amerika'da ve türkiye'de bulunan meşhur bir tanesinin artık sadece türkiye için sorun teşkil etmediği oluşum. artık abd'de de sorun yaratmaya başlamıştır, abd'deki okullarda ciddi sayıda öğretmeni olan cemaate bazı davalar açılmış. basına pek yansımasa da los angeles times gibi yerlerden bakabilirsiniz.
ülkenin idaresini eline alan, allahtan korkan, namazında niyazında, tertemiz simalı güzel insanların oluşumudur. ülkeyi şimdiye kadar yöneten derin deevlet ve ergenekon terör örgütünün elinden kurtarmış, rezalet ekonomiyi düzeltmiş ve insana insan muamelesei yapılmasına sebep olmnuşlardır inşallah.
şimdilerdeki bilinen, akla getirdiği anlamını ele alırsak, tesbihte hata olmaz; bana peygamberimiz zamanındaki müşrik'leri hatırlatan insanlar topluluğu. zira onlar da önderlerinin dediğine inanıyor, sözlerinden çıkmıyorlardı; atalarının dinini koruyor kendilerince, ata dinimiz elden gidiyor galeyanı ile hz. muhammet'e saldırıyordı; çoğunluktan güç alarak farklı düşünenleri sindirmeye çalışıyorlardı.
şimdikilerle ne farkları var? akl-ı salim düşünün, şimdiki cemaatçiler, yobazlar o devirde yaşasalardı hangi tarafta olurlardı?
arapça kökenli bir kelime olup anlamı toplanmak "cemea" fiilinden gelmektedir. toplanma eylemini gerçekleştiren topluluğa ise cemaat denir. aslında aynı fikri paylaşmayanlarında oluşturduğu topluluğa cemaat denebilir ama pek çok kelimede olduğu gibi bu kelimede dilimize geçerken manasal deformasyona uğramıştır.
sözlükte dahi herkesin bir şekilde içinde bulunduğu insan topluluğuna verilen ismin osmanlı da kullanılan halidir. (arapça mıdır farsça mı bilmem). devrimci literatürde örgüt-örgütlülük denir, günümüzde cemaat kelimesini kullananların biraz daha dindar olduğu gözlenmektedir. ve yine günümüzde bu kelimeyi kullanıp bu kelimeyi kullananlarla ortak iş yapanların her işleri yolunda gitmektedir. ama inançlarının sonucu değildir bu iyi gidişatın sebebi tamamen devlet içine yerleşmeleri, insanların alın teri ile aylarca uğraşarak edinerek elde ettikleri bilgi birikime karşılık cemaat içindeki adam kayırmacılık ve hak yemeleri, vb. bir sürü örnek verilebilir. an itibari ile okyanus ötesinden kolaylıkla yönetilebilecek teknolojiye sahiptirler. 12 eylül darbesinden beslenerek çıkmış olup türkiye nin başına çorap örmek gibi büyük bir emelleri vardır. masonlara laf söylemekten geri kalmaz, hristiyanları dost edinmeyiniz der ama onlardan çok daha mason çok daha tehlikeli işler çevirirler. kime göre neye göre derlerse bilime göre, gerçeğe ve doğruya göre, halka göre, insanlığa göre, özgür bir vatana göre.
türkiye'de resmi olarak sadece müslüman olmayan dini gruplar için kullanılan terim. yoksa türkiye'de resmi olarak tanınmış müslüman bir cemaat yoktur. (bkz: diyanet işleri başkanlığı)
türkiye' de; dini gruplardır. oluşumu oluşturanlara müthiş imkanlar sağlarlar.
bunlardan bir tanesi:
- yurtdışına, çok rahat üyelerini gönderiyolar.
bu adamlar kimi göndereceğini de iyi biliyolar. amına koyim, adam ot gidiyor, ot geliyor.
- baba, gezdin mi?
+ hayır.
- am üstünde kabuklu badem yedin mi?
+ hayır.
- ne yaptın?
+ okula gittim, geldim, çalıştım, yattım.
- iyi bok yedin.
- eee, neden döndün?
+ ısınamadım oralara.
- memleketin çok sıcak di mi?
+ di.
sanki sana prens charles hayran kaldı, dümbük.
gönder iş yapan adamları; am üstünde, bademin kabuğunu kırsın, buza soksun. buzlu bademi de kızcağızımızla paylaşsın.
dil öğrensin, kültür öğrensin, ortam görsün. bu adamları ne yarrak yemeye gönderiyon ellere. orada yaptıkları herşey türkiye' de de var.
madem gönderiyorsunuz, iş yapacak adamları gönderin. sağlı sollu ataklarla rakip kaleye golü atsın.