sacma sapan cocuk yetistirme kılavuzlarında muhtemelen çocugun yaratacılıgını gelistiren bir eylem olarak tanımlanacaktır bu çocukların sadece ibnelik,besini normal yollardan tüketemeyip yağlı ellerini üstüne basına sürdükten sonra anneye eziyet ve besini parca pincik ettikten sonra aglayıp bir tane daha isteyeceginden bakkal amcaya kazanç amaçlarıyla yaptıkları olay..
sorun bakalım dedenize;
' baba benim oğlum-kızım besini bir türlü normal yoldan tüketemiyor ne yapmalıyım?^' diye..
hijyen açısından doğurabileceği tehlikeleri düşünürsek ciddi anlamda büyük bir sorundur bu..
mesele genellikle abur-cubur türüne giren besinlerde görülür..
örneğin şimdiye kadar kumla-taşla ve sokağın imkanlarına göre bilimum kimyasallarla elleri kir bağlamış hiçbir çocuk yoktur ki ikram bisküvisini ya da kremalıyı ikiye ayırıp,kremasını sıyırıp ilkönce kremasını yememiş olmasın ya da türkiye üzerinde hiç iki çocuk yoktur ki eti puf adlı abur-cuburların şahını birebir aynı olarak yemiş olsun..demek ki bizim çocuklar yaratıcılıklarını gıda maddeleri üzerinde geliştirmeyi benimsemiş ve bu ilmi faaliyetlerini yürütürlerken de o gıda maddesinde mıncıklanmadık yer bırakmıyorlar ben de yetkililere şöyle tavsiyelerde bulunabilirim;
*besin maddesi iki farklı gıda maddesinden oluşmasın.öyle olursa bilin ki o besin maddesi ikiye ayrılacaktır..ve besinde dokunulmadık yer bırakılmadan tüketilecektir..
besini farklı yollardan tüketme konusundaki ilmi faaliyetlere kendini adayan çocuğu anne gördüğünde ise öyle bir tepki verir ki bu sihirli cümleyi duymadan çocukluktan mezun olmuş hiçbir velet var mıdır? merak konusudur..