nedense terbiyesi bozmuş, vardıysa tabii, bir yazar.sıkıştığınız anda ana avrat soy sülale devam ediniz, sonra nerde seviyeli yazar tartışır insanlar diyiniz.nerde olacak, bu tarz ahlak yoksunu tavırlı kişilerle muhatap olmuyorlar o kadar.
bil akis,çok yakıştı.
edit;belki de yakışmayacak biridir.siniri geçti mi acaba?
ulu orta küfredip kahrakmanı oynayan basit yazar. ''hey bakın ben ne çaylaklıktan ne sözlükten atılmaktan korkmuyorum, istediğime istediğimi diyorum, diyemeyenleri de kınıyorum'' diye er meydanına çıkmış.
aslında eceli gelen köpek cami duvarına işer misalidir. kanmayın...
ceviz meyvesinin yetiştiği ağaç. odunu karbon bakımından yüksektir, iyi yanar. bir de gölgesinde uyursan öldürür kelamı halk arasında yaygındır. sadece o kadar.
vakti zamanında şiir girme yarisinda beni sollayip geçen ve iyi de eden ama nedense bir kaç zamandir herşeyi koyvermiş olan yazardır. iyi yahut kötü yazardir diye tartismayacağim.
ama kendisinin terennüm ettiği su kelamlara;
'ulan bu sozlukte onceden mantik'a sahip, bilgili adamlar vardi. adam islam'i tarti$irdi, allah'i tarti$irdi, siyaset'i, tarti$irdi. onlar gitti, onlarin cogu sustu, mekan bazi bebelere, gerizekalilara kaldi.'
katiliyorum.
ama ne yazık ki kendisi yalniş kişileri suclayarak hata yapmaktadir. suclu onlar ne yazık ki susan ve gidenlerdir.
benim siyasi -yahut hayat- görüsümden olsun olmayan siktir gitsin demek ne yazık ki o gidenleri dehleyen zihniyet ile ayni zagondur. biz buna bok yemenin arapcasi diyoruz.
vel hasıl-ı kelam kendisi talihsiz kelamlarda bulunmuştur.
sözlüğünüzdeki bir kaç güzel yazarınızdan birine laf etmiş yazar. neymiş ayar versin diye tutulmuşmuş. tetikçi zaten bu. tanırım.
len burası çocuk parkı mı? siz ne arıyorsunuz burada o zaman ayar karşıtları? bırakın muhattabı yazsın.
gerçi vazgeçtim lan. siktir edin yazın döşeyin buraya.
"abi ama ama ama bana amına koyum dedii:((" serzenişleriniz sizi o kadar tatlı şirin gösteriyor ki. sevesim geliyor.
üçüncü nesil silik dün gece girdiği sokayım çıkarayım ben hepinizden daha iyiyim entrylerinin ve özel mesajdan ettiği küfürlerin cezasını almış klavye delikanlısı.
dün gece bi silah arkadaşıma ve bizlere girdiği; sokayım çıkarayım ben hepinizden daha iyiyim ve de amınıza koyum (bunu unutmamak lazım lütfen) entrylerinden sonra onu çok pis tahrik ettik özel mesajla. sonunda öyle küfürler etti ki. hayvanlığımızdan utandık:((
ceviz ağacı buradan beni duyuyorsan şunları söylemek istiyorum. biliyorum şu anda uçmanın acısını çok derinden hissediyorsun. oh olsun sana. lütfen küfür etme ve ayar verme. delikanlılık öyle olmuyor çünkü;
delikanlılık, sözlükte 3-5 kişi bir olup nickaltı girmekle beyinsizlik fırtınası yaratmakla ve de bizden olmayanları sözlükten kaçırmaya/uçurmaya teşvik ile olur.
delikanlılık, dışarda bir adama karşı 50 kişi taşla sopayla dalmakla olur.
delikanlılık, nihal atsız(hhühehet köpek! destursuz ağzına alma) ve onun gibilerin fikirlerini savunmakla olur.
artık uçtuğun için rahatça söyleyebilirim; olm sen var ya (dilimi ısırarak) klavye deliğanlısısın! siliksin. uçuksun. oh olsun.
silik oldugunu görmemle lanet olsun dememe sebep olmuş yazar. sözlügün farklı yüzüydü, entrylerini okuyup da edebiyat adına bir şeyler ögrenmemek imkansızdı, da ne oldu böyle.. yazık oldu.
nikini severdim, kendim bulmuş kadar severdim, görememek çok üzecek beni. lanet ya.
ustaca kullandığı tahammül edilemez ağzı bozuk harfler, sözsüz konuşmaya başladığında arsızlığı, hayranlıkla yer değiştiren ender azınlıktandı. kullandığı altın uçlu sivri kalem bu kalabalıkta çoluk çocuğa batmış anlaşılan.
Başım köpük köpük bulut
içim dışım deniz
Ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkı'nda
Budak budak, serhan serhan
ihtiyar bir ceviz
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında
Ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkında
Ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında
Ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkında
Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl
Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril
Kopar ver, gözlerimin gülüm yaşını sil
Ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkında
Ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında
Yapraklarım ellerimdir tam yüzbin elim var
Yüzbin elle sarılırım sana, istanbul'a
Yapraklarım gözlerimdir şaşarak bakarım
Yüzbin gözle seyrederim seni istanbul
Yüzbin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım
Ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkında
Ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında.
Rivayet edilir ki Nazım Piraye'yi beklemektedir Gülhane Parkı'nda. Aynı sıralarda Nazım için kaçak zamanlar da başlamıştır. Tam da hasretiyle yanıp tutuşmaktadır Piraye'sinin. Sonra bir tarafta polisler belirir ve Nazım saklanır kocaman ceviz ağacının dallarının arasına.Piraye'de diğer taraftan belirir. Nazım Piraye'sini izler uzaktan, Pirayes'si Nazım'ı arar, Nazım polisten kaçırır sevdiğini arayan gözlerini. Derken oracıkta bu dizeler yazılır;
''Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkı'nda, Ne sen bunun farkındasın, ne de polis farkında''
hikayesi insanı hüzünlendiren şiirdir; piraye nazım'ın gelmeyeceğini düşünerek beklemekten vazgeçer. biraz sonra polis gitse de nazım piraye'nin izini bulamaz.**