bir sözlük klişesidir; ''radiohead i taklit ediyolar abi bi bok olmaz bunlardan'' diyen sözlük yazarlarını göreceksiniz fakat bu aklından zoru olan gereksiz beyinler chris martin in sesisinin güzelliğini henüz fark edememişlerdir.
sadece clocks şarkısıyla bile yeten grup. chris martin'in insana adeta terapi uygulayan, masaj yapıyormuşçasına rahatlatan vokali ile derinlere inmenize vesile olan grup. viva la vida şarkısı onca klasik esere taş çıkartır. böyle bir akustik hava olmaz yahu. resmen resital yapmış adamlar. huzurun, huşunun vücutta yüksek oranda artmasını sağlıyorlar efenim, zevkle dinlenilesi.
"biz rock müzik yapmıyoruz, saçımız uzun bile değil" diyerek tarifi imkansız müziğini tarif etmeye çalışan chris martinin muhteşem sesi eşliğinde kulaklarınıza pamuk gibi incecik ve yumuşacık dokunan tüm o, yeryüzünü gözünüzde güzelleştiren, melodilerin sahibi müzik topluluğu.
Kesinlikle dinlemeye fazlasıyla değer ingiliz gruptur. speed of sound parçası mükemmeldir. sayesinde biradan altınan keyif 2-3-5 hatta 15 katına çıkabilir.
hayatta yapılabilecek en harika sürpriz; elinde 2adet coldplay konserine biletle karşına çıkan sevgili ve "hazırlan.çünkü ingiltere'ye gidiyoruz" demesi.
her moralim bozuk olduğunda dinlediğim gruptur.alternatif rock'ın öncülerindendir bana kalırsa.*
sağlam slow parçaları vardır.
(bkz: trouble)
(bkz: loving you always)
gelmesi için açılan gruplardan, yazılan yazılardan, yalvarışlardan bihaber grup. isteriz ki gelsin, isteriz ki in my place söylesin, yetmesin tüm parçalarını söylesin. ama hani boşa bir çaba varmış gibi gelmeye başladı artık. nerde bu devlet? getirirn artık yeter huleeyn. isyanları boşa sanki. umutsuzluk kapladı artık herbir yanımızı.