konuşurken her an dövecekmiş gibi duran yılların eskittiği aktör. yakın zamanda televizyon'da katıldığı bir programda
"şu an yetmiş küsur yaşındayım halen çalışmak zorundayım" dedi. işte o an çok bozuldum, ya o zamanlar yeşilçam'ın
kaymağını yiyenlerin başındaydı.çevirdiği film sayısı kim bilir kaç oldu, hala sızlanıyor. ee o zaman gariban figuranlar
ne yapsın? yine bir başka söyleşide "film çevirirken yönetmeni uyarıyordum, 'abi, şarjör değiştirmeden çok atıyorum'
dedim, boşver anlamazlar dedi" demişti.
kesinlikle türk sinema tarihinin en yakışıklı aktörü, 80'lerde çocuk olanların çocukluk kahramanıdır. işin ironik yanının ise burnunun yamuk olması, çoğu zamanlarda bunu kendisinin de belirtmesidir. ama biliyoruz ki, güzellik ya da yakışıklılık parçaların tek tek güzel olması değil, parçaların genel içinde bir uyum içerisinde olmasıdır.
eskiden video salonları vardı, cebimdeki son demir parayı da verip filmlerini izlemişliğim vardır o salonlarda. o filmlere şimdi gülüyorum, o da başka bir mesele.