yapıldığında türkiye' yi 20 30 yıl geri götüren olaydır. Askerin yönetime el koymasıdır. darbe' nin tam olarak ne olduğunu öğrenmek için (bkz: kanlı elmas) filmini izleyiniz.
not: filmde göreceğiniz vahşeti düşününce ne alaka diyeceksiniz. Darbe böyle değil ki, diyeceksiniz. Darbe gerçekten öyledir, filmdeki savaş ülkeyi ne kadar geri götürüyorsa darbe de bu ülkeyi o kadar geri götürür. aradaki tek fark birinin daha modern olmasıdır.
mor ve ötesi'nin büyük düşler albümünden çok güzel bir şarkı.
dün akşam eskişehir koçfest etkinlikleri çerçevesinde mor ve ötesi konseri vardı, ve bu şarkıyı (zor bir şarkı olmasına rağmen) albüm kaydı alırcasına güzel çaldılar.
1980 darbesine takılıp kalmış, üzerinden diğer ülkeler için koskocaman 27 yıl geçmiş olmasına rağmen hala aklından silip atamayan, bu sebeple de önünü göremeyen, başından iki büyük savaş geçmiş, tüm dünyaya karşı tek başına kalmış, halkının günlük bir patates yeme hakkı olduğu, taş üstünde taş kalmadığı almanya'nın, halkının bundan 50 yıl önce bir yumurtaya muhtaç olduğu için ve hatta görmediği için yuvarlak mı yoksa üçgen mi olduğunu ayırt edemeyen fakat şimdi gezegenin en büyük tersanesine sahip olan refah içindeki kore'nin, şimdi nasıl olupda süper güç olduğunu hiç irdelemeyip, ülke geri kalmışlığının ve devam eden kötü gidişatının, aslında 27 yıl önce değil de yüz yıllar önce bilim ve felsefeye yüz çevirdiğinden kaynaklandığını, kötü yönetimlerden ve kendisinden kaynaklandığını düşünmeyip ülkenin başına gelen her türlü kötü etkenin kara gün, günah keçisi sanrısıdır.
darbecilere, cuntacılara, çetelere, bombacılara sonuna kadar karşıyız.
ama maceracı ve darbe heveslisi bir avuç subay yüzünden tsk'yı yıpratmak isteyen, saldıran el kaidecilere, talibancılara ve kürt ırkçısı ppk'ya da karşıyız.
komplocu subayları bahane ederek türk ordusunu düşman gibi gösterenler hainlerdir.
ne kadar hataları olursa olsun sınırlarımızı koruyanlar yine onlar.
başka bir ordu olmadığına göre o orduya sahip çıkacağız.
hedefimiz tsk değil içine sızan bozguncular olmalıdır.
bu bozguncuları da temizlemek elbette adına ergenekon dediğimiz "yasal darbe"lerle olacaktır.
yapılması durumunda ilk önce türk silahlı kuvvetleri sempatizanlarını vuracaktır. darbe isteyen öküzoğlu öküzleri görüyorum da "allahım herkesi anladım da bu malları niye yarattın" diyorum.
mevcut durum içerisinde devletin bütün organlarının birbirine karıştığı düşünülürse her an gelebileceği düşünülen eylem. tsk işe karışmamak için elinden geleni yapmakta lakin her şeyin bir sınırı var. sen her b.ku yiyeceksin, milletin anasını ağlatacaksın, bir buçuk metre kumaş parçası üzerinden siyaset yapacaksın, bu kirli işlerin içine tsk nın başındaki şahsı da katacaksın, onlar da susacak. darbe anti demokratik bir eylemdir, darbe kötüdür, darbe geri götürür falan filan. şu an yaşadığımız hayatta nefes aldığımız her saniye geriye gitmiyor muyuz?
sago nun her zaman yaptıgı on numara parcalarından biri olarak tanımlanan sanat eseri.****
sözlerini de yazayım tam olsun bari.
Sagopa kajmer,
derin darbe,
başla
Yarını olmayan dünlere yazılmış
Her şiir ve şair olmuş her fikir
Ki kaleme düşmüş her sözü
Hep karanlık anlatıldı şarkılarda gün yüzü
Yalpalayan ömürler aşikâr hüzün görüntüsü
Yalnızlıkla sevişir oldum karanlık hep zifir
Ve gökyüzünde güneşin doğum sancılarını bekledim
Doğmamış güneş ki doğacak her ışık hazin sihir
Ki hediye olacak her yanın manevi hazinedir
Vasiyetimdir cümlelerimin her kelimesi sahi asi
Sagopa yorgun tek tabanca 26 arifesi
Kimler önüne geçebilir zamanın akışının
Cümlelerimin noktalarına kaç zamanda ulaşılır?
Yaşarım iskeletler diyarında bir et parçasıyım
Varımı yoktan aldım, daldım çoktan derin uykuma
Vardım
Beklemekle geçti yıllarım ve kar beyazdı saçlarım
Karamsar yazdı ryhme'larım ve tarumardı sabrım
Harbi yaşadım benliğimle çok savaştım, yazdım
Olmadı
Ve kaçtım rap uzattı elini
Çekti kulağımı
Yaz dedi, emir bir farzdır
Farzın adresinde sen, ikamet halinde
Bu Tanrı'dan bir arzdır
Öylesine güç oldu, böylesine bir gidişi resmetmek
Kalemi makine yaptım, her çizikte kareler aldım
Sundum önüne Yaradan'ın ve bekledim cevabını
Hep cevapsız kaldı çağrım
Bağırdım
Raks edemedim, yine yenildim
Aks imi göremedim, kör oldum
Hak sızım, vuramadım şakağına
Bak sın kör gözlerime.
Raks edemedim, yine yenildim
Aks imi göremedim, kör oldum
Hak sızım, vuramadım şakağına
Bak sın kör gözlerime.
Ağlamakla başlar her şey, bağlamakla gelir gerisi
Taze derisi al nesnesi oluverir tek kötekte
Tımarı bilir insanoğlu
Yazık, bir kazık
Pasaporttur diğerlerine temsilen
Eğerlerini kim tutar,e kim batar
Güneş satar tüm değerlerini
3 kuruşa kalleş doğanlar, kalleş ölür.
Bölünür ki arzuların, sömürülür duaların
Gelecek üstüne, Ata'ndan gayrı büstüne
işlem yapılıpta rapperler derneği
Rehberler birliği kelepçe
5 akçe tazminatla anayasalasakta
Oluverdi yurtta sulh mu kalıverdi
Dünya'da barış olsun, yarışıyorsun
Kime karşı? Yaşın 60
Posası çıkmış, sağdan kalkmışsın
Devlet köpeği, el emeği, bilgisayar göbeği
ilgisiz durduğun sandalyeyi boşalt
Ya da çaresiz gördüğün şu milleti yaşat
Düşük yapmış umutlarımın buruk sancısıyla
Doruk noktasında gezinen acılarımı kim paylaşır
Kim tetikte kaynaşır ve saydamlaşır
Cinnetimde her şey bariz, her şey açık
içinde bir kaçık varsa kürtajla aldır
Çünkü montajla düzelmeyecek tek şey hayattır
Sana kıyaktır deniyorsa altında bir bit kolonisi vardır
inanma! Yalanla yatan dolanla kalkar da
Dar gözlük takar, sözlükten bakar da
Bulamaz huzurun anlamını, randımanını
Alamamış günah motorları, durun!
Üretimi durdurun. Sorun tüketmemiş olmamız.
Kabız kaldı sabrımız ve hatalıydı tavrımız
Tok olsa da karnımız yetinmeyi bilmeyiz
Dipnot: anlatılan insan respect ya yaaa
Raks edemedim, yine yenildim
Aks imi göremedim, kör oldum
Hak sızım, vuramadım şakağına
Bak sın kör gözlerime.
Raks edemedim, yine yenildim
Aks imi göremedim, kör oldum
Hak sızım, vuramadım şakağına
Bak sın kör gözlerime.
Ye yaaa, sagopa kajmer
Kuvvet mira underground
Samsun derin darbe
asi microp. *
darbe ilerici özellikler taşımaz. yukarıdan birilerinin güdümüyle bir şeylerin değişeceğine inananların türkiye'deki darbeleri, darbe girişimlerini bir incelemeleri gerekmektedir. hatta 28 şubat sürecinin günümüzdeki bu etkilerini bir araştırmak gerekir, sonra üzerinde düşünülmesi tavsiye edilir.
dönüştürmek için çaba göstermek gerekir, emek harcamak gerekir.
Yonetmenliğini Elif Savas'ın yaptığı, 1960, 1971, 1980 darbelerini ve 1997 askeri mudahalesini konu alan bir dokumanter film... toplam süresi 2 saat 37 dakika civarındadır...
--spoiler--
Darbe; 1920'lerde Ataturk tarafindan yaratilan ordu kontrolu altinda demokratik sistemi, ulkenin politik ve kulturel hayatinda askeri kuvvetlerin yerini, herbir darbenin sebep ve sonuclarini, Guney Amerika darbelerinden farklarini ve militer demokrasinin gelecegini inceliyor.
Darbe filminde bir adet dahi anlati veya sonradan hazirlanmis film bulunmamaktadir. Bunun yerine film aktivistler, politikacilar ve askeri liderlerin roportajlarini askeri harekatlar ve sokak gosterilerini gosteren olaganustu ozel arsiv goruntuleri ile birbirine ormektedir. Bu yontem, Turkiye'deki bugunku cesitli tartisma ortamlarini, birbirinden kokunden farkli gorus acilarini bir anlaticinin filtresinden gecirmeden gostermeyi sagliyor. Boylece film konusuna sadik kalarak seyircisine hukumet, askeri kuvvetler ve asiri uclarin yikici ayriligini gorsel olarak tecrube ettirirken, sadece "kisa haber" olmaktan oteye giderek, kucak dolusu bilgi veriyor.
Filmde bulunanlarin bazilari daha once deneyimleri hakkinda hicbir yerde konusmadilar. Yapimcilar ilk kez farkli taraflardan politikacilari ve hatta asiri uclari biraraya getirerek uluslararasi onem tasiyan konularda konusturdular.
Herseyden onemlisi DARBE dunyayi degistiren olaylarin bir sozlu tarihi. Seyirciler olaylari olaylarin ortasinda bulunmus olanlarin agizlarindan dogrudan duymak olanagina sahipler. 1960 darbesine katilanlarin pekcogu 80. yaslarini coktan gectiler, bu film onlarin yasadiklarina pencere aciyor ve dusuncelerini muhafaza ediyor. Daha simdiden dort konusmacimiz aramizdan ayrildi: General Muhsin Batur (filmin cekiminden az sonra Istanbul'da Florence Nightingale Hastahanesi'nde dogal sebeplerden oldu), Gazeteci Raif Ertem, Anayasa Hukuku Profesoru Bulent Tanor, ve Gazeteci Ahmet Taner Kislali (filmin tamamlanmasindan hemen sonra evinin hemen disinda bir bomba ile olduruldu).
Daha once hic gorulmemis fotograflar, dokumanlar, ses bantlari, haber yayin organlarindan ve kisisel arsivlerden saglanan filmler bu dokumanterin bel kemigini olusturuyor. Filmde 1910'lardan bir Osmanli Pasasi'na yapilan toren, 1930'lardan Ataturk'un halka hitabi, Basbakan Menderes'in asilmasiyla sonuclanan askeri durusmadan goruntuler,1960 darbesinin lideri Turkes'in konusmasi, olume mahkum edilen ogrenci lideri Deniz Gezmis ile ilgili klipler, 1970'lerden 1 Mayis sokak gosterileri ve bombalanan kahvehaneler, 1980 darbe anonsu ve 1983 secimleri, 1995'te Refah Partisi'nin yukselisi, 1997 muhtirasi, Refah Partisi'nin kapatilmasi ve 1998'de ordunun basina verdigi brifinglerden goruntuler bulunuyor.
DARBE politik aciliyetlerle yuzyuze bir ulkede abstrak ideallerin (ornegin "konusma ozgurlugu" ve "insan haklari") ne dereceye kadar uygulanabilecegini arastiriyor. Bu haklar kagit ustunde var olsalar dahi, tehlikenin cok yuksek oldugu bir ulkede bunlarda israr etmenin pratik akibetleri var: filmde yer alan bir konusmaci bir bombayla olduruldu, bazilari yazdiklari yuzunden hapse atildilar; baskalari Uluslararasi Af Komisyonu'na baslarina gelenleri anlattiklari icin cezalandirildilar. Ayrica film bir ulkenin demokratik sistemini korumak icin anti-demokratik yontemlere basvurmasindan dogan pratik ve etik problemleri inceliyor. Bu karisiklik hem ulke capinda: ordu politikaya karisiyor, hem de uluslararasi capta: ulke kendi ihtiyaclarini dis ulkeler ve dis guclerin cikarlariyla dengelemek zorunda kaliyor.
--spoiler--