bi dönem gülmekten yarıldığım kişi... "ben güldürürken düşündürmem" derdi o zamanlar. şimdi her şaka girişiminde, baya bi düşünüyorum " ne oldu da bu adama da, bu kadar sıradan oldu?" diye
komik ve yaratıcı insan...her forma girebilen medya maymunu...yeni filmi vizyona girince efendi, filmi olmayınca kibirli görünen insan. çocukken çok ezildiği belli olan, para için neler yapmaz ki insanı.
seksen sekizinci arabasını almış olan adam. tabi bunların hepsi kendisinde değil ama sonuçta bu arabaların hepsi zamanında onun oldu. şimdi de son model bir porsche almış kırmızısından.
cem yılmaz komik değildir triplerine girerek entellektüel ve büyük yazar karizmaları yapan adamların bile hayatında en az bir kere güldüğü, türkiye'deki insanları anlayan, güldüren, meyve verdikçe taşlanan, maki kıvamında kısa boylu, büyük adam.
istediği kadar arabayı alıp satmakta özgür olan bir adam. herkes gibi.
hızla parayı bulan ya da şöhreti bulan insanlar ne yapsınlar annem? elbette istediklerini.
peki bu bizi enterese eder mi? hiç sanmıyorum.
son zamanlarda gittikçe traj kaybeden ona buna ve komedyenliğin ilk temsilcilerinden olan levent kırca gibi bi insana o bilmem bu yaşta ben gencim deme gafletine düşen ve güldüren adamlar arasında sürekli bir kavga var neden gibi bir soruya güldüren adam benim diye cevap veren kendini beğenmiş saygısız yeni espriler bulamayan komedyen.
bu adama getirilen en gerizekalı eleştiri "ulan bu hem anlatıyor hem de kendi gülüyor" yav ben böyle öküzce eleştiri duymadım. kardeşim adamın işi seni güldürmek sen de gülüyorken hala ne diye adama "ama sen niye gülüyorsun" demek hakkaten gerizekalılık.
şu an türkiye'de bu kadar popüler olup da yeteneği tartışılmayan iki kişi var. biri sezen aksu diğeri cem yılmaz. sezen aksu varlığını tekke ve zaviyeler yasasına muhalefet ederek sürdürüyor cem yılmaz popüler olmakla ilgilenmeyerek.