durdu ve arkasına baktı , adam hala peşindeydi ve hiç çekinmeden takip ettiğini belli ediyordu amaç korkutmaktı, öyleyse korkmak yok.
köşeyi dönerken yavaşladı, adamın hızla köşeyi döneceğini biliyordu ve o sırada hamlesini yaptı, koca adam yerdeydi elinden düşen zarfa doğru uzanıp 'sakin ol ne yaptın sen' dedi.
birşeyi farketti sonra, bazı şeyleri kendisi yapabiliyordu ! öyleyse kendi kararlarını da verebilirdi ? büyüdü artık o ...
"Leydi Crysania'yı görmek istiyorum." dedi Raistlin.
Şimdi Astinus kafasını kaldırıp baktı; şimdi kalem durdu. Tarihçi herhangi bir şey karşısında pek nadir hayrete düşerdi; çünkü her şeyi görür, duyar, hissederdi. Yine de bu talep onu şaşırtmıştı.
"Leydi Crysania'yı görmek mi? Neden?" diye sordu Astinus. "Ona ne diyebilirsin ki? Ona yaptığın şey için üzgün olduğunu mu? Onu kullandığın için mi? Bu bir yalan olur. Hep yaptığın şeyi yine yapmayı seçeceğini kardeşin Caramon'a söylemedin mi?"
Raistlin döndü. Beyaz ve solgun yanaklarında bir renk belirtisi oluştu.
"onu kullandım. Peki ya onun beni nasıl kullandığına ne demeli? ikimiz de aynıydık, sadece farklı renk giysiler giyiyorduk..."
sozlukten ayrı oldugum zaman zarfında ogrendimki kendine kusmus yazardır.
ama farklı olmanın ilk adımlarında yanında olucağım yazardır kendisi ve buda onun farklılığına ulaşabilmesi için ilk adımı umarım en kısa zamanda kendisiyle barışır.
çünkü her zaman oldugu gibi asıl mesele kendinle barışık yaşamaktır.
desteğini görmekten dolayı büyük mutluluk duyduğum ve her zaman yanında olucağım güzel yazan, güzel düsünen, güzel insan..
ayrıca raistlin'in aşkı crysania nın adını nick olarak kendisine seçmiş olan ve gerçektende bu ismi hak eden , mağrur ve idealist yazar.
çok genç olmasına rağmen, olgun çağdaki insanlarda görülemeyen anlayış ve düşünceye sahip olan yazar. duyarlılığı karşısında, kendimi, yaşça büyüğüm bir psikolog karşısında gibi hissettiğim, saklı tuttuğum yaraları görüp, sızlatan dünya tatlısı. imla hatası olmayan satırlarce entryi, cümle düşüklüğü yapmadan giren, çok da zevkle okutan bir yazar. kardeşsiz oğluma bir abla gerekli. hem de çok gerekli. biricik annesinin affına sığınarak, beni anne çeyreği, hattâ çeyreğin de çeyreği kabul etse yeter. madem kendisi de istedi, seve seve kabulümdür. bu sözlük, onun gibiler olduğu için güzel. her şeye rağmen.
aslolan aşktır deyip, gurunu kırmış; kişiliğini ve hatta gözlerini kaybetmiş rahibe. aşka bakış açısını sevdiğim, salak, yalaka ya da benzeri şeyler dense de, allah'tan gelen, aşkının elinden çektiği her şeyi kabullenişine hayran olduğum roman kahramanı. öyle ki; samimiyetten uzak şu yüzyılda saygımdan adını kendime nick seçtim.
raistline olan askından cok cekmis rahibedir. bu ask onun gozlerine mal olmus ama olgunlastırmıstır da. sonunda ;kalbim kordu gozlerim goruyordu ,simdi gozlerim gor kalbim goruyor gibi bir seyler soylemistir.