hatırladıkça ne çok korktuğumu ve bu korkuya rağmen bir tek bölümünü bile kaçırmadan soluksuz izlediğimi düşündüğüm çizgi film.
ama çizgi filmden çok daha fazlasıydı. 7-8 yaşlarındaki çocukların o dönemde bunları izlediğini söylesek bugünün çocukları hatta anne babaları cinnet geçirir herhalde. şimdiki çizgi filmler herşeyden arındırılmış ve herhangi bir ruhu da olmayan çizgi filmler. nesiller geçtikçe neden insanların son derece şiddetten, cinsellikten, şundan bundan arındırılmış şeyler izlemelerine rağmen görmedikleri şiddetin, öfkenin çok daha fazlasını başkalarına gösterebildiklerini merak ediyorum. bizim çocukluğumuzda temel reis safinaz'ı dudaklarından öperdi. şeytanın ne kadar korkunç ve zeki olabileceğini, şeytana uşaklık edenleri bekleyen sonu gözümüzü kırpmadan izlerdik. saflığı, temizliği de görürdük. bunu ayırt edebilirdik. hayal de kurardık, bugünkü çocukların sahip oldukları imkanların neredeyse hiçbirine sahip olmaksızın.
uçabilen uçak maketleri, konuşan bebekler, uzaktan kumandalı arabalar var artık. milyon tane çizgi filme, internete, 100lerce kanallı tvlere sahipler çocuklar. ama hayalleri yok. hayal kurmaktan yoksunlar.
biz uçabileceğimizi düşünürdük, bugünkü çocuklar uçamayacaklarını biliyorlar. bu dünyanın yerleşik kurallarını bilerek büyüyorlar. yerçekimini biliyorlar. süperman'ı görünce h.tir çekiyorlar, biz o dönemde o pelerine ve çizmeye takılıyorduk.
uçamayacağımızı biliyorduk bilmesine ama hayallerimizde uçtuğumuzu görebiliyorduk. "kesin ip var" diyen nesiller var artık. hiçbir şeyi yemeyen, yutmayan ve üç boyutlu filmler izleyen. kemal sunal filmlerini bile sansürlü izleyen, şener şen'in lan kelimesini bile duyamayan.
bir, belki daha fazla neslin böyle kavruk kalmasının müsebbibidir clementine. bugün yayınlansa haberlerde "çocuklarımızı zehirliyorlar, benim oğlan altına yaptı" derler günaşırı.
bazen iyiyi ve kötüyü acımasız bir yoldan anlatman gerekir. filmlerdeki gerçekçiliğe yakın bir gerçeklikle. kötünün cezalandırıldığı, kötünün değirmenine su taşıyanların er geç belalarını bulduklarını ve saf iyiliği çıplaklıkla anlatan bir çizgi filmdir clementine. belki olduğu gibi değil ama olana en yakın, en yalın haliyle.
belki de insanları düşündüren, sorgulatan şeyler hep heyecan duymak, sevinmek ya da korkmakla başladığı için bu kadar iz bırakmıştır o nesillerde. afedersiniz ama osuruğa gülünmezdi o yıllarda. recep ivedikler yine hep vardı, ama o yıllar; belki yakın geçmişin kötü izlerini taşıyan o nesillerde hep bir şekerin tuzlu tadı etkisi yaratırdı.
Ubuntu'ya gecerek bircok guzel program kazandim ama aralarinda en cok sevdigin hangisi diye sorsalar hic tereddut etmem clementine derim. Bir programin tek bir kotu yani olmaz mi arkadas.
Toplantıda sunum yapılmıştır.Toplantı bitince söylemek istediğiniz bişey var mı? diye sorduğumda kuruldaki üyelerinden birinin çizgi filmdeki clementine gibisiniz demesiyle 4-5 saniye salak salak bakmama sebep olmuş çizgi film kahramanıdır kendileri :/
Çocukken en sevdiğim çizgi film. Şimdi neden tekrar yayınlanmıyor anlamış değilim. Ben küçükken haftasonları bile sabahın erken saatinde kalkarak, çizgi filmlerimi izlemek üzere tv'nin karşısına geçerdim. Artık televizyonda çizgi film kuşağı bile göremiyorum. Herkes digiturk mü almak zorundadır. Olan çizgi filmler de ticari boyutta. 80'lerde 90'larda çizgi film karakterinin kıyafeti asla değişmezdi, konu-ilgi giyime, stile, trende odaklanmazdı, çizgi filmlerde çocuklara yaşama dair manevi değerler öğretilirdi, şimdi sırf tüketim adına çocukların beynine işliyorlar. Gerçi annelerin de geri kalır yanı yok, daha bebekken çocuğa marka giydirmeye başlıyorlar, şirinlik adına yapılan bu tercihler ileride nasıl geri dönecek ailelere merak ediyorum, ben de bir gün anne olduğumda acaba çocuğum arkadaşlarından geri kalmasın mantığıyla sürüye mi uyucam, şimdiden endişe içindeyiim.
' Allah'ım mavi küreyi bu akşam yolla... Hemera beni alsın götürsün çok uzaklara 'diye dua ederdim...Her akşam ... Gerçek hayatın dertleri altında ezilmiş , kurtuluşunu hayali bir kahramanla kaçmakta gören , böyle bir dünyaya bir daha uyanmak istemeyen her çocuk gibi... Koskoca bir kız olduğumda bile... Gerçekten bizim neslin psikolojisini bozmuş garip bir çizgi filmdir clementine.. Bu kadar etkileyici olan neydi? maymolth un kahkahaları eşliğinde alevlere düşerken clementine , mavi huzur verici küresiyle hemera her korkan küçük çocuğun tesellisiydi belki de ...bir de hemera göründüğünde o inceden derinden gelen hala kulaklarımdaki şarkı...
you slept in your overalls
after the wrecking ball
bereft you of house and of home
and left you with sweet fuck-all
so we got in your car
with our kickabout hearts
and we hollered out 'sweet clementine'
tell your mom to marry us
a candle to carry us
with cans on our bicycle fenders
so sweet and hilarious
and we'll find us a home
built of packaging foam
that will be there 'til after we die
and, i'll play the clarinet
use clamshells for castinets
we play with our bags on our shoulders
my sweet lady lioness
and i watch as you sleep
so indelibly deep
and i hum to you sweet clementine
mat in 2007'de çıkarmı$ olduğu albümde yer alan enstrumental parça, çok güzel bir $arkıdır, üst üste dinlenebilecek $arkılar arasında yerini almı$tır bende.
beni hala korkutan cizgi flim. bu cizgi flimi izleyen çocukların hayatlarında kesinlikle bir şeyler değişir. korkuturdu bizleri, malmoth bu kızcağızı öldürmek için elinden geleni yapardı ve bunun için adamlarını görevlendirirdi. ben bu cizgi flimi izledikten sonra etrafımdakilerin beni öldüreceklerini düşünürdüm hep. beni hayattan soğuttu bu cizgi flim.
2 yaşındaki yeğenime acaba psikolojisini bozar mı korkusuyla şarkısını bile dinletmediğim çizgi filmdir. çocukluğumdan kalma bir korkuyla sanki hala korkuyorum lan. * yapan hangi akla hizmet yaptıysa.