"Kimi başında taçla doğar, kimi elinde kılıçla. Ben kalemle doğmuşum. insanlar kıyıcıydılar, kitaplara kaçtım. Kelimelerle munisleştirmek istedim düşman bir dünyayı. Şiirle başladım edebiyata, cıvıldayan bir kuş kadar rahattım yazarken, kulaklarımda bir ses uğulduyordu, etrafımdakilerin duymadığı bir ses. Ve defterler kendiliğinden doluyordu. Sonra ilmin, ilhamı dizginleyen sert disiplini... Histen ve hissiden utanış. Nazımdan nesre, öznelden nesnele adayış. "
Ve gece bir deniz kızı gibiydi. Şarkılarla başladı yıldız yıldız; köpük köpük.
Kah bir çöl rüzgarı gibi yakıcı, kah bir çöl gecesi kadar serin.
Hangi beste sözün musikisiyle, sözün füsunuyla boy ölçüşebilir.
Kelime kanattır, kelime buse.
Ve gece bir deniz kızı gibi başladı. Harikulade gözleri vardı gecenin.
Ve saçları bir kucak alevdiler ve dudaklarında bütün yaraları kapayan,
bütün zilletlerin hatırasını silen bir iksir.
Bu ülke, mağaradakiler eserlerinin yazarı olan, lys çalışan öğrencilere ezberletilen ama hakkında soru çıkmayan sürü dolusu yazarlardan biridir benim için. Çıkaydın iyiydi.
Düşünce Adamı Tarihe, Kucağında Yaşadığı Topluma Angajedir “ … Evet, düşünce adamı bir zümrenin emir kulu değildir. Hiçbir merkezden talimat almaz. Bir partiye bağlı olmayabilir. Ama tarihe angajedir; kucağında yaşadığı topluma angajedir. Yani vatandaş olarak vazifeleri vardır: belli savaşları kabul etmesi, belli tehlikeleri göze alması lâzımdır. Bir devrin şuuru olmak zorundadır o. Başka vazifesi: bütün hakikatleri yoklamak, bütün yalanların maskesini yırtmak, kalabalığa doğruyu göstermek. Bazen yangın kulesindeki nöbetçi olacaktır, bazen engine açılan geminin kılavuzu. Sokakta insanlar boğazlanırken, düşüncenin asaletine sığınarak, elini kolunu bağlamak, düşünceye ihanettir. ” Mağaradakiler
üstad kendini aydın sanan kriptolara yıllar öncesinden mesaj veriyor.
Cehennem de olsan, şeytan da olsan, fahişe de olsan, ölüm de olsan, günah da olsan, levis de olsan, benimsin. Seni seviyorum. Elbette zaman zaman kuduracağım. Elbette kelimelerim hançerleşecek. Sen benim yalnız cennetim değilsin ki.. Kâinat gibi bütünsün. Benimle bütünsün, benim göğsümde bütünsün.
"tarih; tabiat kuvvetleriyle insan zekasının mücadelesidir."
"ideal; tezle antitezin insanla tabiat arasında olmasıdır."
"homo faber çok ilerledi. ve tabiata hükmeden insan, insanlığı bi parça unuttu. tabiatın reçetelerini çalan büyücü çırağı fazla mı ileri gitti? yokluktan çıkan makine ordusu karşısında insan şaşırmıştır."
'sağ ve sol bilincimize giydirilmiş deli gömlekleridir. insan bazı bahiste sağcı, bazı bahiste solcudur' demiş. Ne de güzel söylemiş. Toplumun her kesiminde iyi insan da vardır itoğlu it de vardır. Sadece onlara bakarak genel bir kanıya varılmamalı.
bu ülke eserini okuyup beklediğimi bulamadım. çok dağınık yazdığı için kafamda bir fikir oluşturamadı. tespitleri güzel ama çözüme dair fikirleri zayıf kalmış gibiydi.
nazım şair, Cemil Meriç ise deneme yazarı nasıl kıyaslanacak ki.
Herkes bir kitabını okumalı mutlaka.
edit: solcuların kendinden olmayanı aşağılama etkinliğine hoş geldiniz.