yetki alanının genmişliğinden faydalanan cumhurbaşkanın yaptığı iştir.
yok böyle bir cumhurbaşkanlığı şekli.
almanyadaki gibi cumhurbaşkanlığı dersin. semboliktir hiç bir boka karışmaz.
fransadaki gibi dersin yetkileri geniş olmakla beraber fazla söz sahibi değil.
amerikadaki gibi dersin herşey onun elinde.
e kardeşim türkiye'de nasıl bir cumhurbaşkanlığı vardır. yetki alanı alabildiğine geniş ve cumhurbaşkanı bunlardan sorumlu değil. varmı böyle bir cumhurbaşkanlığı seçimi. cumhurbaşkanı ne anlar rektörden. bırak komisyon seçsin. o işin ehilleri seçsin.
cumhurbaşkanı anlamadığı işleere burnunu sokunca böyle çarpık bir eğitim sistemi çıkıyor ortaya.
cumhurbaskaninin kanunlarin kendisine verdigi yetkiyi kullanmasidir. almanya'da da, fransa'da da, abd'de de baskanlar/cumhurbaskanlari yetkilerini kullaniyorlar diye elestirilmezler. cumhurbaskanimiz da cumhurbaskanligi yetkilerinin fazlaligini belirtmistir. bu yetkileri azaltma gorevi meclistedir. ozal ya da demirel cumhurbaskaniyken bu durumu elestirmeyenler neden simdi yaygara kopariyorlar? onlar rektor atamiyor muydu? ya da yok'un basinda bugun akp'den milletvekili adayi olan memhmet saglam varken neden yok elestirilmiyordu?
ne yapsaydı, üniversiteleri ibadet yeri haline getirecek adamları seçseydi de liselerden sonra oralarda da mı topluca namaz kılınsaydı. bir araştır diğer adaylar kimlermiş, dünya görüşleri neymiş, sonra nefretini ortaya kus başlığı.
1982 anayasasına göre cumhurbaşkanı nın anayasal hakkıdır. son rektör atamalarında bir üniversitedeki x kişisinin y kişisine 100 kişi fark atmasına rağmen, y kişisinin rektör oduğu, sebebininse x kişisinin bir davette türban gibi hassas bir konuda gereksiz beyanatta bulunması gösterilmiştir. hiç birşey sebepsiz değildir diyelim.. yargıtayda burada danıştayda burada hatta ve hatta insan hakları mahkemeside burada.. haklıysan hakkını ara... *
ağzı olanın yorum yaptığı konu. neymiş fransa'da cumhurbaşkanı'nın sesi pek çıkmazmış. hadi ya! seni ab'ye aldırtmayan sarkozy neci peki? çevre bakanı mı? neymiş abd'de herşey onun elindeymiş. b.k onun elinde, halk onu seçiyo yetkileri de sağlam ama bi de temsilciler meclisi var. yiyosa o meclisle ters düşecek bi iş yapsın. para gerektiği zaman da dilenir artık. neymiş efendim türkiye'de cumhurbaşkanının yetkileri çokmuş ama sorumlu değilmiş. peki karşı imza ne o zaman? cumhurbaşkanının yetkilerini sınırlamak için yok mu o? önce oku, sonra gel.
ayrıca bugüne kadar rektörleri çanakaya'nın çaycısı atıyordu da mı eleştirilmedi? ne yapsaydı sayın sezer? sizin gibi örümcek kafalıları mı getirseydi üniversitelerin başına? hadi baba hadi sen yavaştan yola koyul çay demlenmiştir.
futbolcunun top oynaması, pilotun uçak kullanması, doktorun hastalıklarla mücadele etmesi, müzisyenin müzik yapması kadar abes bir durum. çaycı arkadaş sen otur, çay koyacak birisini bulduk biz. *
efendim uzunca bir süre sabır selamettir dedikten ve bekledikten sonra bana başlığı ile olduğu kadar gidişatı ile de yuh dedirten başlıktır.
şimdi nedir bu başlık; bu kadar kötü niyetli ve ideolojik başlık açılması neden serbest?
diyelim ki bu ülkede düşünce özgürlüğü var* o halde en iyi ihtimalle bu başlığın cumhurbaşkanının rektör atamaları ya da cumhurbaşkanının yetkileri olması gerekmez mi? neden cumhurbaşkanlığı makamı üzerinden bir insana saldırıyorsunuz? yani bu adama takacak bir kulp bulamıyormusunuz; bu kadar mı zor yetki ve makamı dışında bu insanı eleştirmek?
bir diğer anlayamadığım konu ise bundan önce sembolik ve yetkisiz bir makam olarak ün yapan cumhurbaşkanlığı makamının birden her icraatının milletin gözüne sokulmak istenmesidir.
cumhurbaşkanlığı makamının yetkileri hep vardı ancak önceki cumhurbaşkanlarımız genelde meclislerle danışıklı dövüş içerisinde olmaları ve kokuşmuş politikacılar olmaları sebebiyle pek kendilerini gösterememekteydi; ancak şimdi durum değişti elbette ve bu da haliyle bazılarının işine gelmiyor onu da anlarız. yalnız şu da bilinsin ki cumhurbaşkanlığı makamı hiçte öyle çok geniş yetki sahibi bir makam değildir bunu da bilgilerinize sunarım...
hükümet yaparsa, sosyal hizmetler çocuk esirgeme kurumuna müdür olarak imam atadığı gibi üniversiteyede müyezzin atar. işte bunu anayasal olarak engelleme yoludur.
"çok efendi, çok tarafsız" dediğimiz ahmet necdet sezerin bile kıytırık belediye başkanları gibi iktidar koltuğuna oturur oturmaz çevresine kendi adamlarını toplaması durumudur. başka açıklaması yoktur, çabalamak, uğraşmak, emek vermek, hak-hukuk gibi kavramlar gerçekten anlamsızlaşmıştır. dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır ki konu sadece sezerle ilgili değildir, ona bu hakkı verenler yetkiyi tek elde topladıkları için seçen kişinin tarafsız olması durumu düşük bir olasılıktır.