Balıkesir'in Ayvalık ilçesine minik bir köprüyle bağlanan ada. Denizler haricinde diğer küçüklü büyüklü adalarla çevrilidir. Denizi bol ama denize girilecek yeri sınırlıdır. Kesebir plajı ve Patricia Koyu denize girilebilecek en ideal yerleridir.
Barları, takı ve giysi satan dükkânları, restaurantları, pansiyonları, plajları alabildiğine kazıktır, dikkatli olunması gerekir.
Ada da zeytin ağaçları her yeri kaplasada gün be gün beton ruhlu Şakirlere yenik düşerek hızla betonlaşmaktadır. Çok az güzel, çokça da çirkin villalar her tarafta mantar gibi bitmektedir.
Taşlı ve tozlu yollara sahip adada yürümek hayli zor, kirlenmemek ne mümkündür. Evler, arabalar ve insanlar tozdan her daim payını almaktadır.
Ada da gezerken keçi, koyun, ördek, inek ve atlara rastlamak insanları gülümsetmekte, kediler ve köpeklerin dostlukları herkesi hayrete düşürmektedir. Cunda çarşısında rahat bir şekilde koyun koyuna yattıkları görülmektedir.
Ada yaşamında Vogue dergisinden fırlamışcasına gezinen kadın ve erkeklere rastlamaz, kıskançlıktan kudurup gitmezsinizdir. Herkes rahat, herkes mütevazidir. Sık sık kitap okuyan insanlarla karşılaşırsınız. Sağda - solda insanların bakışlarıyla taciz edilmez hatta göz göze bile gelmezsinizdir. Bu konularda ada on numaradır.
Adaya gelen yerli ve yabancı turistler it gibi adayı kirletmek için elinden geleni yapmakta, içip içip sağda - solda şişe kırarak, plaj kumlarında sigara söndürmektedir; Hay Allah belalarını versindir! Bu yazılanlar olayın sadece minik bir boyutudur.
Ada sakinleri, polisi ve mahalle bakkalları, köylüsü, sağlık hizmetlileri ve dolmuş şoförleri on numaradır. Ülkenin en babacan polisleri sanırım sadece bu adadadır, Allah bozmasındır.
Cunda'da ne yenildiği, ne içildiği sık sık yazılmış ama 'Karadut suyu' ve tereyağı, peynir çeşitleri pas geçilmiştir. Tereyağ, kaymak ve peynirleri en ölümcül lezzetleridir. Yemeden ve almadan gidilmemesi gerekir.
Burada taxiye binmek hayatınızda yapacağınız ve asla unutmayacağınız hatalardan biri olacaktır. 7 - 8 km lik bir yola 70TL. ödenmektedir. Ulaşım için dolmuş ve otobüs kullanılması tavsiye edilir.
Cunda sessiz ve sakindir. Dinlenmek için idealdir.
yunan havası alabileceğin, denizle, balıkla bütünleşebileceğin, rakının dibine vurup ve belki sirtaki yapabileceğin ama ne olursa olsun çok seveceğin ada...
geçerken uğramalık tarzda bir ada. şirin rum evleri ve bir kaç balık restorantı dışında pek de abartılacak bir özelliği yok. hele yaz tatilini geçirmek için gidilecek bir yer asla değil, uzun süre durmak sıkar insanı. dediğim gibi öyle günübirlik olarak geçerken uğranması daha uygun. kalkıp istanbul'dan ya da o uzaklıkta herhangi bir şehirden tatil yapayım diye cunda'ya gitmek çok büyük bir hayal kırıklığına yol açabilir.
ömürde bir kez olsun gidilip görülmesi gereken yer. havası, sokakları, evleri, insanları hepsi çok güzeldir.
çıkıp ara sokaklarında tek başınıza dolaşırken balkonunda muhteşem kokulu çicekleri olan eski evlerin arasından geçerken içinizi bir huzur kaplıyacaktır.
yakan zihniyete sesleniyorum: ormanı helak edip otel dikeceğim dediğin zaman zaten izin veriliyor güzel ülkemde. bari oradaki hayvanlara acı biraz hayvan.
kundaklamadan şüphelendiğim bir yangına maruz kalmış olan güzeller güzeli doğa harikasıdır. kundaklanmadan şüphelenme sebebim; bu tarz doğal güzelliği olan yerlerde ağaçlı alanlar bazı kişiler tarafından kundaklanıp, oralardan rant sağlamak amacıyla hotel inşaatına başlanmasıdır. ***
cunda'da mümkün olduğunca restaurantlara gidip balık yemeyin, ya da daha önce arkadaşlarınızın gidip bildiği,az kazık yediği yerlerden yiyin mümkünse.Yoksa tatil için harcamayı planladığınız bütçenin yarısını orda bırakıp,tatiliniz zehir edersiniz.Ya da pansiyonda falan halletmeye bakın. Cunda'ya ilgili bir başka anımı nakledeyim müsadenizle, bir sevgili yapmışım hesapta cunda'ya gidip bir hafta seks yapıcam ve denizden faydalanıcam, tabi ki beni asıl heyecanlandıran deniz değil,zaten yüzmeyi bilmiyorum. neyse oraya gittik,ilk gece dışarı çıkalım dedik,çıkmaz olaydık, kız eski sevgilisini görmez mi orda.Bayağı da seviyormuş çocuğu, çocuk ta sanırım sap gelmiş, bir sardırdılar bunlar, gecenin ilerleyen saatlerinde kız valizini kapıp çocuğun otele taşıdı, ben de sikim elimde cunda'nın mükemmel manzarası ve batan güneşin denize vurduğu enfes yakamozunda başbaşa kaldım. velhasıl bir hafta mastürbasyon yaptım bu güzel tatil beldesinde. dönüş yolunda organik domates ,zeytinyağı ve sabunlarla arabayı doldurdum, an azından bir süre doğal beslenecektim.
balıkesir - ayvalık'a bağlı bir ada. Çok güzel ve samimi bir yer olduğu söylenir. Fotoğraflardan anlaşıldığı kadarıyla muhteşem manzarası vardır. Ayrıca diğer adı alibey adasıdır.
taş konak butik otel'de kalmanızı tavsiye ederim. hem cunda'nın içinde taş binadan oluşan bir motel. içi ahşap döşeli. motel'in sahibi bizzat kendisi inşaa etmiş oteli. zaten kendisi bizatihi taş ustası!
fiyatı bizim için oldukça uygundu. misafirlerini güler yüzle karşılayıp, muhteşem kahvaltılar hazırlıyorlar.
adada yemek yiyeceğiniz çok güzel restaurantlar var. yalnız dikkatli olmak lazım, kazıklamaya meyilliler.
cennet tepesi var bence şeytan tepesi yerine orayı görmek daha önemli.
ayvalık ile cunda arası oldukça yakın ama taksilerle ulaşım sağlanıyor. 2,5 lira.
bunun dışında ayvalıkta mutlaka sakızlı dondurma yiyiverin. sakızlı tatlılarını da bir tadın derim. muhteşem bir pastanesi var bu tatlıyı yapan. ha bir de kabak çiçeği dolmasından, keşkek'e, sarmaya kadar muhteşem yemeklerin olduğu, içinde yer bulamadığınız bir restaurant'ı var, aman diyeyim es geçmeyin!
adada eğlence için taverna var çok güzel. hayatta sıkılmazsınız. türk - yunan müzikleri ile coşup, masaya bile çıkabilirsiniz, aman dikkat!
lotodan para çıkarsa, dönmeyin! *
iyi eğlenceler efem.