Cemal Süreya kimdir? | Soyadındaki y harfi nasıl silindi?
09/01/2015
Bugün ünlü şair Cemal Süreya'nın vefat edişinin 25. yıl dönümü. Peki Cemal Süreya kimdir (Hayat hikayesi ve biyografisi)? Cemal Süreya'nın soy ismindeki "y" harfi nasıl silindi, hikayesi nedir? işte detaylar...
Asıl adı Cemalettin Seber olan Cemal Süreya, 1931 yılında Erzincan'da doğdu. Babası Hüseyin Seber, annesi ise Gülbeyaz Seber'dir. 6 yaşında ailesiyle beraber Erzincan'dan ayrılarak Bilecik'e yerleşti. ilkokula, Bilecik'te başladı ve istanbul'da devam etti. Lise öğrenimini Haydarpaşa Lisesi'nde yaptı. Yükseköğrenimini ise Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde tamamladı.
Üniversiteden mezun olduktan sonra Maliye Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, Orta Doğu iktisat Bankası ve Türk Dil Kurumu'nda çalıştı.
Annesini küçük yaşta kaybeden Cemal Süreya, edebiyata yönelişi ile ilgili şunları söyler: "Belki beni edebiyata götüren bir sürü neden vardır. Ama bir keskin neden ararsam bunu annemde bulduğumu söyleyebilirim."
Cemal Süreya'nın okuma tutkusu çocukluğunda başlamıştı. O günleri şöyle anlatıyor: "Bizim çocukluğumuzda her kitabı bulamazdık. Bunun için elime ne geldiyse okudum. Hatta sokakta kese kağıdı ve gazete bulurduk, içinde roman varsa okurduk."
Dostoyevski'nin yazarlık kariyerinde önemli bir etkisi oldu: "Benim edebiyatla ilgili olarak ikinci bir doğum tarihim var: 1943. Dostoveyski'yi okudum ve ondan sonra hiç huzur kalmadı bende."
Cemal Süreya, şiir ve yazılarını çeşitli dergilerde ve gazetelerde yayınladı. 1990 yılında vefat etti.
Kendine özgü söyleyiş biçimi ve şaşırtıcı buluşlarıyla, zengin birikimi ile, duyarlı, çarpıcı, yoğun, diri imgeleriyle ikinci yeni şiirinin en başarılı örneklerini vermiştir. Ölümünden sonra adına bir şiir ödülü kondu. 1997′de de Cemal Süreya arşivi yayımlandı.
CEMAL SÜREYA'NIN ESERLERiNDEN BAZILARI
Üvercinka
Göçebe
Beni Öp Sonra Doğur Beni
Güz Bitiği
Şapkam Dolu Çiçe
CEMAL SÜREYYA'NIN SOYADINDAKi "Y" HARFiNiN YOK OLUŞ HiKAYESi
Üvercinka, güvercin kanadından kısaltılarak elde edilmiş bir sözcük. Barışa, aşka dayatmaya dönük…
“Elma” şiirinde, adındaki “Y” harflerinden birini attığını ilan eder. Nedeni, kendi anlatımına göre, arkadaşıyla bir telefon numarası üzerine girdiği iddiayı kaybetmesidir. Söz konusu telefon numarası, Üvercinka’nın…
Cemal Süreya, “O zaman çok güvenirdim belleğime. Telefon numaralarını falan kaydetmezdim. Belki de kaydetmediğim için kalırdı. Ona dedim ki, eğer bu böyleyse, ismimden bir harf atarım dedim. Kaybedince, ismimde harf aradım, iki tane olandan birini atmak daha uygun geldi.” der.
BiR BAŞKA VERSiYONU iSE ŞÖYLE
Cemal Süreya ve Sezai Karakoç üniversitede sınıf arkadaşıdır ve sınıflarında 'Muazzez Akkaya' isminde bir de kız varmış. ikisi de bu kızı gizliden gizliye severlermiş. Sınıfta gün boyu aynı kıza duydukları ilgiyi birbirlerine anlatırlarmış. Hatta Muazzez'e yazdıkları şiirleri birbirlerine okurlarmış. Sonra bu aşk, zamanla kızışmış ve birbirlerine 'ben elde ederim, sen edersin' derken 'kim elde edecek?' diye iddiaya tutuşmuşlar. Kaybeden büyük bir bedel ödeyecek demişler. Ve bu bedel ömrü boyunca üzerinde kalacak. Bedene fiziksel bir zarar olmayacak diye de karar kılmışlar. Ve sonunda adını değiştirmeye gelmiş olay.
Cemal Sürey(y)a kazanırsa ;Sezai Karakoç'un soyadı 'Karkoç' olacak.
Sezai Karakoç Kazanırsa ; CemaL Süreyya'nın soyadı 'Süreya' olacak.
Tahmin ettiğiniz gibi kızı Sezai Karakoç elde eder ve onunla çıkmaya başlar. Cemal Süreyya da gidip tek 'Y' harfini attırır soyadından... işte Süreyya'dan Süreya'ya geçiş dönemi böyle olmuştur.
Peki sonrasında ne oldu?
Muazzez Akkaya Sezai Karakoç'un kendisi ile bir iddia sonucu çıktığını öğrenir. Biraz da sorunları olan Muazzez bunu kaldıramaz ve okulu bırakıp ve memleketi olan Geyve'ye gider. Sezai Karakoç bu duruma çok üzülür ve Muazzez Akkaya'ya ithafen Mona Rosa'yı yazar. Şair Karakoç,1950 yılında Mülkiye'de öğrenci iken yazmıştır ancak 2002 yılına kadar yayımlanmamıştır.
7 yıl boyunca cemal süreyya'nın en yakın arkadaşı ülkü tamer'in asistanlığını yapmıştım.
ülkü tamer'in şu şiiri kendisine okuduğu anlara canlı tanıklık ettim.
Tanrı
Bin birinci gece şairi yarattı,
Bin ikinci gece Cemal'i,
Bin üçüncü gece şiir okudu tanrı,
...
"Sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin, sırf onaydı.
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı
Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı istanbullular
Şurda da etin çoğalıyordu
Dokundukça lafların dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek. "
...
Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beniNe kadar yakından ve arada uçurum;
insanlar, evler, aramızda duvarlar gibiUyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözleriniSen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli
Bütün Türk erkeklerini çatlatacak derecede seks,erotizm,aşk bilgisi olan şair.
Evet erkekler.
Siz bir Cemal Süreya,Edip Cansever,Turgut Uyar olamazsınız!
Dizelerinde yaşamaya devam eden, yüreği ve şiiri Güzel bir abimiz. Hak teala şiiri hatırına kendisini hoş tutsun.
Böylelikle yüreği güzel şairler terki diyar eyledi, melun ve ayarı bozuk not kitabı yazıcılarına kaldık.
Anıldığında oğlu memo aklıma gelir, ki Memo ile imtihan edilmişti. Memo babası süreya'dan kalan kütüphaneyi eskicilere peşkeş çekti. Allah hayırlı ve hatır bilen evlatlar versin.
Ne güzel adamlar var.
Seven, Özleyen, Bekleyen, Şiir yazan, Vazgeçmeyen, ihanet nedir bilmeyen,
Aşık olabilen.
Ve Bir de kadınlar var;
Böylesi adamlara hiç denk gelmeyen.
cemal süreya'nın sevdiğim çok fazla şiiri var. balzamin benim için en özel olanlarından birisi. sanırım bu kadar özel olmasının nedeni olamadığım, olamayacağım ama her zaman hayranlık duyduğum o muhteşem kadını anlatması.
bir insan edinemedim kendime, ama bir şarkı edindim bir de umut.
"çocuksundur da."
Kendi saçma yazılarının altına cemal süreya yazan Einsteinların da farkındayız. Bence böyle şeylere kalkışmayın birgün bu konuları gerçekten bilen biriyle karşılaşabilirsiniz.
Şiire gitmeyi ve yersizyurtsuzluğu öğreten şair. Cemal Süreya'da şiir adsız ve sansızdır. Çağrılmaz, okunmaz; sadece hissedilir. Bir tutkudur onda şiir. Benimsenmişdir. Cemal Süreya okuyorsanız bir yolculuğunuz var demektir. Dahası sürgünsünüz demektir.
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı
Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı istanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karakoy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik
Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.