dizinin başından beri favori karakterimdir kendisi. kendisine olan aşkım nedeniyle en başlarda arkadaşların rahatsız edici bakışlarına maruz kalsam da sonradan herkes bir chuck bass in kolay yetişmediğini anlayıp bana hak vermiştir.
kırmızı beyaz lacivert bordo renkli 250$ lık J. press marka şahane ipek atkısıyla dizide arzı endam eden sevgisi, arkadaşlığı, nefreti, aşkı, kırgınlığı, kızgınlığı, tarzı bile bi başka olan karakter.
diziyi izleme sebeplerinden biridir.
o boynundaki atkıyı nerden bulduğunu görmek isteyenler için.
http://www. jpressonline. com/accessories_scarves. php
an itibariyle gossip girl'in cnbc-e de yayınlanan bölümünde **blair'in kendisine sorduğu, "nate'le beraber yaşamak istiyorum; ama önce söyle, bana karşı hissettiklerin gerçek miydi oyun muydu? gerçekse bile eminim hep birlikte bir çaresine bakabiliriz" sorusuna, gözünü bile kırpmadan yavrucuğum*leighton meester'ı ağlatarak "oyundu, kaybetmekten nefret ederim, gitmekte özgürsün" demiştir.
hemen akabinde "niye böyle yapıyon ki?!" diyen serena'ya verdiği "'cos i love her, but i can't make her happy"* cevabıyla, aşık veya acılı bünyeleri, hüzün, sis, vay be helal aq, ve daha nice bulutlardan bulutlara sürüklemiş, böyle bir havada hissettirmiştir. izleyen insanlar, kendilerini sorgulamış "adama bak lan, valla seviyor; aynısını biz yapamayız" demiştir. senaryoyu sorgulatmıştır.
keşke yanımızda olsa da elini öpsek, saygı duysak dedirtmiştir.