hoş sesli, şarkıları süper yorumlayan ispanyol şarkıcı.
sanırsam kendi ülkesinde belli bir kesim dışında pek popüler değil ya da bana hep bilmeyenler denk geldi. ben sanıyorum ki orada cok ünlü, ispanyadayken sohbet sırasında ispanyollara felan soruyorum, kimse bilmiyor, sarkılarını söylüyorum, duyan yok. tabi benim bilip onların bilmemesinden duydukları utanç sebebiyle arkadaslarına mesaj atıyorlar felan ama sonuç değişmiyor, ilginç.
No habra nadie en el mundo isimli harika şarkısı ile ruhu okşayan muhteşem sesli ispanyol jazz sanatçısı. dinleyin dinlettiriniz kendisi tek başına ispanyolcaya hayran olmanıza neden olabiilir benden söylemesi.
sagopa kajmer in gördüklerime inanmak gerek parçasının samplesi olan te camelo yu seslendiren jazz sanatçısıdır. ispanyol ve zenci gırtlağına sahip olan buika nın te camelo şarkısında büyülenmemek elde değil.
güneşin ışığını istiyorum
denizin ve gökyüzünün mavisinide
daha fazlasını istiyorum sonsuzca;
hiçbir şey bitmesin diye
bir çiçeğin, bir çiçeğin doğuşunu görmesinden
mutlu olması gibi.
bugün gölgem rüzgar gibi uzaklara dağılır.
kim beni sevmek isterse, en kötü yanımı bile sevecek
yakıcı bir ateşle.
dünyanın kalbi gönlümde şarkı söylüyor.
ayaklarım dans etmeye devam ediyor durmaksızın
sen yitip gittiğinden beri her şey bir kutlama
çünkü bütün acılarda ortadan kayboldu.
aşık olmam lazım,
çiçeği öpen ışık olmak istiyorum
aşık olmam lazım,
ve bir çiçek olmak sadece tutkuyla gerçekleşir.
caz, flamenko, funk tarzında şarkılar söyleyen afrika kökenli ispanyol şarkıcı. inanılmaz derecede etkileyici bir müthişlikte sese sahiptir. Şarkılarında ne dediğini anlamasanız, bilmeseniz bile sizi garip bir hüznün içine sokar. Şarkılarını öyle bir söylüyor ki siz onun yaşadıklarını,üzüntülerini sanki içinizde hissediyorsunuz. dinleyenleri kesinlikle pişman etmez bu kadın. En sevdiğim ve herkesin beğeneceğini düşündüğüm 2 parçası; Mi nina Lola ve No Habrá Nadie En El Mundo'dur.
gerçekten de büyülü ve aşk kokulu ses tonuna sahip ispanyol sanatçı. no habra nadie en el mundo ve false modena ile büyüler sizi kendinizden alır götürür bırakır bir yerlerde sonra kendinize gelemezsiniz o derece yani.
tarzına gelince cazz, flamenko, blue karışmış efendim farklı yani zenci çingene kişisi, o kısık sesi dinlemeniz lazım mutlaka, ingilizler bu tarza sahip kişilere smoke voice derlermiş yalan da değil gür ama cızırtılı ama derinden ve hüzünlü aşk kokulu dedik ya gerçekten de öyle.
o değilde sözlük şöyle monica mollina, remedios silvia pisa, concha buika düeti olsa, bir de naci en alamo yu söyleseler birlikte, biz de toplu halde intihar etsek ne dersin.*
editto: düşünüyorumda sözlük **bu kadın bu sese sahipken kimse farkına varmasaydı ve bu kadın böyle sekreter, yönetici yada polis falan böyle alakasız bir meslek yapsaydı dünyanın hali ne olurdu, bu mükemmel sesten habersiz nasıl yaşardık. aman allahım peki ya onun gibi niceleri fark edilemeden bu dünyadan göçüp gidiyorsa.*
Te camelo parçası başladığı anda beni bulunduğum zaman ve mekandan uzaklaştıran, büyülenilesi, oktavları zorlayan dinlerken hafif kısık, buğulu, derin sesli esmer ispanyol.
En meşhur şarkısı (bkz: no habra nadie en el mundo)'dur.Buika bu şarkısıyla gönüllerimizde taht kurmuştur. Şarkıcı, bu parçasıyla kişinin bam telini eline alir vurdukça vurur hatta adamı alır duvardan duvara çarpar efendim.
kadıköy'de tesadüfen girdiğim bir dükkanda karşıma çıkan nina de fuego albümüyle aklımı başımdan almıştır; ne zamandır arşivimde olsun istiyordum, aramazken karşıma çıktı albüm.
alacağım diğer her şeyi bırakıp albümü aldım. ikinci tur dinliyorum şu an, mutluyuz!