coğrafya dersinden akılda kalan klişeler

entry45 galeri0
    44.
  1. bitki örtüsü maki bozkır.
    1 ...
  2. 43.
  3. 42.
  4. 41.
  5. kel ve gözlüklü müdür yardımcılarının hepsinin coğrafyacı olması dışında bir şey gelmiyor aklıma.
    0 ...
  6. 40.
  7. Marsilya denizcilik yapılan bir kenttir ve suç oranı çok yüksektir.
    0 ...
  8. 39.
  9. türkiye, coğrafi koordinat düzleminde 36-42'' derece kuzey paralelleri, 26-45" derece doğu meridyenleri arasında yer alır.
    Ortaokulda her sınavın ilk sorusuydu. 10 puanlık soruydu.
    1 ...
  10. 38.
  11. karaman ve bilecik.öyle hemen kimse bulamaz bence haritada.
    0 ...
  12. 37.
  13. lise 1'de her konuştuğunda elini kolunu aynı anda hareket ettiren bir hoca.
    2 ...
  14. 36.
  15. 35.
  16. 34.
  17. enlem boylam. her yerde karşına çıkar.
    0 ...
  18. 33.
  19. ab'nin açılımı sorulduğunda avrupa birliği şeklinde cevap verilmişti hiç unutmam.

    vay anasını.

    (bkz: alçak basınç)
    0 ...
  20. 32.
  21. çoğrafya dersinde hoca evlatlarım diye bağırıyordu dersi anlatırken tek bu kaldı.
    1 ...
  22. 31.
  23. yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve donuk.
    1 ...
  24. 30.
  25. 29.
  26. Firat ile dicle nehri arasi en kaliteli aluvyala sahiptir.
    2 ...
  27. 28.
  28. Ak deniz bölgesinde dağlar denize yatay paraleldir, ege de dikey paralel.
    1 ...
  29. 26.
  30. 26 45 doğu meridyeni 36 42 kuzey paraleli çocuklar.

    her meridyen arası 4 dakika, her paralel arası 111 km çocuklar.

    ülkemizin doğusu ile batısı arasındaki zaman farkı 76 dakikadır çocuklar.
    0 ...
  31. 25.
  32. 25.
  33. 26-45 doğu meridyenleri, 36-42 kuzey paralelleri
    0 ...
  34. 24.
  35. dağlar denize dik ama dimdik böyle.
    0 ...
  36. 23.
  37. 22.
  38. alçalan hava yükselir. yada ısınan havaydı tam çıkartamadım.
    0 ...
  39. 22.
  40. 21.
  41. 36-42 paraleliyle 26-45 meridyenini ezberleyene kadar anam sikilmisti. ogretmen o kadar takmisti ki bu rakamlara, ezberlersem hayatimda birseylerin degisecegine inanmaya baslamistim. attila ilhan dan sisler bulvari` ni ezberlemeliymisim. cok gec okudum cok, cok gec agladim...cok gec parcalandim..

    elinin arkasinda günes duruyordu
    aylardan kasimdi üsüyorduk
    agacin biri bulvarda ölüyordu
    sehrin camlari kaygisiz gülüyordu
    her köse basinda öpüsüyorduk

    sisler bulvarina aksam çökmüstü
    omuzlarimiza çoktan çökmüstü
    kesik birer kol gibi yalnizdik
    daglarda ates yanmiyordu
    deniz fenerleri sönmüstü
    birbirimizin gözlerini ariyorduk

    sisler bulvar’inda seni kaybettim
    sokak lambalari öksürüyordu
    yukarida bulutlar yürüyordu
    terkedilmis bir çocuk gibiydim
    dokunsaniz aglayacaktim
    yenikapi’da bir tren vardi

    sisler bulvari’nda ölecegim
    sol kasigimdan vuracaklar
    bulvar duraginda düsecegim
    gözlüklerim kirilacaklar
    sen rüyasini göreceksin
    çiglik çigliga uyanacaksin
    sabah kapini çalacaklar
    elinden tutup getirecekler
    beni görünce tas kesileceksin
    aglamayacaksin! aglamayacaksin!

    sisler bulvari’ndan geçtim sirilsiklamdi
    islak kaldirimlar parliyordu
    durup duruken gözlerim daliyordu
    bir bardak sarabda kayboluyordum
    gece bekçilerine saati soruyordum
    evime gitmekten korkuyordum
    sisler bogazima sarilmislardi

    bir gemi beni afrika’ya götürecek
    ismi bilmem ne olacak
    kazablanka’da bir gün kalacagim
    sisler bulvari’ni hatirlayacagim
    kirmizi melek sarkisindan bir satir
    lodos’dan iki
    senin kirpiklerinden bir satir
    simsiyah bir satir hatirlayacagim
    seni hatirlatanin çenesini kiracagim
    limanda vapurlar uguldayacak

    sisler bulvari bir gece haykirmisti
    agaçlari yatiyordu yoksuldu
    bütün yapraklari sararmisti
    bütün bir sonbahar aglamasti
    aglayan sanki istanbul’du
    öl desen belki ölecektim
    içimde biber gibi bir kahir
    bütün siirlerimi yakacaktim
    yalnizlik bana dokunuyordu

    eger sisler bulvari olmasa
    eger bu sehirde bu bulvar olmasa
    sabah ezaninda yagmur yagmasa
    süphesiz bir delilik yapardim
    hiç kimse beni anlayamazdi
    on bes sene hüküm giyerdim
    dördüncü yilinda kaçardim
    belki kaçarken vururlardi

    sisler bulvari’ndan geçmedigin gün
    sisler bulvari öksüz ben öksüzüm
    yagmurun altinda yalnizim
    agzim elim yüzüm islaniyor
    tren düdükleri iç içe giriyorlar
    aklimi fikrimi çeliyorlar
    aksaray’da isiklar yaniyor
    sisler bulvari ayaklaniyor
    artik kalbimi susturamiyorum
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük