cumhuriyet

entry632 galeri40 video5
    523.
  1. bize demokrasi getirmemiştir.

    - tek kişinin bütün adayları belirleyip halkın bu kişinin adayları arasından seçim yaptığı, vekil olmanın lidere kesin itaatle mümkün olduğu
    - basın ve ifade özgürlüğünün bulunmadığı, halkın üzerinde demokles'in kılıcı gibi sallanan istiklal mahkemeleriyle binlerce idama imza atıldığı
    - bir partinin yönettiği, ve ona muhalefet edenlerin "bir şekilde" sindirildiği

    bir sisteme demokrasi denemez.

    ha "savaştan çıkmıştık, demokratik olamazdık" derseniz, (ki bizim tek partiyle yönetildiğimiz yıllarda bulgaristan'da çok partili sistem olmasına rağmen) bir derece anlaşılabilir. e o zaman atatürk demokrasi getirdi demeyin bari.
    1 ...
  2. 524.
  3. Sözde çağdaşlıkmış. Dinsizlik desenize açık açık!
    2 ...
  4. 525.
  5. Arapça kelimedir. Laik arap düşmanlarına duyurulur.
    0 ...
  6. 526.
  7. en büyük getirilerinden biri, heteroseksüel ahlaktır. bilindiği gibi osmanlı döneminde oğlancılık, eşek sikme, lgbt gibi şeyler fazlasıyla popülerdi. cumhuriyet bizi bu yozlaşmadan kurtararak, batı normlarında yaşamamızı sağladı.
    2 ...
  8. 527.
  9. Özellikle fransız ihtilalinden sonra avrupada '' Krallıkla Yönetilmeyen '' ülkeleri tanımlamak için kullanılan latince Res publica kelimesinin arapça karşılığı olarak dilimize yerleşmiş olan gerçek olarak '' kamu adına '' anlamını taşıyan kelime.

    Bu kelime toplumda sıklıkla yaygın olarak halk yönetimi demek olan '' Demokrasi '' ile karıştırılmaktadır.Halkın doğrudan yada temsili olarak yönetime katıldığı rejimler Demokrasi rejimleridir.Demokrasi monarşi yada cumhuriyet rejimlerinde olabileceği gibi her cumhuriyet rejimide demokratik olmayabilir.

    Bunun en tipik örnekleri bugün ingiltere olarak bilinen adıyla Birleşik krallık devletin başında bir monarkın olduğu bir monarşidir fakat demokrasi ile halkın yönetime katılımı sağlanmıştır ve demokratik meşruti bir monarşidir fakat bunun yanında suriye,kuzey kore,doğu almanya,franco ispanyası gibi ülkelerin başında bir monark olmaması sebebiyle cumhuriyet rejimleridir fakat halkın yönetime katılımını sağlayan demokrasi olmadığı için diktatörlük olarak tanımlanırlar.Türkiye cumhuriyetide 1923-1946 arası cumhuriyettir fakat halkın yönetime katılımını sağlayan demokratik kurumlar ( birden fazla parti,hür ve adil seçimler,serbest propaganda,hür basın,gizli oy açık tasnif ) olmadığı için istibdat cumhuriyet yönetimi kabul edilir.Bunun yanında 1909-1913 yılları arasında osmanlı monarşi olmasına rağmen birden ziyade parti propaganda fırkalaşma hareketleriyle halkın yönetime katıldığı meşruti monarşi demokratik yönetim olarak kabul edilir. (23.04.1920-01.11.1922 tarihleri arasıda 1.TBMM ile meşruti monarşi olarak kabul edilebilir.) suriye cumhuriyeti ve birleşik krallık meşruti monarşi örneğinde olduğu gibi.
    0 ...
  10. 528.
  11. Kitaplardaki tanımına bakılırsa çok güzel. Ama uygulamaya bakılırsa insan ne diyeceğini bilmiyor . Son 14 yılı çıkar 78 yılda bize kazandırdığı koskoca bir hiç malesef. Tarihe ve günümüze bakıldığında nasıl bir yönetim benimsememiz gerektiği ortada.
    0 ...
  12. 529.
  13. "Arkadaşlar! Türkiye devletinde ve Türkiye devletini kuran Türkiye halkında tacidar yoktur, diktatör yoktur! Tacidar yoktur ve olmayacaktır. Çünkü olamaz."
    M. K. Atatürk tarafından bu şekilde açıklanmıştır. Tabi buna milletin bile isteye kendine diktatör seçmesi dahil değildir.
    0 ...
  14. 530.
  15. cumhuriyet mi hazırlamış kardeşim asicocuq1998.
    0 ...
  16. 531.
  17. dhkp-c terör örgütünün açıktan destekcisidir. sol zihniyet, ne beklersinki. hepsi böyle t24, sözcü vs.

    ispatı
    gazi mahallesi dhkp-c haberi: Gazi Mahallesi'nde polis müdahalesi
    http://www.cumhuriyet.com...nde_polis_mudahalesi.html
    okmeydanı mahallesi dhkp-c haberi :Okmeydanı'nda polise silahlı saldırı: Üçü polis, dört yaralı http://www.cumhuriyet.com...u_polis__dort_yarali.html
    0 ...
  18. 532.
  19. halkın halk tarafından, halk için yönetilmesidir.
    0 ...
  20. 533.
  21. Dar anlamda monarşinin tersi, geniş anlamda ise demokrasidir.
    0 ...
  22. 534.
  23. filmin tamamı buradadır:

    https://www.youtube.com/watch?v=_84yYtM7yPo

    cumhuriyetin ilan edildiği sahnenin linki ise buradadır:

    https://www.youtube.com/watch?v=tQSwoX_wVpw
    0 ...
  24. 535.
  25. Bazı orospu çocuklarına dert olmuştur. Comhoroyot boyromondo vols yoptolor öhöhöhö.

    inadına kutlu olsun.
    2 ...
  26. 536.
  27. Artık hantallaşan ve yerini elitist bir yapıya bırakması gereken aptal sistem.
    1 ...
  28. 537.
  29. başlangıç noktasına bir bakın bbugün iyi kötü de olsa geldiğimiz yeri kıyaslayın.
    osmanlı hayranlığı yapıp cumhuriyet düşmanlığı yapan kesim zannediyor ki şahlanmış bir osmanlıyı yıktı Atatürk.
    Aksine bitik bir osmanlının küllerinden yeni bir devlet yarattı.

    --- alıntı ---
    Sevgili Paşam!.. Cumhuriyet’in ilk Başbakanı olarak seni düşünüyorum.
    Dur, hiç itiraz etme. Niye seni seçtiğimi şimdi anlayacaksın.
    Bizi yine büyük bir savaş bekliyor. Durumumuzun bir bölümünü Cephe Komutanı ve Lozan Başdelegesi olarak elbette biliyorsun.
    Büyük devletlerin bu sefil duruma bakarak, kısa zamanda pes edeceğimizi sandıklarını Lozan dönüşü sen bize anlattın.
    Ben sana şimdi bildiğinden daha da acıklı olan genel durumu özetleyeceğim.
    Bize geri, borçlu ve hastalıklı bir vatan miras kaldı.
    Yoksul bir köylü devletiyiz.
    Dört mevsim kullanılabilir karayollarımız yok denecek kadar az. 4.000 kilometre kadar demiryolu var. Bir metresi bile bizim değil. Üstelik yetersiz. Ülkenin Kuzeyini Güneyine, Batısını Doğusuna bağlamamız, vatanın bütünlüğünü sağlamamız şart.
    Denizciliğimiz acınacak durumda.
    Köylümüzü topraklandırmalı, ihtiyacı olana bir çift öküz ile bir saban vererek çiftçi yapmalıyız.
    Doğudaki aşiret, bey, ağa, şeyh düzeni Cumhuriyetle de, insanlıkla da bağdaşmaz.
    Bu durumu düzeltmeli, halkı kurtarmalıyız. Her yerde tefeciler halkı eziyor.
    Güya tarım ülkesiyiz ama ekmeklik unumuzun çoğunu dışarıdan getirtiyoruz.
    Sığır vebası hayvancılığımızı öldürüyor.
    Doktor sayımız 337, sağlık memuru 434, ebe sayısı 136.
    Pek az şehirde eczane var. Salgın hastalıklar insanlarımızı kırıyor.
    Üç milyon insanımız trahomlu. (Gözleri kör eden bulaşıcı bir hastalık. EÇ.)
    Sıtma, tifüs, verem, frengi, tifo salgın halinde. (Cumhuriyet bunları yok etti. EÇ.)
    Bit ciddi sorun.
    Nüfusumuzun yarısı hasta. Bebek ölüm oranı yüzde 60’ı geçiyor. Nüfusun yüzde 80’i kırsal bölgede yaşıyor. Bunun önemli bölümü göçebe.
    Telefon, motor, makine yok.
    Sanayi ürünlerini dışarıdan alıyoruz. Kiremiti bile ithal ediyoruz.
    Elektrik yalnız istanbul ve izmir’in bazı semtlerinde var.
    Düşmanın yaktığı köy sayısı 830. Yanan bina sayısı 114.408. Ülkeyi neredeyse yeniden kurmamız gerekiyor.
    Yunanistan’dan gelen göçmen sayısı 400 bini geçecek.
    iktisadi hayatımız da, eğitim durumumuz da içler acısı. iktisatçımız çok az.
    Zorunlu okuma yaşındaki çocukların ancak dörtte birini okutabiliyoruz. Halkın eğitim sorunu hiç çözülmemiş.
    Oysa Cumhuriyet’in insan malzemesini hazırlamalı, namus cephesini güçlendirmeliyiz.
    Kültür eserleri kaçırılmış, kaçırılmaya devam ediliyor. Raporlar da daha ayrıntılı, daha acı bilgiler var.
    Bunları bakanlara ve parti yönetim kuruluna da ver. Genel durumu tam bilsinler.
    Bütçemiz, gelirimiz yetersiz. iktisadi çıkmazdan kurtulmak için geliştirdiğim bir düşüncem var. Bu düşünceyi günü gelince konuşuruz.
    Hedefimiz milli iktisat. Bağımsızlığın sürekli olması için iktisadi bağımsızlık temel ilkemiz olmalı.
    Osmanlı bu gerçeği geç fark etti. Fark ettiği zaman çok geç kalmıştı.
    Cumhuriyete uygun bir anayasaya gerek var. Bu zor durumdan nasıl çıkılabileceğini gösteren ne bir örnek var önümüzde, ne de bir deney.
    Ama yılmamak, ucuz ve geçici çarelerle yetinmemek, halkı kurtarmak için sorunları çözmek, kalkınmak, ilerlemek, milli egemenliğe dayalı uygar ve özgür bir toplum oluşturmak, yüzyılımızın düzeyine yetişmek, kısacası çağdaşlaşmak ve bu büyük ideali tam olarak başarmak zorundayız.
    Bu ana kadar bu ideali koruyarak geldik. Bundan sonra daha hızlı yürümek zorundayız. Bunun için gerekli yöntemi, yolu birlikte arayıp bulacağız.
    Yoksul ve esir ülkelere örnek olacağız.
    Kaderin bizim kuşağımıza yüklediği kutsal bir görev bu.
    Bu büyük görevin ağırlığını ve onurunu seninle paylaşmak istedim.
    Allah yardımcımız olsun!
    Gazi Mustafa Kemal.”
    --- alıntı ---
    http://www.sozcu.com.tr/2...osteren-mektubu-2-981004/
    0 ...
  30. 538.
  31. bekçileriyiz. korumamız gerek. başkanlık sistemimi istiyorsun git ötede oyna.
    0 ...
  32. 539.
  33. 540.
  34. 541.
  35. cumhuriyet, anayasal ve parlamenter bir rejim olup, genel itibariyle kuvvetler ayrılığı ve temsilî demokrasi uygulamalarını içeren bir yönetim modelidir. haricî ve dahilî siyasetle alâkalı yargı, yasama ve yürütme kuvvetleri ile karar alma ve karar verme yetkileri, halk (kamu) tarafından seçim yoluyla belirlenen milletvekillerinin oluşturdukları parlamenter meclis ve yine halk tarafından seçim yoluyla belirlenen başvekilin kurduğu hükûmet tarafından anayasal bir sistemde yürütülür. ayrıca, milletvekillerinin, hükûmetin, hükûmet ve devlet başkanlarının hiyerarşik olarak belirlenmesi, yetkilendirilmesi, periyodik süreçlerle değiştirilmesi; bunu sağlayacak anayasanın ve anayasal düzenlemelerin belirlenmesi ve/veya değiştirilmesi; karar alma süreçlerinde belirli durumlarda halkın seçimine gidilmesi (referandum) gibi tüm yönetimsel süreçlere karar veren seçim yoluyla halkın belirlediği temsilcileri, bir boyutuyla halkın (belirli bir çoğunluğunun) iradesidir.

    modern cumhuriyet rejimi, gelişimine 18. yüzyıl itibariyle başlamıştır. abd, hollanda, isviçre ve fransa bu hususta öncü devletlerdir. özellikle, mason örgütlenmelerinin cumhuriyetin gelişim sürecindeki payı büyüktür. aydınlanma hareketini başlatan ve devam ettirmek isteyen düşünce insanları, örgütlenmek ve eylemlerine devam etmek için mason localarını kullanmışlardır.

    bu yönetim sisteminin çağdaşlaşmaya ve sistemleşmeye başlamadan önceki tarihine bakacak olursak, latince "res publica" yani kamusal olan, kamuya ait (yönetim) anlamına gelen bir kavramla karşılaşıyoruz. roma medeniyetinde ortaya çıkmış bir kavramdır. avrupa'da, özellikle italyan şehir devletlerinin (venedik cumhuriyeti, ceneviz cumhuriyeti gibi) ve bugünkü belçika ile hollanda topraklarında bulunan şehir devletlerinin kullanmaya çalıştığı bir yönetim sistemi olmuştur. bu şehir devletlerinin ortak özellikleri, ticaret yapan ve ticaret yapmak için limanlar, koloniler kuran; bu şekilde bağımsız bir şekilde kendi yağında kavrulabilen devletler olmalarıdır. cumhuriyet rejimi ile kendi yağında kavrulmaya devam eden, bağımsız ve zengin devletler olarak kalma çabası içerisinde olmuşlardır. ama, sık sık avrupa'daki büyük monarkların egemenliği altında ya da büyük monarkların tehdidine karşı kendilerini savunmak için oluşturdukları askerî sistemin gerçekleştirdikleri darbeler sonucu kendi içlerinden çıkan monarkların egemenliği altında gitgelli bir yönetimsel süreçtir onlarınki.

    özellikle, dağılan batı roma imparatorluğu topraklarında birçok devletçik ortaya çıkmıştır. feodalitenin yıkılışının ardından, avrupa'da, roma imparatorluğunu tekrar kurma amacıyla ortaya çıkan monarklar, özellikle bugünkü italya, ispanya, almanya ve avusturya topraklarını papalık ile birlikte yönetme çabası içerisinde olmuşlardır. ama, monarka bağlı olmakla birlikte prenslikler ve dükalıklar uzun vadede daima varolmuştur. birinci dünya harbi öncesi ve sonrası, almanya, italya ve ispanya'da faşist diktatoryaların ortaya çıkışında, temelde bu prensliklerin ve dükaların payı vardır. çünkü, bu devletler, nasyonalist hareketle yeni birleşmiş devletçikler topluluğudur esasında. geçmişteki ayrılıkçı, yani devletçiklerden meydana gelen yapıya tekrar dönebilirlik refleksine karşı sıkı yönetim uygulamaları gerçekleştirilmiştir. ama, uzun vadede pekte tadında bırakılmamıştır. bu durum rusya için de geçerlidir. [alıntıdır]
    0 ...
  36. 542.
  37. Atatürk ün yaptığı en büyük hatadır.Bugün oy verdiği partinin içinde kim var kimse biliyor mu?Hain ve Türk görünümlü serefsizlerin meclise gireceğini görmedi demek ki rahmetli.Demokrasi zaten süper güçlerin kuklası olmak için bir bayram.Kalksaydı atam yerinden baş üstünde baş kalmazdı.
    1 ...
  38. 543.
  39. yandaş medya dışında pek alternatif olmadığı için facebook sayfasını takip ettiğim haber sitesi. dünyanın en gerizekalıca manşetlerini atmayı başarıyorlar her seferinde. örneğin:

    manşet:
    chp yolsuzlukları kanıtlandı

    konu:
    chp sözcüsü bilmemkim, akp hakkında "yolsuzlukları kanıtlandı" dedi.

    veya

    manşet:
    cinsel içerikli sitelere girenler yandı! artık belli oluyor!

    konu: ruanda'da saçma sapan bir bakanın getirdiği öneri kabul edilirse(spoiler: edilmez) artık ruanda'da bazı vpn yöntemleri çalışmayabilir.

    hatta ve hatta;

    manşet:
    mecliste memelerini sergiledi

    konu:
    2014 yılında vıdıvıdı dizisinde x kolejinin öğrenci meclisinde anna yupparino cesur dekolteli bir kıyafet giydiğini fakat daha sonra uygun olmadığı için o kısmın yayınlanmadığını ifade etti.

    üç beş tık uğruna artık öyle cozuttular ki yakında şöyle bir şey yayınlayabilirler:

    manşet:
    5 saniyede eve kız atmayı öğrenin

    konu:
    öğrenin de bize öğretin, biz de bilelim. evet.
    1 ...
  40. 544.
  41. "cumhur" kökeninden gelen kelime.

    "cumhur" kelimesinin kökeni arapça'ya, sümerce'den geçmiştir. sümerce'de bu kelimenin karşılığı "dumugir" dir, "sümer vatandaşı" anlamına gelmektedir.

    "dumugir" kelimesinin kökeni de "dumu" kelimesidir.

    --spoiler--
    dumu, Kengercede (Sumercede) ve Kazakça, Türkmence gibi değişik Türk lehçelerinde “soy, nesil, oğul, tohum” anlamındadır.
    dumuzi, Kengerde bir bereket/tohum tanrısıdır.
    Türkçe Kelime anlamı “tohumun özü, ruhu” demektir.
    Günümüze “temmuz, damızlık” vs. biçiminde ulaşmıştır. hala ülkemizde bazı yörelerde kızlar nişanlılarına “Dumuzum” der.
    --spoiler--

    iş bu "dumu" kelimesine ek olarak getirilen "gir" eki ise sümerce'de “gür, soylu, yerli, asil” anlamındadır.

    böylece dumu-gir kelimesi, sümerce'de köle olmayan- özgür Kenger halkı, sümer vatandaşı anlamında kullanılmıştır.
    Arapça vasıtasıyla da Osmanlıcaya geçip sonuna “iyet” eki alarak tekrar Türkçeye "cumhuriyet" olarak geçmiştir.

    yani, cumhuriyet kelimesi iddia edildiği üzre arapça kökenli değil, turani kökenli, sümerce'den devşirilmiş bir kelimedir.
    7 ...
  42. 545.
  43. Tamamen kürtçülerin, liboşların, ikinci cumhuriyetçilerin yalaması olmuş gazete. Sonra bir de biz kemalistiz der bunlar. He evladım he!
    1 ...
  44. 546.
  45. Cumhuriyet,Arap cemahiriyeleri gibi,
    bedevi çadırında kurulmadı.
    Herkes haddini bilecek.

    Mazhar Kansu
    Şark istiklâl Mahkemesi Başkanı
    1925
    0 ...
  46. 547.
  47. Atatürk'ün Türk milletine en büyük armağanıdir Cumhuriyet.
    1923. Entryim bu başlığa olsun istedim.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük