'there's no way out of here' albümü kapak fotografını, aynı adı taşıyan 45liğin kapağından alır. fotoğrafların tarihleri arasında yaklaşık 25 yıl olsa da aynı kompozisyon yakalanabilmiştir. albüm kapağı ve albüme adını veren şarkının birbirini bu mükemmellikte tamamladığını bir daha görmemiz mümkün değil gibi.
adamda ses var(ingiliz aksanına kurban), adamda tip var(bu yaşta bile hala yakışıklı) ama adamda en önemlisi yetenek var(tam bir müzik dehası). ölüpte yeniden dünyaya gelme şansı bulsaydım david gilmour gibi biri olmak isterdim ancak.
enstrümanını gitaristlerin genelinin aksine, yavaşça, sindire sindire çalan, çalarken hayal gücünüzün dolduracağı boşluklar bırakan, sizi müziğinin içinde yaşatan gitaristtir. sanatçıyım diye geçinen binlerce şarkıcının aksine bu adam sanat yapar, ruhunu müziğine, onu da ruhunuza işler.
gözümde stratı strat yapan gitaristtir. her strat gördüğümde hatta ve hatta her "fender" yazısını gördüğümde gözümde silüeti canlanır; boynunu hafif eğmiş perdeler arasında parmaklarını dans ettirir.