charles bronson a benzerliğinin aktörlük kariyerine katkısının ne düzeyde olduğunu çok merak ettiğim emektar ve efsane aktördür. oynadığı filmleri toplasanız ne yazık ki bir tane bile once upon a time in the west etmeyecektir, lakin kendisi bronson'dan uzak ara daha yakışıklı bir adamdır.
filmlerinde en çok insan ölen aktör diye hollywood da bir araştırma yapılmıştı da, ona nispet bizim sinemamızı da ele almışlardı. ciddi araştırma ya da değil, tüm filmlerinde ikinci dünya savaşı'ndaki kadar insan öldüğü söylenmektedir. ki bu sayı o zamanın birincisi harrison ford'u en az ona katlar.
edit: daha önce yazdım diye hatırlıyordum, ayrıca üstadın başlığında bildireyim. hollywood da bir ara meşhur olan, mantık kurallarına uygun olmayıp hareket ve heyecan ağırlıklı film konseptini amerikalılardan 30 yıl önce biz bulmuşuz, bu konuda ikon, dublör kullanmayan bir aktörümüz de olmuş. lakin adamlar çekince über film oluyor, bizimkine burun kıvırıyoruz. bu çelişkiyi de belirtmek isterim, prodüksiyonun kalitesinin aktörün kendisini bağlamadığı notunu da ilave etmek isterim. çünkü bildiğim kadarıyla gişesi de çok sağlam olan bir aktördür kendisi.
yabancı olsaydı amerikan suç, firar, western, soygun türü filmlerinin bir numaralı adamı olurdu. karizma ve yakısıklılık olarak eastwood' dan ve mcqueen' den eksiği değil fazlası vardır . saçmasapan filmlerde oynadığı için halkta kendisine karşı bir önyargı var . (bkz: iki cambaz) filminde gösterdiği performansla komedi de basarılı olabileceğini kanıtlamıstır.
cok sevdigim, kalbimde ayri bir yere sahip aktor. 60'li, 70'li yillarda oynadigi rolleri daha cok severim. o yillarda degil turkiyenin, belki de dunyanin en yakisikli oyuncusuydu...
bazı filmleri çok güzel ama bazı filmleri de çok saçma olan unutulmaz aktörlerimizden kendisi.
bazı filmlerinde 15-20 kişiyi tek yumruğuyla yere yıkıyor öyle şey mi olur allah aşkına bu adamlar armut mu toplayacak gerçek hayatta insan iki kişiyle bile zor dövüşür, ama cüneyt abimiz bir yumrukta adamları yerlere seriyor. ama bazı filmleri de gayet güzel özellikle tarihsel filmleri *, sevgili oğlum, köroğlu, deli yusuf gibi filmlerini çok severim bunun yanında bir kadınla karşılıklı tokatlaştığı filmi de en saçma filmi bence.
hollywood ta olsaydı şu anda dünya starlarından birisi olmuş idi maalesef ülkemiz şartlarında bu kadar star olabildi. ha bu kadar star derken küçümsemiyorum o ayrı.. fakat yıkılmayan adam filminde ki son sahne beni benden almıştır, yarmıştır.
- Seks ve arabesk filmleri furyası için ne diyorsunuz?
70 ve 80'li yıllarda kırsal kesimden şehirlere göçler başladı. Türkiye'nin sosyokültürel yapısı altüst oldu. Seks ve arabesk furyası başladı. O dönemde bunlarla rekabet edebilecek tek film benimkilerdi. Aksiyonun içine komedi de katmıştım. Ama maliyet çok zorluyordu bizi, düşünsene her gün tonla adam dövüyordum. Orhan Gencebay'ı çok severim ama arabeskçi olduğu için de nefret ederim. Arabeskçileri affetmiyorum. Ben de Allah'a yalvardım bir gün arabesk film çeksem diye... Acı çeksem, bol bol şarap içsem. Adam masada oturuyor, annesi hasta. Ağlıyor, bir şarkı söylüyor. Ben de çekebilirmişim aslında! Sadece Türk sinemasını değil Türk kültür ve yapısını 100 yıl geriye götürdüler. Dünyanın en büyük tarihine sahibiz, büyük bir medeniyet ve kültür var. Ecdadımız neler görmüş? Türk halkının yapısı arabeskçi değil; çocuklarımızın geninde arabesk yok.
(Eli öpülesi Cüneyt Arkın'ın Orhan Gencebay hakkındaki düşünceleri)