her haftaki köşesinde konulara ilginç yaklaşımlarıyla insanı gülümseten, hatta kahkaha attıran başarılı takip edilesi uykusuz çizeridir.örnek vermek gerekirse;
ölüm döşeğindeki bir adam ve ziyarete gelen kişi arasında geçen diyalog,
+asılma çok asılma, çok biniyosun el arabasına ondan oluyo bu sivilceler
-hikmet abi cilt kanseriyim diyorum
+asılmaaa...
muayen günündeki bir bayan ve elinde hediye paketiyle sevgilisi arasında geçen olay,
+ya fuat her adet olduğumda hediye alıp durma, bu öyle özel bi gün değil! hayret bişiy ya!
-bunu hiç tartışmayalım lütfen. ben özel günleri önemseyen bir erkeğim. aç bakalım beğenecek misin?
+oyuncak ayı mı?
-bildin!..
romantik gibi görünen akşam yemeği. çift karşılıklı oturmakta.
a: şu yüzüğü tak da başının bağlı olduğu belli olsun, iş yerinde, dışarda falan asılan olmasın.
k: dünyanın en iğrenç evlenme teklifini yaptın. tebrik ederim seni allah ın öküzü.
a: al hadi al... kaptın gene pırlantayı, köfte seni...
erkekler futboldan anlayan kız mı istiyorsunuz diye bir soru sorup sonrasında " valla ben fenerliyim, fener olamıcaksa sivas olsun şampiyon hacı... gassaray, beşiktaş olmasın da..." cümlelerini kuran bir kız çizmiş "bence bir daha düşünün; bu ne olum ya..." diye tepkisini göstermiş bir karikatürist. işin tuhaf yanı hacı kelimesini hiç bir zaman hitap olarak kullanmasam da o karikatürde kendimi görmemi sağlamış ve kahkaha attırmıştır.
-havaya aldanmayın lan yalancı güneş bu. bak ben söyliyim. marmara bölgesi çıkarken hırka, polar gibi bişey alsın akşam soguk olcak. ege ince bi rüzgarlık gibi bişeyle çıkabilir. içanadolu mutlaka mont alsın akşama yağacak gibi çünkü. güneydoğu için tişört yeter.
-bu ne artık ya anne gibi
-sen bi hasta ol da sorarım ben sana *
a: lütfen, bu konuda daha fazla zorlama beni filiz, hiçbir liderin çocuğu yoktur, atatürk e baksana, lenin e bak... ben de istemiyorum çocuk anla artık...
b: ayol apartman yöneticisi oldun alt tarafı, delirtme beni.
ilk kez sevgilisi olan bir eleman ve kız arkadaşının diyaloğu;
e: alla allaa biz gerçekten sevgili mi olduk şimdi fatoş..
k: ay evet dedik ya!..
e: ya ne biliyim inanamıyom hala.. ilk defa başıma geliyo. yani şimdi istesem götünü elleyebiliyom di mi parasız?..
k: hayır daha erken onun için!..
e: memelerini?..
k: onun için de erken!
e: encük?..
sinemaya giden çiftimizi karşılayan yer gösterici eleman:
- hanfendi siz şu kelin bir yanına... beyfendi siz de yine aynı kabak kafanın bir arkasına oturacaksınız.
- gel lan tamam vericem bahşişini orospu çocugu.
- almıyorum lan!.. bu sefer de ben almıyorum...
bu haftaki "sevgili kızlar, nasıl olacak?" köşesiyle öyle güzel bir noktaya değinmiştir ki güldürürken düşündürmüştür. duvara asılası bir karikatür, helal olsun.
uykusuz dergisinin hep es geçilmiş, adı gerilerde kalmış olan fakat en az diğerleri kadar başarılı olan şahane karikatüristi. her hafta kahkaha attırtmayı başarıyor.
-hanfendi siz şu kelin iki yanına... Beyfendi siz de yine aynı kabak kafanın bi arkasına oturacaksınız...
-gel lan tamam vericem bahşişini orspu çocuu.
-almıyorum lan!.. bu sefer de ben almıyorum...
son haftalarda dikkatimi çekmeyi başarmış uykusuzun çizeri.
çocuk gece annesiyle babasının yanında yatmıştı;
-baba dün ne horladın be arkadaş, arada da osuruyosun falan, vallaha 2 gram uykuyla gitcem okula ha..
-birdaha aramızda yatmayacak bu piç
-su çaya biraz dem koy ana, ayılayım, dayak yemiş gibiyim şerefsizim.