evlilik dışı cinsel ilişkilerin (zina) desteklenmesini ve savunulmasını değil, cinsellikle ilgili konuları toplumda saygı çerçevesi içinde konuşmanın, cinsel sorunları ve çözümlerini dile getirmenin tabu olarak görülmemesini ve farklı cinsel eğilimlerin toplumda hoşgörüyle karşılanmasını amaçlayan bir devrimdir.
ancak batı ülkeleri zamanında bu devrimi yanlış anladığı ve uyguladığı için bugün oralarda evlilik dışı cinsel ilişkilerde patlama yaşanmış, aids/hiv, hpv, frengi, bel soğukluğu gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklar yaygınlaşmış, toplum düzeninin sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesinde aile kurumunun ne kadar önemli bir rolünün olduğu unutulmuş, sonuç olarak gelişmek için batıyı örnek alan üçüncü dünya ülkelerine zina "modernlik" olarak yutturulmuştur. bu nedenle, türkiye bir cinsel devrime hazır olduğu zaman yukarıda anlattığım yanlış tanıma karşı dikkatli olup doğru tanıma uyarsa cinsel devrimde batı ülkelerinin düştüğü hataya düşmeyecek, hatta bunu batı ülkelerine karşı koz olarak kullanabilecektir.
bence cinsel devrimi gerçekleştirmek için 100 sene gibi uzun bir süreye ihtiyaç yok.
Eğer erkekler kadın vücuduna sahip olmak, onu cinsel bir obje olarak görmek ve de ona şiddet uygulamak yerine o vücudu tamamen tanımaya kalksa o devrim daha erken gelir.
yani bu kadın sıçar mı? osurur mu? gece uyur mu? o da mastürbasyon yapar mı? onunda sırtı kaşınır mı? o da burnunu kaşır mı, çıkardığı sümüğü komidinin altına yapıştırır mı? koltuk altları terler mi? gibi felsefik sorulara cevap arayarak pek ala erkekler bu devrimi bu ülkede yaşatır.