chp' nin sahil kesimlerinde kazanmıstır çünkü, 1. dünya savaşı ve sonrasında, çektiği türlü felaketler, acılar, kadınların tecavüzden, ana karnındaki bebeklerin bile ölümden kurtulamayışı* insanlara, özellikle ege bölgesine, onu kurtaran 'ata' sını unutturmamıştır. o yüzden sahil kesimi ata' sına, onun cumhuriyeti' ne, ilkelerine bağlıdır. o yüzden sahil kesimi türkiye cumhuriyeti'nin altını oymaya çalışanlara fırsat vermemiştir. ne kadar bazıları gavur diye tabir etse de, bu gibi benzetmeler kişilerin bazı şeyleri sindirememesinden ileri gelmektedir. seçmen de rte nin zamanında söylediği 'ata ya saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok' , '10 kasımda yaygara koparıldı' gibi laflarını sindirememiştir. eger bu ülkede hala kendisi gibi sözde müslümanlar, namazını kılabiliyor, camilerden ezan sesleri yükseliyorsa, bilmelidirler ki bu hiç sevmedikleri mustafa kemal atatürk' ün sayesindedir.
sahil kesimdekiler eğitimi yüksek kesimlerdir gibi çok saçma bir yoruma yol açan olay.zira bu yorumu yapmak bile eğitim ve zeka seviyesini ortaya koymaktadır.
chp nin kazandığı sahil bölgelerinin ezici çoğunluğunun 1. dünya savaşı sonrası yunan işgaline maruz kalan bölgeler olması da ayrıca incelenecek bir vakadır, manidardır hani..
aldığı nefesin kıymetini bilen, burnunu karıştırıp onu kanepe arkasına silmeyen insan profilinin yaşadığı yerlerin sahil kentleri olması bu sonucu tetiklemiştir.
keşke ankara da deniz kenarında olsaydı, halkı rahat bir nefes alsaydı dedirten önerme. deniz, hayattır, bakış açısıdır en derininden. o nedenledir ki kapalı görüşü kabul ettirmez izleyenine.
bilinçli düşünebilen insanlardır çünkü. kukla insanı değiller onlar. gece sadece televizyon izlemiyorlar konuşuyorlar tartışıyorlar doğru yolu buluyorlar hadi dağılın..
milli şef inönü döneminde istanbul valisi olan bir prof. dr. fahrettin kerim gökay vardı. o zamanlar "halk" sözcüğü, ağızın kibar bir şekilde azıcık yamulması ile duyulan şapkalı "a" harfi kullanılarak, "hâlk" olarak söylenirdi. işte bu valimiz o günlerin elitist cehape'lilerine yaranmak için ankara'ya telgraf çekiyor: "hâlk plajlara hücum etti, vatandaş denize giremiyor".
acaba o zamanlarda mayo alacak parası olmayan yoksul gençler plaja donla gelip, hatunlara dikiz mi atıyorlardı? her ne hal ise, cehape soyluları plaja gelen hâlk'dan rahatsız oluyorlardı.
seçimlerle ne alakası var? çok alakası var.
bu yerel seçimlerde halk cehape'ye "plajını al da git!" dedi.
chp'nin büyük başarısı ya da büyük şansı. eğer ki, mevcut ekonomiyi devralsaydı, muhteşem krizle kucaklaşacaktı. bu da akp' ye müthiş bir bahane olacaktı.
''global kriz türkiye'yi teğet geçmişken, adamlar mahvetti.'' *. chp nin avrupa birliği ile ilgili düşüncesi her konuda olduğu gibi yine muhalefet. akp taraf mı? aman biz değiliz. akp karşı mı? tamam o zaman biz tarafız. aslında kimsenin göremediği asıl kriz 2010 un ilk yarısında ülkemizi fena vuracak. akp'nin ab konusundaki bu kararsız tavrı, yabancı sermayenin türkiye' den parayı çekmesi demek. işte o zaman ister chp gelsin, ister akp kalsın kimse bizi kurtaramaz. imkb' nin yabancı yatırımcıların elinde olması, adamların alıcı bulamaması 11 aydır ülkemize doğru dürüst sıcak para girmemesi, ahhh 2001 sen ne güzel krizdin dedirtecek. ilgili başlıklardan biri yukarı da gizli bakınız. *
öteki paranoyak chp seçmeni bir diğeri; 29 mart seçimlerinin en leri ve falan filan.
varsayalım ki sahil seridi, geliri yüksek kültürlü aydın insanlardır.
bu da demektir ki chp nin cahil kesme hitap etmediği ve bu ülkenin sözde cahillerini aydınlatamadığıdır.
chp de kendi ampülüyle aydınların yolunu aydınlatıyor.halbuki aydın insanların aydınlığa ihtiyacı nedir.
madem ki bu millet cahil kardeşim,o milletin anladığı dilden konuş.
bak tayyib'e, padişahıma halkın dilinden anlıyor ve halkı güzel bir şekilde kullanıyor.madem ki bu halk cahil sen neden kullanamıyorsun bu halkı.
okumakta cahilliği alır, eşşek gene eşşek.
akp li değiğiniz adamlar chp nin çarşaf olayını bile ağzına almadılar etraflı bi biçimde.
ki ben hala insanlara yapılan bir hakaretmidir yoksa chp nin tayyip taklidindeki beceriksizliğimidir çelişkideyim.
başbakan konuşmasında alanya-antalya yolunu tamamladık gene de yaranamadık dedi antalya için. demek ki kıyı kentleri verilen hediyelerin, yapılan yolların ne için olduğunu başbakanın bir güzel açıklamasından önce durumu algılayabildikleri için vermediler oyları. ya da ben izmir' i istiyorum gibi şımarık ve doyumsuz bir tavır sergilediği için şuan izmir'in hiç bir yeri-ayrıca diğer yerlere göre daha muhafazakar sayılan-menderes çiğli vs.. yerler dahi- akp' ye oy vermemişlerdir de chp'ye vermişlerdir oyları.
seçimden önce chp akıncıları tarafından zeka yükseltme seminerlerine maruz kalmış olmalarından ileri gelebilir...zira malumunuz , bunlar akp'ye oy verirken bidon kafalılar , göbek kaşıyan adamlardı.
sahille eğitimin bir alakası olmadığı (okuma yazma oranının en yüksek olduğu il olan tunceli bu olguya kaçınılmaz örnektir) gerçeği saptırılarak açılmış bir başlıktır. Ayrıca bu durum o2 ile de alakalı olsa idi rize belediyesinin bu sabah itibariyle chp de olacağı aşikardır. Daha çok bloklaşmış oylarla daha alakalı bir durumdur.