adamda öyle bir gaza gelme durumu var ki, her şeye atlama huyuyla birleşince çok acaip oluyor.
x (y ile konuşuyor): özgürlük düşüncesini aklımdan çıkardım, arena'da dökeceğim kanı düşünüyorum
o sırada ordan geçmekte olan crixus: çıkarmalısın da zaten. gerçek gladiator sadece kan hayali ile yaşar.
x: spartacus'a noldu?
y: arkadaşı öldü.
o sırada kulak misafiri olan crixus: bir kardeşin kaybı hepimizi üzer, ama biz onu kadın gibi ağlayarak değil arenada döktüğümüz kanla onurlandırırız.
x: kendimi arena kazancımla şarap ve kadına boğacağım
y: kazanmaya devam etmen batiatus'u mutlu eder. buna devam et, cebin de sikkelerle dolup taşmaya devam etsin.
o sırada havuzdan çıkmakta olan crixus: gerçek gladiatorün tek amacı arenada döktüğü kandır, hayattan tek beklentisi zafer ve ıslak bir kılıç olmalıdır!
ludus'un üstünden geçmekte olan bir kuş: gak
crixus: bir gladyatör için en büyük onur elinde kılıcıyla arenada ölmektir.
karı gazına gelip boyundan büyük işlere kalkışan yiğit olduğu kadar da mal gladyatör.
naevia'nın ağzına sıçayım! verdi gazı, verdi gazı crixus'u roma'ya sürdü. be gerizekâlı, roma'yı bir avuç lâvuğa bırakır mı lejyonlar?!
savaşın geçtiği sahneler dikkâtli incelenirse crixus'un köle ordusu yüksekten, hazırlıklı biçimde ilk saldırıyı gerçekleştiriyor. ancak roma ordusu'nun asıl gücü* arkadan geliyor. savaşın en önemli kurallarından biri muhaberesiz muharebe olmaz lafı burada doğrulanıyor işte. nşa bile seni perişan edecek orduya alçakta, yorgun ve hazırlıksız yakalandın. bedelini de canınla ödedin.
burada uludağ sözlük okurlarına sesleniyorum: bir şeyin başı oldunuz diye götünüz kalkmasın.
sesini kısarak boğuk motor gibi konuşması itici gelen spartacus karakteri. naevia gibi bir kezbanın sözünden çıkmaması da kendisi adına eksi bir puan. lütfen crixus'cum, kalıbının adamı ol.