Elinde çok üstün kadrolar vardı. Galatasaray sabri, saido, ayhan akman, cihan haspolatlı ile falan oynarken daum’da hoydonklar, aleksler, anelkalar, prime tuncaylar falan vardı amk. Kaldı ki o zamanlar var falan da yoktu. Anelka topu elle kaleye sokuyordu. Bir şey olmuyordu. Aziz hakem odası falan basabiliyordu. Kısacası elindeki imkanlara göre başarısız bir td idi. Şimdi gelse -ki bence gelmeli- büyük hezimet yaşaması işten değil,
2004'te bazen tatlı çılgınlıklar yapardı. Dönerdi 3'lü savunmaya, Çekerdi ümit özat'ı liberoya. Selçuk ve Fatih Akyel'i çıkarır yozgatlı ve rebrov'u alırdı oyuna. Yozgatlı-aurelio-rebrov-tuncay orta alan dörtlüsüyle ve serhat-nobre-pvh forvet hattıyla maçı çevirirdi. Daha sonra da serhat-ali güneş değişikliyle de oyun güvenliğini tekrardan sağlar ve 3 puanı cebine koyardı. Ömer üründül, mehmet demirkol, şansal büyüka ve kemal belgin gibi garantici manyaklar yerden yere vururdu onu ama hıncal uluç ve Kazım kanat yere göğe koyamazdı.
"keşke bizde de öyle cesur hoca olsa" derlerdi.
Çok geçmiş olsun hocam. Senin yerin bizde çok ayrı. "Beni bilirsiniz, daima savaştım, yine savaşacağım" demiş kanseriyle ilgili. Umarım en kısa sürede atlatırsın kral..
beşiktaş ve fenerbahçe'de görev yapmış alman teknik adam.
o kadar maç seyrettim, o kadar gol sonrası teknik adamların hal ve hareketlerine takıldım. gol atan takımın hocaların kimi sevincini dışa vurur, kimi içine atar, kimi ciddidir ve istifini bozmaz, kimi de ihtiyatı elden bırakmayıp taktik konuşmaya çalışır.
bir de gol yiyen takımın hocalarına takılır kameralar. golü yiyince kimisinin suratı asılır, kimisinin yüzü gülmeye devam eder ama içi kan ağlar. kimisi de soğukkanlı bir şekilde seyreder, kimisi de hiç bir şey olmamış gibi fıstık yemeye çalışır. mesela fenerbahçe bir maçta gol yediğinde rakip takımın hocası sevinçten havalara uçarken o dönem fenerbahçe teknik adamı olan christoph daum, oturur vaziyette arka arkaya fıstıkları götürüyordu, hayatım boyu unutamayacağım enteresan ve komik bir kareydi.
Fenerbahçemizin efsanesi. onun dönemlerinde oynadığımız futbolu, alex'li, Pierre van Hooijdonk'lu, luciano'lu, tuncay'lı, appiah'lı, nobre'li, anelka'lı sezonları özledim. allah acil şifalar versin.
iyi bir adam ancak hayatınızda yapmak istemediğiniz şeyleri yaparsınız da üzerinizde tü kaka diye etiket kalır ya, ama aslında öyle bir insan değilsinizdir, çaresizlik, yalnızlık, suskunluk yüzünden üzerinizde bu etiket kalır. daum'da tahminimce öyle bir adam.
geçmiş olsun, allah şifa versin.
Fenerbahçe'ye benim izlediğim kadarıyla zico ile birlikte göze hoş gelen görsel zevki yüksek futbol oynatan iki hocadan biri. Dünya kupası arasına kadarki jesus'u da sayabiliriz. Geçmiş olsun daum.
Fenerbahçemizin efsanesi. Çok ama çok üzüldüm, yıkıldım adeta. Kendisini çok severdim. Fenerbahçe’ye dominant futbolu aşılayan ve mükemmel oynatan kendisiydi. 2000’li yılları domine etmemizin en önemli faktörüydü. Önce hooijdonk, sonra alex’le lige ambargo koydu. Üzerindeki gazi yazılı eşofman takımıyla kenarda güven verirdi. Çok özlemiştik, tekrar kavuşmak nasip olmadı. Hastalandı, kanseri yenemedi. En son 2 sene önce kulübümüzü ziyaret etmişti jesus döneminde. Veda ziyaretiydi belli ki. Işıklar içinde uyu hocam. Fenerbahçe tarihinin en iyi teknik direktörlerinden biriydin. Artık yukarıdan izleyip destekleyeceksin bizi. Ruhun şâd olsun.