cemaat toplantısına giden kemalist

    .
  1. .
  2. .
  3. .
  4. kemalist aydınlanma günlerimden birinde eski dostlarımdan biri ısrarla beni bir toplantıya davet etti. davete icabet etmemek olmazdı tabii ben de bu yüzden dostumun hatrına daveti kabul ettim.

    akşam üzeri toplantıya gitmeden önce her zaman yaptığım gibi atatürk imzalı kravat iğnemi ve oklu parti rozetimi takarak dostumla sözleştiğim gibi buluştum.

    beraber toplantının yapılacağı yere gittik. benim gibi birkaç kişi daha vardı ve hepsi de tıpkı benim gibi sinekkaydı traş olmuş, güzel parfümler sürünmüş ve temiz insanlardı.

    gittiğimiz evde üniversite öğrencileri kalıyormuş ve bu insanlar da öğrencilere maddi destek sağlayan saygın işadamlarıydı. yemekten sonra aralarından bir kişi arapça kuran okudu ve daha sonra türkçe mealini de okuyup yorum yaptı.

    toplantının burasında arapça okumasa daha iyi olacağını söyledim kendisine. ben de müslümanım ancak araplar birinci dünya savaşında osmanlıyı arkasından vurmuş ingilizlerin safında yer almış bir millet bu yüzden kendilerinden nefret ettiğimiz ifade ettim.

    arapların tamamı bize ihanet etmiş olsa savaşın sonuna kadar ordularımız oralarda çarpışabilir miydi? dedi bir tanesi. üzerinde fazla düşünmedim.
    atatürk ve birkaç subay arkadaşı trablusgarp'a savaşmaya gittiklerinde oranın halkını örgütleyip bir direniş oluşturmadılar mı? dedi. biraz aklım karışmadı desem yalan olur. halbuki bütün arap halkları bize ihanet etmiş olmalıydı benim öğrendiğim şey buydu.

    neyse aklımı karıştıran bu kısmı fazla uzatmak istemiyorum. bir ara çay getirdiler ve çay içtik, ancak ne yalan söyleyim ben içki bekliyordum. bir ara tuvalete gideyim dedim, bana tuvaletin yerini gösterdiler. tuvalete giderken kapısı açık olan odalardan birinde ders çalışan bir genç gördüm. bu gencin beynini yıkadıklarını anlamıştım. belki çok geç kalmamışımdır diye yanına girdim.

    evladım sen burada ne yapıyorsun? dedim.

    "amcacığım yarın sınavım var ona çalışıyorum" dedi.

    "ben sınavını sormadım evladım. bu insanlarla ne yapıyorsun, bunlar çok tehlikeli insanlar kendini korumalısın" dedim. "bunlar ülkeye şeriat getirmek isteyen bir gruba benziyorlar. sen bunların yanından ayrıl" dedim.

    "amca ben uzun zamandır bu insanlarla birlikteyim, hiç kimse de senin paranoyak olmanı gerektirecek şeyler yapmıyor. biz okulumuzu bitirip ülkemize yararlı insanlar olmaya çalışıyoruz" dedi.

    bu çocuk için artık çok geç diye düşündüm. içlerinde arkadaşımın da olduğu salondaki grupla bir daha muhatap olmamak için sessizce kapıdan çıktım. beyoğlu'na yakın bir mekandaydık, yürüyerek istiklal caddesine çıktım. benim çağdaş ülkemin çağdaş yüzünü görmek beni rahatlatacaktı. çağdaş gençlerin bulunduğu bir bara girdim. kendime rakı ve meze söyledim. biraz ileride çağdaş bir genç kız ve oğlan öpüşüyordu. telefonum çaldı arayan gerçek bir kemalist olan bir başka arkadaşımdı. çocuğu ona aldığı arabasıyla kaza yapmış, yanındaki kız arkadaşı ağır yaralıymış yardımıma ihtiyacı vardı.

    olay yerine gittiğimde polisler genci kelepçelemiş götürüyorlardı. onları engellemeye çalıştım "çocuk aşırı alkollüymüş, kız ölürse başı büyük belada" dedi bir polis.
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük