zira din uyuşturmaz insanı. din bir seçenektir. seçersin seçmezsin o senin bileceğin iştir. kendini uyuşturulmuş gibi hissediyorsan zaten isteyerek, içten inanmıyorsun demektir. inanmadıktan sonra da bir anlamı yok zaten. geç bir köşeye canın nasıl istiyorsa o şekilde yaşa. bu sadece islam için geçerli değil. başka hangi dinin yolundan gidiyorsan ona ''uyarsın'', uyuşturulmak - uyuşmak başka.
her gün başka şeyler icat edip saçmalamasak da insan olsak, düşünen bir varlık olduğumuz da gayet tabii inandırıcı olabilir.
mantıklı düşünen insan zaten dini bulur.. zira din'e afyon nitelemesi marx a ait bir düşüncedir.. düşünen insan zaten başkasının düşüncesine muhtaç kalmaz...
dinle uyuşturulmuş insan yönlendirilmeye elverişlidir. bu nedenle yöneticilerin en sevdiği kitledir bu kimseler.
düşünen insana gelecek olursak, insanların gözlerini açmak için uğraştıklarından her zaman birileri onlardan rahatsız olur, bazen birileri tarafından dışlanır, bazende aforoz edilirler. düşünen insanların kaderi böyle olmuştur hep.
tabiki düşünen insandır. Ayrıca ben bu 2 insan tipinide yaşamış bir insanım. Fakat dinle uyuşturulmuş insanı ben cemaat üyesi alarak konuştum. Eğer başka bir şey kast etmişsen başka konuşurum.
ilk yazdığın yakın bir zamanda türkiyede çok nadir kalacak olan insandır.
ikincisi ise muhteşem hükümetimiz(!) sağolsun giderek artan insandır.
artık tercih etme lüksü kalmamıştır.