Yarraklara bak hele. 600 sene halka sorulmadan yönetilen devlete laf etmiyorlar, yeni kurulmuş, yönetimini anca oturtan, sistemini yeni kuran taze cumhuriyete 27 yıl neden seçim yapılmadı diye bok atıyorlar.
Keşke zaman makinesi olsa da şu osmanlı manyaklarını göndersek 300 400 yıl geriye, hem biz rahat etsek, hem de onlar analarının hörekesini bi görseler..
okudum tarihi. 1939'da 1945'e kadar ikinci dünya savaşı var. savaş bittiği yıl, 1945'de bittiği gibi devlet tarafından demokrasiye geçiş çalışmaları başlıyor. istese inönü o koltuktan kalkmazdı. ispanya'da franko ölene kadar oturdu, kim ne dedi? bu ülkenin gerçek demokrasi kahramanı ismet inönü'dür.
bir de tutturmuşlar 1945'de yapılan seçim "açık oy kapalı sayım"mış, öyle seçim mi olurmuş. ülkede rejim değişecek, önden bir denemesini yapmak devlet adamı sorumluluğunun gereği değil midir? biz şirkette birşey kuracağımız zaman bile testini denemesini yapıyoruz. 1950'den itibaren de seçim olması gerektiği gibi yapıldı. inönü 1950 seçimine de kaybedeceğini bile bile girdi.
Ama erdogan baskanlik sistemini halka sorarak referandum araciligi ile getirince kotu oldu degil mi. En azindan erdogan referandum yapiyor. Oysa ataturk oyle mi?
demokrasiye zorla mı geçildi güzellikle mi? ne güzel bir soru. 1945'de, 1950'de türkiye'de "demokrasiye geçelim" diye halk baskısı mı oldu? gösteriler, protestolar mı oldu? istese ismet inönü o oturduğu cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturmaya devam edemez miydi? demek ki atatürk ve inönü'nün amacı demokrasiye geçmekmiş. demek ki halkın belli bir eğitim seviyesine ulaşmasını bekliyorlarmış. demek ki burda nankörce "1923'de 1950'e seçim olmadı, nedenn" diye ülkenin kurucularını zan altında bırakmamak lazımmış.
Ulan bu nasıl bir paradokstur. Halka sorulması için cumhuriyetin gelmiş olması lazımdır. Halka sorulmadan cumhuriyet olamazsa cumhuriyet diye bir lafzın olması namümkündür.
birbirinin götünü elleyen şeyhlere ve müritlerine soruldu, yunanistan'ın tarafına geçip sevri desteklediler. bu yüzden sonrasında sorulma gereği duyulmadı.
sevgili az muhterem çok götveren yazarlar, cumhuriyet olmasa zaten seçim hakkınız olmuyor. ille onun bunun evlatlığı yapıcam diyerek olmayan kuş beyninizi gösterip durmayın.
edit: bunların çaylaklığını niye bir kaç ay daha uzatmıyorsunuz, leş kokulu kusmuklarını görmek zorunda kalıyoruz.
akp döneminde halka sorulmadan o kadar çok iş yapıldı ki, dünyadaki en iyi yönetim biçimi olan cumhuriyeti mi soracaktı atatürk, osmanlı tarafından 6 asır cahil bırakılmış ve okuma yazma bile bilmeyen halka, adam isteseydi kukla padişahı tahtında bırakır, kendi de arkadan yönetirdi, o ise evrensel bir yönetim şekli olan ve dünyadaki gelişmiş her ülkenin uyguladığı cumhuriyeti ilan etti. onun takipçileri de koşullar oluştuğu ve ülke hem kültürel hem de ekonomik anlamda kalkındığında da çok partili hayata geçme koşullarını hazırladılar.
bugün avrupa ile aramızdaki fark cumhuriyetin onlarda 100 sene evvel ilan edilmiş olmasından kaynaklanmaktadır.
o soruyu da cevabı da yaşadıkları için cümleye gerek duyulmamıştı.
- insan gibi yaşamaya var mısınız?
sorusuna hayır diyecek kıt beyinler elbette vardır. eh onlar da cumhuriyet idaresinde kendisini raiyye kabul eden hazımsızlar bile kendisini güdecek bir rai bulacaktır.
yüzyıllarca allahın değil padişahın kulu olmuş, okuma yazma oranı %1 olan cahil halka ne sorulacaktı? cumhuriyet mi? içlerinde kaç tanesi cumhuriyet kelimesini duymuştu? kaç tanesi ne olduğunu biliyordu? bugün insanlar padişaha değil allaha kul olmayı, kendi kaderlerini başkası değil kendileri çizmeyi öğrenebildiyse bu cumhuriyet sayesinde olmuştur.
halk hareketi, halk desteği olmadan gerçekleştirilmesi mümkün olmayan kurtuluş mücadelesinin başarıya ulaşması halkın verdiği yanıtı gösterir nitelikte olduğundan sorulmasına gerek olmayan sorudur.
Atatürk Samsuna çıkarken halka sordu mu? Ya da Ankarayı başkent yapmak için halka sordu mu? Hayır iyiki de sormamış, halka Cumhuriyeti ilan edeceğini iyi ki sormamış ki şuan ne kadar ayrımcılık olsa da insanlar arasında, hala eşit şartlar altında yaşamaya çalışıyoruz insanca.