcısıdır. Dede Korkut, hikâyelerinde veli bir kişi olarak ortaya çıkar. Oğuzlar önemli meseleleri ona danışırlar. Keramet sahibi olduğuna inanılır. Gelecekten haberler verdiği söylenir. Ozan ve kamdır. Oğuznamede, Dede Korkutun 295 yıl yaşadığı ve peygamber Muhammede elçi olarak gönderildiği anlatılmaktadır. Oğuz HaNa vezirlik yapmış olduğu da bilinir. Kopuz çalıp, hikmetli sözler söyler. Kopuzuna da kendine duyulduğu gibi saygı duyulur.
hikayelerinden şamanizmi ve islamiyeti yaşadığını anlıyoruz. bugün milletimizde hasasiyetini koruyan mertlik, yiğitlik, şeref, namus, adalet gibi kavramları çok güzel dile getirmiştir. Yiğitlik göstermeyene ad takmaz, namerlik edene gavat der.
korkut ata,dedem korkut isimleriylede bilinen oğuz kavminin müşküllerini çözen ileri görüşlü,yol gösterici kişi.rivayetlere göre islam öncesinde kamlık yapıp bayındır hanın veziri olmuştur ve 295 yıl yaşamıştır.