cinnet getirilen anlar

entry10 galeri0
    1.
  1. 2002 mayıs ayında başımdan geçmiş olayla yaşadığım andır. sınavlar yüzünden uzunca bir süredir memleketim bursaya gidemediğimden, final tatilinde annemler haftasonu izmire gelmeye karar vermişlerdi. annem evi temizleyecek, final tatili boyunca yiyebileceğim kadar yemek filan yapacaktı. o günler param oldukça azalmış olmasına rağmen ailem yanıma geleceğinden, para yatırmalarını istememiştim.* neyse annemler öğleyin bursadan otobüse bindiler ve bende bu arada kız arkadaşımı memleketine uğurlamak için otobüs terminaline götürmek üzere yola çıktım. cebimdeki paranın çoğunu kent karta* para yüklemek için kullandım ki, en azından 6-7 kere otobüse binmeme yetecek bir miktardı.* * *velhasıl kelam kızarkadaşımı terminale bıraktım ve bornovaya döndüm, annemlerin gelmesine yaklaşık 2 saatlik bir zaman vardı. bu arayı evde geçirmeye karar verdim ve eve giderken de cebimdeki tüm parayla, izmirin gavur damı sıcaklarından pişmiş ve tüm fonksiyonlarını yitirmiş beynimin etkisiyle, 2 adet cornetto alabildim, evet bunu yapabildim, cebimdeki son parayı kuruşuna kadar bitirdim.* o zaman gayet mantıklı, matah bi fikir gibi gelmişti, öyle ya paraya ihtiyacım yoktu, sadece annemleri karşılamaya 5 durak oteye gidecektim ve kent kartta doluydu. yaklaşık bir saat sonra başıma gelecek felaketten habersiz, geri zekalı çocuklar gibi neşe içinde dondurmaları bitirdim. artık yola çıkma zamanı gelmişti. bornova bankalar caddesinin(mustafa kemal caddesi)ortalarından osman kibar kavşağına kadar yapacağım yolculuk için, herhangi bir otobüsü beklemeye koyuldum. kampüse giden otobüslerden ilk gelen, o günden sonra çok zorda kalmadıkça binmediğim, tiksindiğim karşıyakadan gelip bornava kampüse giden 330 nolu otobüstü. olaylar aslında tamda burda başlıyor.* *her zamanki gibi otobüse bindim ve kent kartımı okuyucuya uzattım, aksilik o ya, alet kartın boş olduğunu belirten o acı sesle dile geldi, mümkün değildi kartı daha yeni doldurmuştum, tekrar tekrar denedim ama malesef o gün canlı ve cansız herkes başımın belaya girmesi için elinden geleni yapıyordu. ısrarlı 10-15 denemenin ardından şöförün uyarısı geldi:

    + genç bekleyenler var hadi geç, içerde birinden kart bulursun!

    izmirliler iyi bilirler ki insanların birbirlerinin kent kartlarını kullanması gayet normal bişeydir, ve kimse de istanbuldaki gibi ücret talep etmez, ayrıca ücreti almamak için israr eder. izmirde yasadıgım 2 yıl boyunca defalarca benden kart isteyenlerden parasını almadığım gibi, samimi ısrarlar üzerine bende kullandıklarımın ücretini ödememiştim. yapacak bişey yoktu, yine her zamanki gibi birinden kartını rica edecek, kullandıktan sonra ücretini ödyecek, en azından ödemek için ısrar edecektim.* neyse hemen şöförün arkasında oturan 45 yaşlarındaki nur yüzlü, etrafı meraklı bakışlarla seyreden bayan kartını istemek üzere uygun kişi olarak seçilmiş, farkında olmadan hayatın en büyük hatalarından birine imza atılmıştır. bayan başlarda inanılmaz kibar ve anlayışlıdır, kartını verir güler bir yüzle. alınan kart alete okutulur, paranın hesaptan düştüğünü belirten sesin otobüste yankılanmasıyla, cepte beş kuruş olmadığı gerçeğinin kafaya dank etmesi zaman ekseninin aynı ufak parçasını paylaşırlar, baştan ayak parmaklarının ucuna kadar kaynar sular dökülür, tanımadığınız bir kadının kartını kullanmışsınırdır, ve bunların arkasındaki hikayeyi ona anlatmak ne kadar kolay olacaktır. parasını isteyecekmidir, yoksa lafını bile etmeyecekmidir, en kötü şeyler düşünülür, en kötüsü ne kadar kötü olabilir, gözler kaçırıla kaçırıla bayana yaklaşılır, kart için hızlıca teşekkür edilerek, yüzüne bakmadan otobüsün arkalarına doğru ilerlenir, sanılandan çok daha kolay olmuştur, kadın sesini bile çıkarmamış, en ufak bir utanmaya bile gerek kalmamıştır. bu güzel tablo kadının otobüsü çınlatan tiz sesiyle bir anda paramparça olur.

    + delikanlı bir baksana buraya!

    yapacak fazla bişey yoktur, yenilen bokla yüzleşme zamanıdır, gereken yapılacaktır!

    - buyrun efendim!
    + sen bişeyi unutmadın mı bakalım?
    - ehe ehe efem nedir?
    + oğlum neden parasını vermiyosun kartın?(sıçtın oğlum şimdi)
    - (cüzdan cepler telaşlı telaşlı karıştırılır, umutsuzca sanki içinden bişeyler bulunabilecekmiş gibi, ama sonuç değişmeyecektir, ne cepte ne cüzdanda para yoktur, son umutlarla:)ya teyzecim kusura bakma hiç bozuk yok üstümde!
    + sorun değil ver sen, ben bozucam.
    - (teyze yemin etmiştir adeta, rezil edecektir sizi, yapılacak şeyler azalmaya başlar) teyze valla billa üstümde beş kuruş yok, unutmuşum kusura bakmayın, sizdende istedim bilmeden, kem küm..
    + (kıyamet o an kopar. teyze kontrolden çıkmıştır, konuşmuyor anırıyordur adeta)bu ne terbiyesizlik üstüme iyilik sağlık, paran yoksa binme, elin ayağın tutmuyormu, git çalış, bıdı bıdı..
    - (otobüste herkesin bakışları bir anda eşşek gibi anıran bu kadına ve türlü çeşit hakarete maruz kalan bana dönüverir) teyze gözünü seveyim bağırma, allah aşkına rezil oldum herkese..
    + bak sen, bu durumda hala artislik peşinde, hem türlü çeşit terbiyesizlik, hemde asaleti sarsılıyormuş beyin, utan be utan..
    - teyze yapma ne olur bağırma yahu, daha fazlasını getircem, nereye istiyosan evine getircem, nereye istiyosan getircem, allah askına..
    + sus sus, terbiyesiz seni, getirme istemem, senle konuşmam bile ama hep böyle insanları kandırıyonsunuz, yok efendim böyle gitmicek rezil olacaksın, ama nerde sende o surat..
    - ehh ne diyon be, hırsızlıkmı yaptık, unutmuşuz getirir veririz, uzatma artık(artık sinirler tümüyle harap olmuştur, insanlar koltuklarından kalkıp roman mahallelerindeki kavgaları aratmayan eğlenceyi seyredip, kah gülmekte, kah zavallı haldeki bana acımaktadırlar)
    + benim senin yaşında çocuğum var, valla açlıktan ölse çalmaz, çırpmaz, sürüne sürüne gider gideceği yere gene senin gibi insanları dolandırmaz!!!
    - (artık dayanmaya güç kalmamıştır) ulan ne manyak kadınmışsın be, ne laftan anlamazmışsın be, unuttuk diyoz unuttuk lannn, yeter sus artık, 20 milyon 50milyon neyse verecem sana yeter ağzını açma artık tamam mı açma lan..
    + (bu haykırışı duyup olayı anlayan üniversiteli birkaç genç kadına parayı vermeyi teklif ederler, ama ne fayda kadın gerçekten bir ruh hastasıdır) ah evladım benim paraya mı ihtiyacım var, bu yüzsüze haddini bildirmek için yapıyom, sağolun siz katiyen almam talebe parasını, şöför bey durdurun insin bu yüzsüz bari işine yaramasın, gideceği yere gidemesinn!!!!
    - (artık gerçekten dayanma sınırları çoktan aşılmıştır, sabır, nezaket, karşınızdaki insanın bayan oluşu, etraftaki onlarca insan, artık çok ufak ayrıntılardır, kendimi kaybetmişimdir, hemde ömrümde hiç olmadığı şiddette)ulan canımımı alacan mına kodugum orospusu yeter lannn yeter, çağırda şu kibar evladını çağırsana lann çağırda onla muhattap olayım, nasıl kadınsın lann sen hee, şerefsizzzz!!!
    * (ancak bir asfalt kesme makinasının çıkarabileceği şiddette edilen küfürler herkesi şok etmiştir, kadın korkudan koltuğa çakılmış, tavuk yumurtasına yakın büyüklükteki gözlerle bana bakmaktadır. etraftakiler ortamı sakinleştirmeye çalışsada, ağızdan fışkıran salyalar, tükürükler, boyundan fırlamış lacivert damarlar onları mesafeli olmaya mecbur bırakmıştır. şok sonrası kısa sessizliği şöför böler) genç ayıp olmuyomu?
    - kes lan sende ibiş, deminden beri şimdi mi aklına geldi ayıp, aç lan kapıyı, dur burda aç kapıyı iniyom, aç aç.
    * durakta değiliz açamam!!
    - siktirtme durağını, aç lan şunu, aç lannn..
    - (sabırlı adammış, saolsun levyeyi kapıp girişeceğine, olayın büyümemesi için, onca küfürü yedikten sonra durak filan dinlemeden zarrtt diye durup kapıyı açtı. otobüsten inerken harap olmuş sinirler ve bu sinirden mütevellit yaşlanmış gözlerle şu sözleri söylediğimi hatırlıyorum ruh hastası ablaya) ulan bu arabaya bineceksin gene, yarın binmesen öteki gün bineceksin, o zaman o parayı senin ağzına sokucam, şerefsiz çaçaron, beklicem lann seni beklicem..

    otobüsten inip gideceğim yere kadar titreye titreye yürüdüm. annemler gelene kadar sakinleşmeye çalışıp onlara vaziyeti çaktırmamaya çalışacaktım ama ne fayda, başaramadım tabiki, annemler geldiğinde hala kıpkırmızı gözlerle, tir tir titriyodum sinirden. ondan sonra ne mi oldu. olayı pedere anlattıktan sonra bi ton fırçada kendisinden işittim:

    + ulan sen ne tür bir kazmasın bu yaşta parasız dışarı çıkıyosun, ulan hadi çıktın yürüsene azıcık yol, üşengeç pezevenk!!

    neyse fırça faslından sonra peder sakinleştirmeye çalışmış, beraberce hasta ruhlu kadına sövülmüştür.

    + evladım sende en dengesizine denk gelmişsin neyse siktir et.

    babam hala bazen bu konuya gönderme yapıp ayarını vermeyi ihmal etmez:

    + sana dondurma alayım mı evladım, 2 tane..
    43 ...
  2. 2.
  3. 3.
  4. 4.
  5. cinnet geçirmek=Delirmek, aklını kaçırmak.
    cinnet getirmek=Bir an için delilik belirtisi göstermek
    (bkz: tdk)
    1 ...
  6. 5.
  7. Sene 2003.Karlı bir istanbul günü, yatutarsa * ve ben minibüsteyiz. arkamızdan rüküş giyimli ama kibar* bir kadın binip arka koltuğumuza oturdu. konuşması, diksiyonu, ses tonu çok hoşumuza gitti ve kardeşim bana "öğretmen bence" dedi. kadın arka koltukta yanında oturanlarla konuşmaya başladı ve lafın arasında marmara üniversitesinde öğretim görevlisi olduğunu söyledi. kardeşim de doğru tahmin ettiğini anlayınca bana bakıp gülümsedi.*kadın bundan sonra başladı gençliğe hakaret etmeye *. ne anneler babalar kaldı, ne yetiştiren hocalara kaldı.o andan itibaren ona göre onu çekemiyor kıskanıyordu gençler... bu ara saf ben de o kaliteli kadının gençler hakkında bu şekilde düşünmesine üzülüp tam arkamı dönüp konuşacakken kadın inmek üzere ayağa kalktı. işin garibi gözlerini dikip bana bakmaya başladı ben hala, soğuk beynimi uyuşturmuş olmalı ki, bu bakışı orta yaş üstü kadın, genç kızı beğendi bakıyor şeklinde düşünüp gülümsedim. ama bizim teyze minibüsten indikten sonra kafasını uzatıp bize "zavallılar dedi!!!
    işte cinnet geçirdiğim an o andır...bu manyak teyze kızkardeşim bana gülümsediğinde onunla dalga geçtiğimizi düşünmüş. * gençlere ettiği hakaretlerin hepsi de bana ve kardeşimeymiş.ben olayı anlayıp bağırmaya başladığımda minibüs kapıları kapatıp, harekete geçmişti bile. içerdekiler teselli etmeye çalıştılar ama geçmedi sinirim...bunun üzerine kadını bulmak için internette araştırma yaptım ama maalesef bulamadım.3 sene oldu hala hırsım devam ediyor.
    3 ...
  8. 6.
  9. 7.
  10. çok fazladır aslında.

    *oturulan apartmanın herhangi bir dairesinden gelen matkap sesi.
    *havanın zaten sıcak olduğu günlerde, bindiğiniz otobüse kafayı takan bi zengin piçi. arabayı bağırttırır sollar, kulağınız öyle zikilir bir, yavaşlar ve geçmene müsade eder, sonra yine sollar iki.
    *kulakta kulaklık varken abidik pop veya daha farklı kulak delici bir müziğe maruz kalmanız ve buna mecburen maruz kalmanız. otobüs gibi yerlerde.
    *yolda yürürken üzerinize su sıçratılması.
    *ders çalışırken oda arkadaşlarınız tarafından yapılan muhabbetle dikkatiniz dağılması.
    *televizyon izlerken aşırı seçici biriyseniz arkadaşlarınızın veya ailenizin seyrettiği bazı yayınlara sabır gösterememeniz.

    gibi bir sürü şey sayılabilir. hele ki birine birşeyler anlatmaya çalışırsanız ve o kişi de sizi alaya alır bir tavırla dinlerse, üstüne tuhaf el hareketleri yaparsa tut gebert orada. hiç acıma yani.
    3 ...
  11. 8.
  12. Işin dalgası bir yana mastürbasyon yaparken değil tam boşalma anında odaya birisinin girmesidir.

    Ulan bütün zevk kaçar.
    Hayır.o değil. 1 hafta çekmemişsin orada volkanik patlama yapicaksin ama şu ise.bak.
    0 ...
  13. 9.
  14. League of legendsde kazanmaya ramak kalmışken bağlantınızın kopup afk kalmanız ve takımın sizi reportlaması.
    0 ...
  15. 10.
  16. 1. torpil ve adaletsizliğe şahit olunan anlar
    2. sokakta çocuğunu döven insanlar
    3. arabasını kaldırıma ve/veya engelli kasisine park edenler ve trafikte yayayı yok sayarak hayvan gibi araç kullananlar
    4. marka tutkunları
    5. sohbet esnasında göz temasından kaçan kişiler
    6. uzun süre hiç aramayıp yolda görünce "yha hayırsız hiç aramıyorsun" diye sitem atanlar
    7. yıllarca birlikte çalışıp iyi kötü anılar yaşadığını gördüğün iş arkadaşını işten çıktıktan sonra hiç aramayanlar/kısaca vefasızlık ve riyakarlık
    8. sipariş verdiğim esnada garsonu azarlayan şef garson yada müdürler
    9. sırf kendinden daha düşük statüde çalışıyor diye insanlara yukarıdan bakan insanlar

    şimdilik bu kadar.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük