bastırılmış, güdülenmiş duyguların dışavurumu, sürrealist tepkimesi, dadaist saldırganlığı, cemaatler üzerinden islam'a havlayayım derken gerçekleştirilen figuratif kaçıştır-e öyle tanımlara böyle tarak. tarak değil freud sürçmesi oldu. öyle tanıma böyle katılım-. cemaatlerde bu tip vakalara çok nadir rastlanabilir. misal, şeytana uymuş bir cemaat mensubu 40 yılda 1 çıkarken kırk yılda bir çıkana bu durumu ile alaylı pespaye yaklaşım sergileyen kişinin görüşünde 1 yılda 4o kez vuku bulur.
bahsi geçen dalgacı görüş sahiplerinin ideolojik görüşleri üzerinden ele alınırsa durum:
kemalizm: modern dünya görüşüdür. cinsellik özgürce yaşanabilir. kılık kıyafet türban dışında sorun olmaz. .ikiş serbest.
marksizm: cinsel devrim. eşcinseller bile derhal kabul edilmeli, özgürlük her tabudan uzak rahatça yaşanabilmelidir. her türlü .ikiş serbest.
hinduizm: inek dışında her şeyi sikebilirsiniz. -atıyorum aldırma-
demek ki, cemaatler akıllı olmalı bu tip özgürlükçü yaklaşımlara öykünmemelidir. biz onları diğerlerinin tabu-dogma dedikleri sayesinde seviyoruz. o fiili gerçekleştirdiği iddia edilen, ya da gerçekleştirmesi muhtemel müslüman din kardeşime derim ki; öykünme şu adı özgürlük olmuş orospuluklara.
cemaat evine atana abi veya abla denmesi zordur, bunun dışında herhangi bir yerde kapılası iyinin en kötüsü olarak tarihe geçecek tarihin onları affetmesi beklenecektir.
dayılardan biri yengelerden birisini eve atmış ve 2 çocuk meydana gelmiş. birinin adını abiler diğerinin adını ablalar koymuşlar. sonra abilerden biri ablalardan birini eve atmış ve kardeşler ortaya çıkmıştır. (bkz: fettullah gülen)
bütün cemaatin atmasındansa cemaat abisinin atması yeğdir, böylelikle diğer cemaatçi gençler de abi olup eve kız atabilmek için hırs yapar ve var güçleriyle çalışırlar.
içki sigara ve uyuşturucu kullanmadıklarını varsayarsak ve buna da düzenli yaşamı eklersek doğal karşılanabilecek ayrıca yüksek performans beklenebilecek olay.
bi gece esas cemaat abimiz ilahi dinlemek amacıyla teybin başına oturur. o sırada "cemaat gençleri"nden birinin kasetçalarda unuttuğu çekme kasetinde yılmaz erdoğan'ın hep kardeş olacak değiliz ya yaşasın halkların sevgililiği dizelerini duymasından sonra canına tak eder yalnızlık, ve akabinde olaylar gelişir.