ve bu entrysiyle (bkz: barcelona nın futbolunu güzel sanan cahil) güldürmüştür. hem yazısı, hem tespitiyle yarmıştır. nasıl farkedilmemiş hayret. daha hoş geldin diyen olmamış.
neyse bu yazına katılmadım. ama çok güldüm. güle güle eksiledim reis. bil bunu.
messiy'le xavi'yede söylicem seni, bak bu böyle başlık açmış dicem. onları bulamazsam dani alves'e söylicem. gözlerine bakınca korkarsın zate.
lan hala gülüyorum ya. iyi oynamıyo diyo, zevk yok diyo, barcelona diyo lan. keh keh!!
death: life, death, chicken, egg, regardless. at the end, i'll reap him too. dean winchester: god? you'll reap god? death: oh yes. god will die too, dean.
Death! that struck when I was most confiding.
In my certain faith of joy to be--
Strike again, Time's withered branch dividing
From the fresh root of Eternity!
Leaves, upon Time's branch, were growing brightly,
Full of sap, and full of silver dew;
Birds beneath its shelter gathered nightly;
Daily round its flowers the wild bees flew.
Sorrow passed, and plucked the golden blossom;
Guilt stripped off the foliage in its pride
But, within its parent's kindly bosom,
Flowed for ever Life's restoring tide.
Little mourned I for the parted gladness,
For the vacant nest and silent song--
Hope was there, and laughed me out of sadness;
Whispering, "Winter will not linger long!"
And, behold! with tenfold increase blessing,
Spring adorned the beauty-burdened spray;
Wind and rain and fervent heat, caressing,
Lavished glory on that second May!
High it rose--no winged grief could sweep it;
Sin was scared to distance with its shine;
Love, and its own life, had power to keep it
From all wrong--from every blight but thine!
Cruel Death! The young leaves droop and languish;
Evening's gentle air may still restore--
No! the morning sunshine mocks my anguish-
Time, for me, must never blossom more!
Strike it down, that other boughs may flourish
Where that perished sapling used to be;
Thus, at least, its mouldering corpse will nourish
That from which it sprung--Eternity.
her albümünde dahada ileriye gittiğini düşündüğüm ve en sonunda sınırları zorlayan ve müziğin ötesine geçmeye yaklaşan the sound of perseverance albümünü yapan aşmış grup. birdaha benzeri olmayacağını düşündüğüm müzik grubu. hayatı, ölümü sorgulayan felsefi sözleriyle ve aşmış riffleriyle insanı uçuran, duygu orgazmına uğratan şarkıları bolca mevcuttur, ağlatır.
tarot kartı:
kartın tanımı: siyah bir zırha bürünmüş, beyaz bir atlı, elinde kara bir bayrak vardır. miğferinin altından, kuru bir kafa görülür yani zırhın içindeki bir iskelettir. atın önünde, kraldan bir çocuğa kadar, güçlerini yitirmiş insanlar görülür. arkada, iki kule arasında parlak bir güneş vardır. azrail'in yani iskeletin elindeki bayrak, gülle süslüdür, yani yaşamı simgeler. bu kartın içeriği, fiziksel ölüm değildir, eski benliğin yok olup yenisinin ortaya çıkışı anlatılır. ruhun yeniden dünyaya gelişi ile, ölümün anlamını yitirişi ortaya konur. astrolojik yönden, akrep burcuna karşıttır. dişi özellikli ve su karakterlidir.
kehanet anlamı: ölüm, değişim son,yok oluş ve şekil değiştirme. yıkım ve yenilgi ile başlayan yenilikler, geçiş. şuursuz değişiklik, yanındaki diğer kartlarda sert etkili ise, bir şok ya da bir hastalık yaşanacaktır.
ters anlamı: durgunluk, uyku ve tembellik. ölümle ilgili düşünceler, arzulanan şeylerin zorla yok edilmesi.
judas priest'in konsept albümü olan nostradamus'tan bir parçası. mahşerin dört atlısı teması üzerine yapılmış ilk birkaç parçanın son halkısıdır. bu şarkı ve judas priest'in baskılı 4 atlı t-shirtlerini gördükten sonra hala k k downing'in bu albüm hakkında yapılan araştırmalarla ilgili sorusuna "menejerimiz bize 2 sayfalık genel bir bilgi dökümanı hazırladı." tarzı cevabına inanamıyorum, inanmak istemiyorum.
''abi bunların bi şarkısından 50 tane ayrı şarkı çıkar'' geyiğini başlatan ve en iyi temsil eden gruptur. her bir şarkısı enstrümantal şarkılar gibi özenlidir.
hani efsaneler hep zirvede sona erenlerdir ya, chuck'ın macerası da öyle bir öykü işte.
her bir eseri, ayrı ayrı edebi bir mercek altında incelenesi, çıkarımlar yapılası mükemmelliktedir. indirdiği her pena darbesi, beyin kıvrımlarının keskinliğini ispat edercesine karmaşık ve harmoniktir. müziğindeki bu mükemmellik, ilk dinleyişlerde kendini ortaya çıkarmaz. her izleyişinizde yeni bir şeyler öğrendiğiniz filmler gibidir onun şarkıları. her dinleyişinizde farklı bir riff, farklı bir aforizma keşfedersiniz. keşfettikçe; chuck'ın zekasının üstünlüğüne hayran olmanız gerektiğini mi, yoksa böylesine bir dehanın erkenden göçüp gittiğine mi üzüleceğinizi bilemez, en sonunda kendinizi boşluğa küfürler saydırırken yakalarsınız.
insan varoluşunun karanlık yönlerini ele alan amerikalı grup.chuck schuldiner grubun belkemiği ve tek teğişmeyen elemanıdır.bütün parçaları ayrı ayrı güzel ayrı ayrı etkileyicidir.her albümde kendini yenilemiştir death ve son olarak voice of the soul parçasıyla söze gerek duymadan hemizi en derinden vurmuştur.
hakkında paragraflar da döşense anlatılamayacak güzellikte grup. sadece kulaklığı takıp "sessizce" dinleyiniz. gözyaşlarınız da bırakın aksın,tutmayınız. eğer chuck schuldiner hala yaşıyor olsaydı, bu grubun bugün nerelerde olacağını hayal bile edemiyorum. insanın ruhuna bu kadar işleyen müzik yapan başka bir grup tanımıyorum ben.