cm 03-04'ün gölgesinde kaldığına inandığım oyundur. ikisini de 12 senedir yılın belli aralıklarında oynuyorum. cm 2008'in de cm 03-04 gibi birkaç bugı var. mesela cm 03-04'de hazırlık maçında aynı anda tüm takım oyuncularını çıkardığınızda bazen maç devam edebiliyor , rakip boş kaleye gol atabiliyordu. bunda da belli başlı defans oyuncuları her kafa vuruşu şansını gol yapıyor. liverpool'da antwi ve agger bir sezon ikisi beraber toplamda 20 gol atabiliyor mesela. cm 03-04'den iyi olduğunu düşündüğüm yanı ise sürdürebilirliği. cm 03-04'de 10 seneden sonra oyuncu sayısı azalmaya başlıyor. cm 2008 ise sürekli üretiyor. büyük ihtimalle dünya rekoru bana aittir. 2007'de başlanılan oyunla 2260'lara gelmiştim. save bozuldu. ve hayatımın en kötü haftasını geçirdim.
cm'nin 2010 versiyonun yanında başyapıt kalan oyun. menüler basit, taktikler, antremanlar içinden çıkılması zor bir durum değil. istikrarlı bir kadro ve buna paralel olarak taktikle, çok mütevazi takımları bile zirveye çıkartabiliyorsunuz. hala oynarım, zevk alırım.
bir zamanların efsane cm serisinin 2008 yılında çıkardığı oyun.
son derece başarısız bir oyun.
hele ki karşısında fm gibi çok iddalı bir yapım olunca malesef cm nin pek bir şansı kalmıyor. en başından ayırayacaklardı şirketleri. ne güzel kardeş kardeş geçinip gidiyorlar menajerlik olayında her sene çığır açıyorlardı. ayrıldıktan sonra fm kendisini bir nebze olsun kurtarmayı başardı ama cm tam bir hayal kırıklığı yaşattı bizlere.
hele hele yapımcı firmalar yollarını ayrıdıktan sonraki ilk cm oyunu neydi öyle, halen kabuslarıma giriyor. maç esnasıda adamlar sahada futbol mu oynuyor yoksa bilardo mu oynanıyor ayırmak çok zordu. oyuncu isimlerindeki hatalar artık komiklik derecesinde idi. aynı takımda aynı oyuncudan iki tane mi ararsın, türk kluplerinin yöneticilerinin tamamının yabancı olmasını mı beğernirsin, seç beğen al.
evet çok uzun yıllar oldu championship manager oynamayalı. düşünün en son 2003-2004 serisinin tadına varmıştım. sert ve keyifli bir oyundu o zamanlar. ama ilk tanışmam 2001' i ile oldu.
şimdi gelelim. kendisine. 2008 versiyonuna. şu sıralar 2009 piyasada fakat. biraz 2008' i inceleyelim. detaylarına inelim. kısaca cm' mimiz 2008' de neler getirmiş bakalım.
an itibariyle 5. sezonumu galatasaray ile tamamlamış bulunuyorum oyunda. ilk başta belirtmekte fayda vardır. inanılmaz derecede kolay hale getirilmiş ve yapay zeka sorunlar ile boğuşmak zorunda bırakılmıştır. bakın uzun zamandır oynamıyorum dedim ya. menülrin yerlerinin tamamı içinde geçirdiği evrim süresi dahilinde bambaşka boyutlara gelmiş. antrenman özelliği son derece rahatlatılmış. bireysel antrenmanlar çok da kasmıyor. yani aman o nasıl bu nasıl nerede hönk mönk demiyorsunuz.
taktik menüsü de güzel, transfer menüsü de. kısacası genel olarak menüler ve haber alma servisleri gayet iyi çalışmakta.
haber alma dedik ya... bir oyuncuyu istediniz diyelim. elemanlar vermediler. sinirlenip görüşmeleri yarıda kesiyorsunuz. eee? işte orada olay bitmiyor. haber alma servisiniz gece gündüz çalışarak; istediğiniz oyuncuya kimler kanca takmış kimler vazgeçmiş, kime gitmiş hepsini size iletiyor. burası da harika bir özellik. fakat ilerleyen yıllarda sıkmaya başlıyor.
yapay zeka... çok sıkmışlar. transferler berbat geçebiliyor. 2 milyon pound' luk bir oyuncunun kulübüne 10 milyon öneriyorsunuz diyelim. takım 5 milyona fit olduğundan dolayı 10 milyona balıklama atlıyor. gelin görün ki oyuncumuz teklifi kabul etmek istemeyebiliyor. isterseniz dünyanın en büyük takımı olun. adam istemeyince istemiyor. yeri geliyor tkaımını beğenmedim, yeri geliyor valla çok rahatım burada tadım tuzum kaçmasın diyebiliyor. burası oldukça saçma.
şimdi oyun gereğinden fazla kolay. yukarıda söyledim. ve yapay zeka aşırı şekilde sorun yaşıyor. bir örnek daha vereyim.
galatasaray ile hakikaten çok güçlü bir takım kurdum. 5 kez üst üste lig şampiyonluğu, 4 kez avrupa şampiyonluğu, 3 kez süper kupa, 3 kez kıtalararası kupa, 3 kez de türkiye kupası elde ettim.
bazı önemli maçlarda bu aldığınız kupaların hiç mi hiç önemi olmuyor. bazılarında ise acayip önem kazanıyor. milyonlarca pound değerindeki takımım lig sonuncusu ile berabere kalırken avrupa maçlarında aklınıza gelebilecek en güçlü takımlara 4 5 atabiliyor.
ekstra özellikler de var. her zamanki gibi maç sonunda veya maç başlamadan önce takıma konuşma yapacağımız zaman seçenekler geliyor. fakat çok kısıtlı. mesela adam çok kötü oynamıştır. okkalı bir küfür etmeniz gerekir. fakat "olsun güzelim boşver takma kafana" diye seçenekler çıkabiliyor. bazen komedi oluyor gerçekten.
size iyi bir taktik belirteyim. en iyisi takımla hiç konuşmamaktır. zira adamlar kendileriyle konuşmayınca daha da güzel oynuyorlar. maç sonunda 9 veya 10 derece puanı alanlara "afferin koçum" deseniz yeterli.
başka başka ne var derseniz; maçlarda değişik kamera açıları, oyuncu psikolojileri, mutsuz oyuncu tatmini ( konuşarak adamı kafalayabiliyor ve de sezon sonunda çaktırmadan şutlayabiliyorsunuz ) vs vs vs...
he bir de unutmadan eklemekte fayda var. 34-35 yaşlarına gelmeden bir oyuncuya kontrat teklif etmezseniz adam ben futbolu bıraktım gidiyorum diye söylenip sizi terkedebiliyor. verdiğiniz paralar arkasından bakakalıyorsunuz. bu yüzden kontratları mutlaka her sezon sonunda kontrol edin. ayrıca oyun 1 yıldan az, 6 aydan az ve 1 ay gibi sürelerde kontratları kalmış oyuncuları size haber verebiliyor. (1 yıldan azlar ana menüden gösteriliyor.)