askerlikte en yükse rütbe olan orgenerallerin bile karşısında selam vereceği mertebede olmak anlamına gelir.
yani eğer prosedür bu başkomutanlık ilk çıkıtğındaki titizlikle sürüyor olsaydı, yaşar büyükanıt her gördüğünde abdullah gül'e asker selamı vermek ve karşısında esas duruş'ta durmak zorunda olacaktı.**
kanunlarımız ilginç bir şekilde başkomutanlık yetkisini cmhurbaşkanına vermiştir. başkomutan demek savaş durumunda en zirvedeki kişi demektir. 1990'lara kadar (bir istisna hariç) asker cumhurbaşkanları tarafından yönetilen ülkemde bunun mantığa uygun bir yanı bulunsa bile son dönemde ne gibi bir mantığı vardır anlamak cidden güç. siyasetçi olabilirsin, ülkenin menfaatleri, ne yönde bunu da tayin edebilirsin ama bu menfaatler dahilinde girişeceğin bir savaşta başkomutan ünvanının içini nsaıl doldurursun bu merak konusu.
not: gerçi biz ne kadar reddetsek de bir mirası devralmış milletiz. yani yavuz'un, fatih'in, kanuni'nin her torununa da bu vazifeyi yapabilmek düşmeli.