cloud atlas

    87.
  1. bilmiyorum sadece ben mi film boyu masonik simgelerle karşılaştım, metinlerde bunu ima etmeye çalıştıklarını düşündüm fakat bu beni ciddi anlamda rahatsız etti. arka planda duran tablodan, yer yer karşımıza gelen piramitlere kadar çok değişik simgeler vardı filmde. metin kısmında da sisteme karşı durmanın arkasına sığınarak ilerleme gayesi sezdim.

    ya ben paranoyağım ya da filmde olmaması gereken çok şey var. pulp fiction'a da benzettim kullanılan teknikler açısından.
    7 ...
  2. 38.
  3. entel turnusolu film. bunu izleyip de "ben bir şey anlamadım." ya da "hiç beğenmedim." diyeni beyaz türklük'ten dışlıyorlarmış.

    filmin içeriğine gelince;

    --spoiler--

    5-6 farklı hikaye var;

    alt metinleri:

    *insan hangi çağda, hangi toplumda yaşarsa yaşasın hep özgür olmak ister.

    *insanoğlu tekrar tekrar aynı hataları yapmaktan çekinmez.

    *kapitalizm çok kötü bir şeydir, hatta insana "kendini yedirir." (gelecekte geçen o asyalı hikayesi neydi öyle?)

    * işçi hakları çok önemli bir şeydir, mücadeleye değer. (ama sonunda muhtemelen kaybedersiniz.)

    * insanoğlu kendi kendisinin kölesidir, bu her çağ için geçerlidir.

    iyi bir makyajla Jim Sturgess'dan bir uzakdoğulu yapabilirsiniz.

    http://www.google.com.tr/...&biw=1152&bih=752
    --spoiler--

    bir de bu film sayesinde "sade sinemayı" daha çok sevdiğimi fark ettim. böyle alternatif 5-6 filmi iç içe geçirmeler, bir oraya bir oraya geçmeler bana göre değil sanırım. sadece o asyalı hikayesi ele alınsa iddia edildiği gibi "kült" olabilirmiş belki ama bu haliyle imdb'de "maymunlar cehennemi"ne verdiğim puandan fazlasını alamadı benden.

    neyse, alternatif sinema sevenlerin keyif alabileceği türden bir film. iyi seyirler dilerim!
    4 ...
  4. 89.
  5. "gerçek bir intihar, ağır ve disiplinli bir kesinliktir..insanlar ahkam kesip, 'intihar korkakların işidir' der. bu kesinlikle doğru değil. intihar, muazzam bir cesaret gerektirir."
    4 ...
  6. 96.
  7. ilk başlarda bayar gibi olsa da sonradan akıp giden filmdir.
    Karakterler arasında bağıntılar kurmaya çalışmak yerine karakterleri kendi içinde değerlendirmek gerekir.
    3 ...
  8. 81.
  9. izlediğim en iyi filmlerden biri.
    bütün karakterleri, hikayeleri ayrı ayrı güzel.
    3 ...
  10. 75.
  11. şu an zihinsel olarak üzerimden geçen wachowski kardeşler başyapıtı. evet film uzun ve ciddi anlamda çetrefilliydi, ama içerisinde öyle güzel diyalogları ve sahneleri barındırıyordu ki hiç sıkılmadan durdura durdura hazmede hazmede izlemeye çalıştım.

    film hakkındaki eleştirilerden okuduğum kadarıyla şöyle bir ana fikir çıkıyor ortaya: "tanrım bu kitabı bile filme aktarabildiyseler olası tüm kitaptan uyarlanacak filmler mümkün."

    filme anlaşılmaz çok karmaşık gibi eleştirileri anlayabiliyorum zira ben de artı 20 dakika kadar durdurarak izledim burası açık ama filmin kendisine laf etmek başarısız, çöp gibi yorumlarda bulunmak bilemiyorum ne kadar mantıklı.

    değişik zaman(1849, 1936, 1973, 2012, 2144 ve 2346) ve değişik mekanlarda(Güney pasifik okyanusu, cambridge, edinburgh, san francisco, neo seoul) sanırım birbiriyle bağımlı olayların yer aldığı mükemmel, harika ve postmodern bir kitaptan uyarlama film. kitabı da müthiştir hiç şüphem yok ama onu okumak inanılmaz berrak bir zihin ve uygun bir zaman ister şimdi değil.

    filmden bazı replikler ile yazıya son verelim:

    --spoiler--

    robert frobisher: i believe there is a another world waiting for us, sixsmith. a better world. and i'll be waiting for you there.

    haskell moore: there is a natural order to this world, and those who try to upend it do not fare well. this movement will never survive, if you join them you and your entire family will be shunned. at best you will exist at pariah to be spat at and beaten, at worse to be lynched or crucified. and for what, for what, no matter what you do it will never amount to anything more than a single drop in a limitless ocean.
    adam ewing: what is an ocean but a multitude of drops?

    sonmi-451: our lives are not our own. from womb to tomb, we are bound to others. past and present. and by each crime and every kindness, we birth our future.

    robert frobisher: a true suicide is a paced, disciplined certainty. people pontificate "suicide is shelfisness," while career churchmen like pater call it a coward's act typically because they lack the necessary suffering to sympathise. couldn't be further from the truth; suicide takes tremendous courage.

    archivist: what if no one believes you?
    sonmi-451: someone already does.

    --spoiler--

    bir kere daha izlemem daha iyi olacak sanırım.
    4 ...
  12. 26.
  13. film'de matrix'te olduğu gibi yine bir sisteme başkaldırı hakim. zenci ve ewing köleliğe karşı, robert frobisher elit kesimin koyduğu tabulara karşı
    ve en önemlisi somni-451 ise sistemin köleleştirmesine karşı.

    --spoiler--
    bence ana hikaye somni-451 ile anlatılan hikayeydi. alttan alta vermeye çalıştığı mesaj birine birşey vaat ederseniz ona ulaşma umuduysa herşeyi yaptırabilirsiniz. somni gibi emekçi üretilmişler belli bir zaman sonra onlarda 10 yıldız alınca * cennete gitme merasimi yapılıyor fakat filmin sonunda anlaşılıyor ki öldürüp, sabun yapılıyorlarmuş. sonunda cenneti vaat ediyorlar, ama ya cennet yoksa?
    --spoiler--

    edit: ben demiyorum lan film diyor :)
    3 ...
  14. 67.
  15. arkadaş kime izletsem ne anlatıyor la bu, bi sikim anlamadım dediği film, hayır konusu, fikri üç beş cümleyle toplanacak gibi de değil, he haklısın diyor geçiyorum.
    2 ...
  16. 63.
  17. milletin matrix diyerekten gittiği film. tabi o millet gerizekalı olduğu için, wachowski kardeşler çekiyor ya, bu adamlar matrix'ten başka birşey çekemezler diye düşünüyor. sen nolan'ın her filminde birden jokerin çıkmasını mı bekliyorsun? yoksa hitchcock'un her filminde norman bates'in gelmesini mi bekliyorsun? mümkünse siz jason statham veya vin diesel filmleri izleyin. o daha yakın size.

    herkesin belirttiği gibi 6 ayrı hikayeden oluşuyor film. ve 6'sı da gayet iyi bağlanmış birbirlerine. herbirinin illaki birisiyle ilgisi var. tabiki kitaptan bu ama, filmde de birleştirmek önemli. film alttan devrimi işliyor, tamam. ama siz o mantıkla bakarsanız, recep ivedik'te bile onu görürsünüz. illa ki "ben bu filmden kesin bir propaganda çıkarıp çok deli hava atıcam. ehee mükemmel bir izleyiciyim." dememeli insan.

    sonuç olarak çok fazla bok atılan bir film. kardeş sen anlayamadın diye bok atman mı gerekir? biraz düşün belki anlarsın. sabırlı ol.

    indir, izle. satın al, izle. git, izle. ama izle.

    ayrıca bi filme 3 saatini veremiyorsan yaşama amk.

    --spoiler--

    zachry: çöküşe ne sebep oldu o zaman, yaşlı georgie olmadıysa?
    meronym: hakikati mi istiyorsun? eski insanlar.
    z: yalan. eski insanlar zekiydi. hastalıkları ve doğumu yönetiyorlardı, mucizeler yaratıyor, gökyüzünde uçuyorlardı.
    m: doğru, hepsi doğru. ama birşeyleri daha vardı. zekalarını gölgede bırakan bir açlık.
    z: açlık mı? ne için?
    m: daha fazlası için.

    --spoiler--

    çok güzel bir diyalogtu.

    bu arada jacosta arys'i halle berry oynuyormuş. oha lan, çıkartamadım. o da benim mallığım heral.
    3 ...
  18. 54.
  19. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki filmin verdiği mesajları anlamak güç değil. Ben daha karmaşık bir film bekliyordum ancak anlatımıyla daha sade bir filmle karşılaştım. Güzel ancak abartılacak bir yanı yok. Yani başyapıt niteliğinde hiç değil. Özellikle beğenmediğim bir husus ise bazı makyajların inanılmaz sırıtmasıydı. Çok yapmacıktı.

    Filmin temelinde yatan mesaj hayatlarımızın birer pamuk ipliğine bağlı olduğu ve hiçbir baskıya boyun eğmememiz gerektiğiydi. Zaten filmi karmaşık hale getiren şey 6 farklı hikayenin aynı yüzlerle ve aynı temel mesajla anlatılmasıydı. Konuları da farklılık içerdiğinden takip etmesi biraz zorlaşabilir. The Fountain filmine aşina olanlar, bu filmi daha rahat kabul edecekler. The Fountain filminde ölüm üzerine bir anlatım varken bu filmde özgürlük üzerine bir anlatım karşımıza çıkıyor. Ancak bu filmi anlaması ve yorumlaması daha kolay.

    --spoiler--

    ''Zayıflar et olur, güçlülere yem olur.'' ve ''istismara boyun eğmeyeceğim.'' Kast sistemi/kölelik üzerine işlenen bir filmin temel alıntıları. ilk cümlede bir kast sisteminden bahsedildiğini, zayıfların hiçbir zaman güçlülerle başa çıkamayacağı gerçeğini gözler önüne seriyor. ikinci cümle de ise duyguları istismar edilen kölelerin durumu asla kabullenmeyip bir isyana başvurmaları gerektiği açık seçik ortada. Bize gösterilen 6 farklı konuda da verilmek istenen temel mesajlar bunlar..

    Bunları çevreleyen temel kurgu ise yapılan iyilik veya kötülüğün sadece o anı etkilemediği bunların kaderle birlikte bir sonra ki yaşantıları etkilediği. Fakat burada verilen bir reenkarne olma durumu var. Filmin içerisinde ki köylünün gördüğü rüyada da mevcut bu. Şu an yaşadığınız hayatta her türlü çileyi çekmiş ve acıyı yaşamış olabilirsiniz. Ama emin olun ki gelecekte karşınıza iyi insanların olduğu mutlu, huzurlu bir hayat çıkabilir. Yani The Smurfs vari bir hikaye.. iyi bir çocuk olun, şirineye çakın. Hikayeleri ve verilmek istenen mesajları da (anladığım kadarıyla) yazmak istiyorum.

    1-) Siyahi kölenin hikayesi = Adam Ewing'in, kırbaçlandığı sırada ona bakarak etkilendiği bir köle filmin sonunda onun hayatını kurtarır. Filmin başında bir karma mesajı veriliyor ve Ewing onun gemide kalması için uğraş veriyor. iyilik, karşılığını iyilik olarak alıyor. (Reenkarne mesajı --- 2044 yılında Sonmi 451 ile kavuşamıyorlar.)
    2-) Cesaretli homoseksüel besteci Frobisher'ın hikayesi = Burada kendisi ölümün bir son olmadığını ve bunun cesaret gerektirdiğini söylüyor. Değeri ise sonradan anlaşılıyor..
    3-) Luisa Rey'in hikayesi = Nükleer santraldeki bozuklukla petrol şirketleri arasındaki bağlantıyı ortaya çıkarırken 2-3 defa ölümden dönüyor, yine de vazgeçmiyor. Sonunda olayı halka duyurabiliyor. Kısaca yıkılmadım ayaktayım mesajı.
    4-) Yayımcı Cavendish'in hikayesi = Abisinin oyununa boyun eğmeyen ve sürekli kurtuluş peşinde koşan bu adam yaşadıklarından sıyrılıyor. Hayallerinin kadını olan Ursula ile mutlu bir yaşam sürüyor. Hayatını da film yapıyor.
    5-) Neo Seoul'de Sonmi 451'in hikayesi = Burada bir klon tam anlamıyla aydınlanma yaşıyor. Ona yardım eden Joo Chaing ile beraber baskıya karşılık veriyorlar. Fikirleriyle çığır açıyor, öncü oluyor.
    6-) Bir çöküş sonrası Meronym ve Zachry'nin hikayesi = Asiler ve köylüler olarak karşılaşanlar birbirlerine kol kanat geriyorlar. Meronym'in yardımıyla birlikte bir çıkış yolu arayıp, buluyorlar. Radyasyon'un etkisiyle köylü abimiz iblisle sürekli cebelleşir halde.

    --spoiler--

    Güzel film ayrıca abartılmaması gereken de bir film. Bazı makyajlar çok sırıttı ve komikti. izleyin.. Bir de hikayede ki karakterleri içeren bir şema paylaşalım.

    http://www.cinemablend.co...ews/33823/_1351547825.jpg
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük