Bir maşrapa su döker gibi
abdest alan sevgilinin avuçlarına,
döküldüm çözülmez bir gece lisanından
aşkımı ıska geçen cehennemin
yol yordam bilmez yabancısına.
Çakala ekilmiş güvercin tohumuydum
Yaralı bir tanrı kaçırdım sırtımda taşıyarak
terkedilmiş hatıralardan. Şimdi hatırlıyorum da
bir atom bombası gibi düşmüştün dudaklarıma.
Yeter ki üzülme sen
Yeter ki gülleri dövme, küfretme
ağır ağır yaklaşan chopin akşamlarına.
Chopin akşamlarında bu şehir bana çok şaşıracak!
Chopin akşamlarında bu şehir, yangınları bana bırakacak!
Acelem yok, sırasıyla teker teker keserim kadınları
Nasıl olsa tek sırdaşım, elimdeki şu nankör bıçak!
Sen, öğrendiğin gibi terket beni, ezbere terket!
Bir kazağı yırtarak çıkartır gibi terket!
Farkındayım, takılmaz deli gömleklerine kravat
Ancak, ağır ağır yaklaşan chopin akşamlarında
şiddetli bir lodos gibi bakarken ben sana
cesedine koyduğum adı
nüfus memuru cinayete yanlış yazacak!