hakkında alınan haksız kararlara rağmen rakiplerini sikertecek takımdır. gönül isterdi ki guus hiddink ile 3-5 yıl daha çalışıp avrupanın ve dünyanın da ebesini sikertelim, ama şimdilik ancelotti ile idare edeceğiz.
ocak ayında angola'da yapılacak olan afrika kupası'ndan ötürü tüm ay boyunca michael essien, didier drogba, salomon kalou ve john obi mikel'den yoksun olacak kulüptür. takımda ciddi bir sarsıntı yaratması muhtemel olan bu durumdan en çok hoşnut olanlar sir alex ferguson ve boss olacaktır. ocak ayına kadar takımları chelsea ile mücadeleye devam edebilirse * çok enteresan bir durum ortaya çıkabilir.
sakatlıklarından ötürü jose bosingwa da silva'yı üç ay, frank lampard'ı da üç hafta boyunca kullanamayacak olan kulüp. bir de afrika kupası'na gidecek olanları düşününce manchester united'ın şampiyonluk şansı her geçen gün artıyor sanki.
chelsea jose bosingwa'dan kat be kat daha iyi olan ve kritik maçlarda bosingwa gibi gereksiz yere atraksiyonlara girmeyip saç baş yoldurmayan bir beki olan branislav ıvanovic ile 3 ay boyunca bosingwa'nın yokluğunu hiç aramayacaktır.
frank lampard kişisinin 3 hafta sakatlanması ise, son bir kaç aydır vasat altı olan futbolunu terketmeye karar vermesi ve artık takıma doğru dürüst katkı yapmaya karar vermesi için iyi bir aradır. şayet chelsea'nin maçlarını kaçırmayan chelsea'li taraftarlar lampard'ın haftalardır süren vasat, etkisiz futbolunu çok iyi bilirler..
afrika kupası maçları sırasında ise chelsea ligde 4 karşılaşma yapacak ve bu 4 takım hull city,sunderland,birmingham,burnley.. yani rakiplere diyeceğim odur ki boş beklentilere kapılıp fazla umutlanmayın..
bosingwa ve lampard'dan sonra en az 3 hafta da drogba'dan mahrum kalacak şanssız takım. allah belanı versin jonathan evans. allah belanı versin hakem ve yardımcı hakem. allah belanı versin fa.
09-10 sezonunda şu ana kadar oynadığı 21 resmi maçta 18 galibiyet alan takım.* şampiyonlar liginde hiç bir zaman yanında olmadığı şans faktörü de bu sene yanında olursa 2 büyük kupayı almak için hiç bir sebepleri yok. umuyorum ocak ayında yapılacak takviyelerle bu çizgisini bozmaz ve sezon sonunda rakiplerine bastonu yedirir.
3000. entrymi de bu güzide başlığa armağan ediyorum. *
tanım: şampiyonlar liginin en çok kazanan takımıdır. bu takıma halen başarısız diyebilecek angut beyinlilere de kapak olmasını temenni etmekteyiz. kazançlar milyon euro bazındadır.
bugünkü maçta evinde everton'la 3-3 berabere kalan takım. ayrıca everton'ın ilk golünü chelsea kalecisi cech atmıştır. ancak en yakın takipçisi manchester united, evinde aston villa'ya 1-0 yenilerek bu fırsatı değerlendirememiştir.
lakabı the blues olan ingiltere premier lig takımı. 1905 yılında kurulmuştur. müzesinde 3 ingiltere premier ligi şampiyonluğu, 5 fa kupası, 4 lig kupası ve 2 uefa kupa galiplerı kupası, 2 community shield kupası, 1 uefa kupası, 1 uefa süper kupası bulunmaktadır.
özellikle ismini 1996'dan sonra duyurmaya başlamıştır. sanılanın aksine roman abrahamoviç satın almadan önce de çok popüler bir klüp idi.
son yıllarda şampiyonlar ligi'nde hakem hatalarıyla mağdur kalan bir klüptür. öncelikle 2004 sezonunda liverpool'a çizgiyi geçmeyen bir gol yüzünden yarı finalde elenmiş, geçen yıl da şerefsiz tom henning ovrebo'nun vermediği yaklaşık 5 penaltı pozisyonu sonrası yarı finalde barcelona'ya elenmiştir.
şu sıralar hull city deplasmanında 1-0 geride olan takım.
arsenal'in evinde manchester united'a yenilerek "hacı manchester'la chelsea oynasın yav bana göre değil buralar" mesajı vermesi, bu maçı önemli kılan etkenlerin başında geliyor tabi ki. chelsea'nin kaybetmesi halinde "oyhş"luk bir şampiyonluk yarışı göreceğiz gibi. fakat chelsea alırsa artık pek kayıp yaşayacaklarını zannetmem. alır götürürler.
ama united da az değil ha, sizi gidi sizi.
edit: ilk yarı bitmeden 1-1 yaptılar. kendim için değil bak şampiyonluk yarışı olsun, lig renklensin falan, yenilin be ibneler...