ne ezeli takımdan fark yemek ne de kupa finalinde son dakikada gol yemek...
bu oyunda en çok sinir eden durum, ligde durum 30. haftalardayken küme düşmesi kesinleşmiş takımın yıldızlarından(!) gol yiyip ekranda 'his first ever goal for x' yazısını görmektir. ekrana kafalı atılası durumların başında gelmektedir.
oyunun kuşkusuz en abartı takımı as roma.bi kere forvete kimi koysan gol kralı oluyor zira besleyicileri * süper takımın.birde roma klübünde 4-1-3-2 yaptınmıydı tadundan yenmeyo.o 3 lü orta sahanın sağ ucuna da valeron ya da kemal aslan ı aldınmıydı en az 3 fark garanti.velakin tek handikapı romanın bana göre kalesi.cejas bi kere tam bi moron sürekli en hayati maçlarda orasından burasından kaçırıp kaleye alıyo topu.pelizolli desen iyi ama tecrübesiz ama 1-2 yıl oynayınca aşıyo o da kendini.valla ben kemal aslanı aldım herkeze öneririm birde brezilyadan bi forvet var guilherme mi ne tam dogru yazamadım sanki oda alınası oyunculardan zira iyi bir orta saha varsa arkasında sezonda 35 gol garanti.
vazgeçilmezim, senelerimi verdiğim oyundur. özleyip yine oynamaya başlamıştım kısa bir süre önce. dün gece transfer sezonu kapanmadan bursaspor'un altın kadrosuna bakmayı akıl ettim. okan yılmaz'da 'unhappy with manager' murat sözkesen'de ise 'dislikes okan yılmaz' unhappy ibareleri bulunuyordu. bu fırsattan faydalanıp ikisinide yaklaşık yarı fiyatına takımıma kazandırdım. şimdi ise ikisi de paşa paşa mutlular. şampiyonlar ligi ön elemede de karşıma rakip olarak bir türk takımı çıkması da cabası...ben senin mantıksızlığını sevdim...
ilköğretim yıllarında başlayıp lisede devam eden üniversitede beni bende ederek sabahlamamı sağlayan ve inatla oynamayı sürdürdüğüm kronik hastalığım...2017/2018 sezonu hilesiz hurdasız yalnız kaydet çık yöntemini kullanarak Yalovaspor'la şampiyonlar ligini aldığımı belirtmek istiyorum...italyan kabusu oldum...çeyrekte lazio yarıda juve finalde milana koydum...:)
entry'e şöyle dönüp baktığımda çok pis ego tatmini yaptığımı farkettiğim konu başlığıdır.
yalnız en son mart ayının update yi yapılmış durumda. eğer yeni update yapılırsa gene aynı linkten duyurulur.
heyecanla Tombslayer Update v8 i bekliyoruz.
maç içinde sadece akan yazıyla oynayanı mutlu etmeyi becerebilen, hiç kasmadan akıcılığıyla çatır çutur rahatça oynanan, boyutu küçük zevki büyük efsane oyun. yıllar sonra açtığımda "lan offer to clubs yok nası satcaz bu adamları" gibisinden düşündürmüştü. ayrıca hatırladığım kadarıyla 50 futbolcu sınırı vardı kulüplerde, hey gidi günler hey.
menejerlik oyunlarının en şahanesidir. bu oyun dışında hiçbir cm ve fm oyunlarından bu oyundaki keyfi almamışımdır. 2002 yılları okuldan kaçılır. arkadaşlarla internet kafeye gidilir. lan game başlatılır. herkes'in kendine göre bir yeteneği vardır. kimi cümle alem tarafından bilinen oyunun yetenekleri, Tsigalko, Todorov, Okoronkwo, Solis gibi oyuncularla övünür. Oğlum bu adamları ben keşfettim diye. bir sezon bitinceye kadar oynanır. bu da yaklaşık 5-6 saate karşılık gelirdi.
sevmeyenlerin bok atmayı ilke edindiği oyunlardan biri. neymiş sen oynamıyormuşsun, golü sen atmıyormuşsun, dahası maçı bile izleyemiyormuşsun. bu kadar kısıtlı bir oyun olmasına rağmen en kral oyunlar listesinin başlarındadır, belki de başındadır.
Galatasaray ile 8 yılda 7 lig,2 tr kupası,2 de uefa kupası şampiyonu olduğum ancak asla süper kupayı ya da şampiyonlar ligini alamadığım oyundur çünkü oyunda ''Roma'' ve ''Lazio'' denen iki takım vardır.Milan yenilir,real yenilir,manchester yenilir ama roma-lazio yenilmez yani kupa vermezler size finalde eğer hilesiz hurdasız oynuyorsanız.
ilk yıllarında çok eğlendiğim,ilerleyen yıllarında takımıma anlayamadığım bir haltların olduğu ve her maçta rakip kim olursa olsun içerde dışarda gelenin geçenin koyup gittiği bir hale geldiği beni sinir edici oyundur.
tomas galasek,marcelo gallardo,mario jardel,william gallas gibi oyuncular alınır,34-35 lerine geldiler yaşlandılar diye satılır ve yerine genç oyuncular aranır.Neyse işte yeni takım kurulur lige başlanır ve o da nesi! geçen sezon sattığınız ya da serbest bıraktığınız adam çıkar gelir istanbulspor'da ya da Ankaragücü'nde size 2-3 tane çakar ya da asist yapar evinize yollar.
Örnek: (mario jardel,adam şuan 37 yaşında falan ve 20 maçta 17 gol attı.ben bunu 35 te diye satmıştım.yerine aldığım gutierrez denen forvet ise henüz 2 haneli rakamlara ulaşamadı gol sayısında.)
Arada bir takımınızın anlamsız şekilde bocaladığı ve supporters denen ahalinin sık sık sizi protesto ettiği,yönetimin aylık bildirisinde yazan;
''general performans tan memnunuz hocam,devam et''
yazısının değişerek;
''aklını başına al,bari kendi evinde konyaspor'u,karabükspor'u falan yen yoksa going to go to the wc yapacaz sana''
halini aldığı oyundur.
Ne hikmetse sizin golcünüz ''ALAN SMiTH'' te olsa işlemez,rakibin alt yapıdan yeni gelmiş 17 lik mehmet'i,ferhat'ı sizi sallar geçer.Alan smith de olanları izler ve kırmızı kart görme işlemlerine başlar.
Şu sıralar oyuncularımın her maçta kırmızı kart gördüğü ve sakatlandığı oyundur.istisna yoktur,her maç kırmızı ve sakattır oyuncular.
En sonunda ''eeeeeh .......... lan ben bu oyunu'' denilerek hışımla kapatılan,sanki küsülmüş gibi,ondan bıkılmış ve çöpe atılcak gibi çıkılan oyundur ama o an kişi bilmektedir ki,bu oyuna en fazla 20 dakika sonra geri dönülecek,her ''scored by smith'',''but spour galatasaray'', ''Viduka harika bir gol atıyor'' yazısında kişi ağzı açık şekilde izleyecek ve maç sonlarında ''nıhahahaa'' diyerek günü bitirecektir.
cmturk.com'dan bulabileceğiniz güncellemeler ve oyuna getirilen yeniliklerle hala tadından yenmeyen futbol oyunlarının efsanesi.
4-1-3-2 ya da 4-3-1-2 ile iyi bir takımdaysanız şampiyonluğunuz garantidir. zor maçlarda önemli olan ise rakibe göre nasıl oynayacağınızı belirlemelisiniz. mesela rakip kısa pasla oynuyorsa pres yapmalısınız. direkt pasla oynuyorsa, kaliteli oyuncuları da varsa pres sizin için felaket olabilir. gol yememeniz gereken bir maçta men behind ball yaparak tüm maçı geçiremezsiniz illa ki gol yersiniz. son bölümde bunu yapmak daha doğrudur. defansif oynayan takımlar daha yüzdeli şut atarlar her zaman. bu hiç değişmez.
bir de 7 yıllık deneyimime dayanarak söylüyorum oyundaki en önemli etken hava toplarıdır. takımlar eşit güçteyse hava toplarını alan kazanır. oyunda görülmeyen futbolcu özellikleri vardır important matches, penalties gibi. editörden bunlara da bakmak gerekebilir. serie a'da oynatmadığınız luis figo şampiyonlar ligi yarı finalinde size maç kazandırabilir.
bir de ilk çıktığından beri bus oyunu oynuyorsanız avrupa'da top koşturan en bilinmeyen dandik oyuncunun bile seceresini dökecek duruma gelebilirsiniz. şu hayatta herşey unutulur da o avrupa'da oynayan ne idüğü belirsiz oyuncular unutulmaz. ayrıca güney amerikalı oyuncuların tam isimlerini ezberlemenizde yardımcı olur. ariel arnaldo ortega, javier adelmar zanetti, luis felipe madeira figo bir türlü unutulmaz.
en nihayetinde oyundan çok yaşam biçimidir. lisede derslerimin kötü olmasının, hukuk kazanamayışımın, üniversitede derslerimin kötü olmasının tek nedeni olsa da çok sevdiğimdir, vazgeçemediğimdir. vazgeçmeyeceğimdir.
edit : bir de yeni güncellemelerde zorlaştırılmış versiyon var. rize gelip kadıköy'de 3 atıyor falan... şiddetle öneriyorum.
benjamin mwaruwari diye bir adam almıştım forvete. iyi fiyata almıştım. özellikleri de iyiydi. sevinmiştim ucuza kapattım diye. her neyse. kadroya koydum. ilk maçında iyi oynadı gol de attı. ikinci maçında gitti rakibine yumruk attı. 7 maç ceza aldı. cezası bitti. gene bir maç iyi oynadı. cezasının bittiği ikinci maçta tekrar yumruk attı rakibine. yine 7 maç ceza aldı. o olaydan sonra da kovmuştum takımdan. 16 maç kaldı takımda 2 kere oynadı 2 kere yumruk attı 1 de gol atmıştı.
1 lig, 1 şampiyonlar ligi, 1 dünya klüpler şampiyonası, 1 ispanya süper kupası kazanıp, avrupa süper kupasında ikinci olduğum bonusdan da hollandayı euro 2004'e taşıdığım oyun.
435 bin puandayım ve oyunda günümüzden 4.5 yıl geride olmama rağmen hala ilk günkü heyecanı alabiliyorum.
kıtalararası kupayı da aldım finallere de babam çalışacak bu gidişle.