düşünün işte,
sözlükte o kadar kalitesiz saçma sapan başlıklar ve entryler dönüyor ki, ne okumaktan, ne yazmaktan keyif alıyoruz.
bunca yıldır buralardayız, içimizdeki bütün istekleri aldınız gittiniz, takip etmeyi bıraktık dalgaya vurmaya başladık.
dangalağın biri de "fake hesabından popi olmaya çalışıyor" yazmış.
ulan dangalak, önce türkçe yazmayı öğren.
şimdi tanım da istersiniz; sözlüğe girip gerizekalı başlıkları ve entryleri gördükçe paket paket çiğnediğim sakız çeşitidir.
O bir sakız ağacıydı, alelade;
Bir gün o yeşil sahile çıktı geldi,
O zaman bu zamandır memnun yerinden;
Seyreder bulutları, göğü, denizi.
Titreşirdi rüzgarla güneşli yaprakları;
Ömür sürdü öyle hoşnut dünyasından,
Aydınlıktan uyku tutmazdı bazı gece,
Motor sesleri duyulurdu uzaklardan.
Tanrı adın işitmedi ömründe;
inanmadan da madem yaşanıyor diye,
Rüzgarlı bir kıyıda, sevinç içinde,
Yaşamak dururken düşünmek niye?
Anmadı geçenleri bir defa bile;
Ne uğraşır mesut olan gelecekle?
Bir avare misali, günü gününe,
O bir sakız ağacıydı, yaşadı sade.
Ulan vallahi ac değildim. Billahi değildim. Gece gece milletin aklına yemek duşüren yazardır. Kendisini kınıyorum! Neyse ben burdan iskender başlığına gidiyorum.
Bakkalların en atıl, en gereksiz, en olmazsa olur ürünü olmasından kaynaklı, psikolojisi bozulmuş sakız çeşidi.
Bir first duo değildir. First'ü parayla alırsın; bunu para üstü niyetine uzatırlar.
Öyle gereksiz bir sakızdır.