çünkü bu beyin öyle bi şey ki sizin düşündüklerinizi size farkettirmeden de olsa gerçekleştirmeye çalışıyor.
o yüzden, gelecekle ilgili olarak mümkün olduğu kadar olumlu düşünmek lazım.
size şöyle farkettirmiyor. bir örnek oluşturmaya çalışalım.
diyelim siz zengin olmayı istiyorsunuz ama hakkaten istiyorsunuz ama doğrudan da bir girişimde bulunmyorsunuz.
böyle aylarınız yıllarınız geçiyor ama hala isteğiniz devam ediyor.
beyin bir gün olayı kendi icinde çözüyor yani bu andavalı nasıl zengin ederim diye düşünüp yolu buluyor ve sizi yönlendirmeye başlıyor, siz farkında olmadan.
mesela bulunduğunuz şehirden sıkılmaya başlatıyor sizi.
lan diyorsun "bıktım amuha cagdığım yirinden"
dedirtir.
düşersin yollara. gerisi çorap söküğü gibi gelir.
yazmışımdır belki ama gene yazayım.
yıllar evvel çok istediğim bi şey vardı.
şehrin en işlek yerinde ama içinde bir sürü ağacın olduğu, istediğimde kalabalığın içine karışabileceğim, istediğimde de köy ıssızlığını yaşayabileceğim bir arsa, ev istemiştim.
bir hesap yaptım. 30 milyon tl lazım.
konuyu öyle bıraktım.
bir kaç ay sonra yıllardır oturduğum evin sahibiyle olmadık bi sebepten takıştım. siktiri çektim ki genellikle ufak tefek şeylere sabreden biriyim. bu sefer etmedim. nedenini de bilmiyorum. bana ait bir hareket değildi, eski hareket tarzima uymuyordu.
haliyle ev aramaya başladım. öyle iki arada bir derede kalmış olarak bir kaç emlakçıya gittim.
baktık evlere falan.
emlakçının biri beni bi semte götürdü.
lan tıpatıp hayal ettiğim gibi bir ev. apartman ama 50 ye yakın ağaç var ve kalabalık caddeye sadece 5 dakika mesafede ve de kiralık ve de benim ödeyebileceğim bir miktar.
tutuyorum lan dedim.
30 milyon nerde, benim ödediğim asgari ücret düzeyindeki kira nerde.
ve ben bunu kendi isteğimle, özellikle uğraşarak yapmadım.