186.
" Gerçek aşk şans oyunları gibi.
Hayali bile mutlu edebiliyor insanı;
fakat tutturabilene 'aşk olsun' ."
Şarkılara dönüşen şiirleriyle tanıdığımız Türk edebiyatının usta şairlerinden Cemal Safi yaşamını yitirdi..
Mekanı cennet olsun..
8.
büyük aşkların, büyük şairi. her mısrasını, yüreğimizin tiktaklarıyla alkışladığımız adam.
iş işten geçmeden, gel de söz dinle,
sen benim aşkımla baş edemezsin.
ben sarhoş gezerken senin derdinle,
sen kendi gönlünü hoş edemezsin.
gül sefa sürse de bülbül çilerken,
bin pişman olmaz mı rengi solarken,
ben sana dört mevsim bahar dilerken,
sen benim yazımı kış edemezsin.
fırtına biçersin ey rüzgar eken,
borcunu faizle öder geciken,
sen benim gezdiğim yolları diken,
yattığım yatağı taş edemezsin.
gülersin aşığı yedekte sayıp,
yetmez mi ardından verdiğin kayıp,
kınalı kekliğim elde var deyip,
sen beni kafeste kuş edemezsin.
kapılma hayalin renk akışına,
ağlarsın gerçeğin can yakışına,
ben kurban olurken bir bakışına,
o canım gözleri yaş edemezsin.
aklını başına topla da vazgeç,
beni dinle de vuslata gün seç,
sen benim elime mecbursun er geç,
bahtımı Mecnun'a eş edemezsin.
9.
okumaya doyulmayan şiirlere gönlüyle imza atmış şair.
seni bilmem ama ben kararlıyım
şu garip sevdadan cayalım gitsin
bu aşkta senden çok ben zararlıyım
bir kumar oynadık diyelim gitsin
içimde bir his var benden pes diyor
olmayan duadan ümit kes diyor
madem ki bahtımız böyle istiyor
kaderin emrine uyalım gitsin
seninle burcumuz tutsaydi keşke
aslanlar bir başka yengeç bir başka
yarını olmayan hayırsız aşka
ayrılık nikahı kıyalım gitsin
farzet ki bir rüya gördük ikimiz
gerçekte bu hissi tanımadık biz
böyle bir masalı yaşamadık biz
bir varmiş bir yokmuş sayalım gitsin
marifet feleğin elinden çıkmış
dünyada başka bir terzisi yokmuş
kerem'i aslı'yı narına yakmış
ateşten gömleği giyelim gitsin
tiryaki gönlümde olmasın kuşkun
tek sana müptela tek sana düşkün
ardından bir ağıt yakalım aşkın
adını elveda koyalım gitsin.
13.
git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
günahıma girmeden, katilim olmadan git!
git de şen şakrak geçen günlerine gün ekle,
beni kahkahaların sustuğu yerde bekle.
git ki siyah gözlerin arkada kalmasınlar,
git ki gamlı yüzümün hüznüyle dolmasınlar.
mademki benli hayat sana kafes kadar dar,
uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar.
hadi git, benden sana dilediğince izin,
öyle bir uzaklaş ki karda kalmasın izin.
kahrımın nedenini söylesem irkilirler;
çünkü herkes beni Kays, seni Leyla bilirler.
sanırlar ki sen beni biricik yar saymıştın;
oysaki hep yedekte, hep elde var saymıştın.
hadi git, ne bir adres, ne bir hatıra bırak,
zannetme ki, pişmanlık, mutluluk kadar ırak!
sanma ki fasl-ı bahar geldiğim gibi gitmez,
sanma ki hüsranını görmeye ömrüm yetmez.
her darbene tahammül edecektir bedenim,
gururum mani olur perişanıma benim.
yari Ferhat olanın ellerle ülfeti ne?
şirin ol katlanayım dağ gibi külfetine.
henüz layık değilken tomurcuk kadar aşka,
sana gül bahçesini kim açar benden başka!
hercai arılara meyhanedir çiçekler,
kim bilir şerefinden kaç kadeh içecekler!
mademki aşk tablosunun takdirinden acizsin,
git de çağdaş ressamlar modern resimler çizsin.
ne vedaya gerek var, ne de mektuba hacet,
git de Allah aşkına bir selama muhtaç et
güllere de aşk olsun gene sen kokacaksan
fallara da aşk olsun gene sen çıkacaksan
kopsun nerden inceyse artık bu bağ, bu düğüm
her gece daha berbat, daha vahim gördüğüm.
korkulu düşlerimi yorumdan kaçırıyorum
sırf sana üzülüyor, sırf sana acıyorum
git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
günahıma girmeden, katilim olmadan git.
19.
büyükharf yayıncılık'tan çıkan şiir kitabının * mutlaka el altında bulunması gerektiğini düşündüğüm şair. içindekiler kısmına baktığınızda şiirlerinin çeşitli başlıklar altında toplandığını göreceksiniz:
gelin birlik olalım
sevda şiirleri
içlenmeler
hicivler
ben sözün şehriyim
dörtlükler
ithaflar
kitabın ilk sayfalarındaki dörtlüğü de iliştirmek gerek.
geleneği yaşatmak görevim kadar arzum
aruz sünneti arzım, hece vezniyse farzım
zordan vazgeçemedim, kolaya kaçmadım
ecdadıma saygımdır şiirde nazım tarzım
33.
Tanıştığım için kendimi şanslı hissettiğim şair. Güzel muhabbeti, mütevaziliği ve sohbeti ile sevecen bir insandır. imzalayıp, güzel notlar düştüğü şiir kitabı ise saklanasıdır.
3.
dolunayın ışıttığı varlıklara bakarken bir geceyarısı, soluğunun dokunduğu her nesneyi ağulayan, ne onunla mutlu olunan ne de onsuz bir çizgi çekilebilen aydınlığa...
keşkelerle başlayıp devam eden iç çekişler, vakti tüketişler...dile gelen bir şarkı sonra hep o şarkı zaten...
ne kadar zulmetsen ah etmem sana
her iki cihanda gül kana kana
seninle cehennem ödüldür bana
sensiz cennet bile sürgün sayılır
yalan mı söyledin göz göre göre
ne zaman dolacak verdiğin süre
gönülden gördüğüm takvime göre
aldığım her nefes bir gün sayılır
14.
yazdığı her mısrayı, hedefine ulaştıran şair.
güldüğün her yerden gül biter sanma
sen beni ilk defa yaralamadın
ben sana kul köle olurdum amma
sen bana bir günlük yar olamadın
bu kadar yüklenmek var mı susana
yerimde olup da çıldırmasana
ben gönül köşkümü açtım da sana
sen sokak kapını aralamadın
hançerle mavzerle yıkılmazdım da
süründüm aklımı senle bozdum da
ben sana yüzlerce roman yazdım da
sen bana bir satır karalamadın
onbinde bir kula nasip olsam da
kadrimi bilmedin nimet olsam da
ben senın bağına rahmet olsam da
sen benim dağıma kar olamadın
kalplere şifalar sunan meyvaydım
her keyfe kedere derde devaydım
ben senin bahtına gülen ayvaydım
sen bana ağlayan nar olamadın
yıllara mal oldu gözümden düşmen
ey şimdi aynayla kavgalı düşman
her zaman mahçupsan her zaman pişman
sen kendine yar olamadın.
10.
"vur da öyle git" isimli şiiriyle yürek dağlayan şair.
idam mahkumunun söz hakkı vardır
bari son arzumu sor da öyle git
arının çiçekte göz hakkı vardır
bir buse için dur da öyle git
madem gidiyorsun bura son durak
ne adres, ne mektup, ne resim bırak
kendinden bir parça bir cisim bırak
saçından birkaç tel ver de öyle git
ardımdan bir damla yaş dökeceksen
adımı andıkça ah çekeceksen
kabrime bir gonca gül dikeceksen
ne olur yaşatma vur da öyle git
hem yıllarca oyna gönül sahnemde
hem perdeyi kapat en mutlu demde
sitem oklarına hedef sinemde
açtığın yarayı sar da öyle git
pişmanlık duyar da dönersen geri
gel de gör aşkından kalan eseri
seyret ateşinin düştüğü yeri
hasretin zulmünü gör de öyle git..