Hz. Peygamber (asm)'e gelen vahiy, biri sarih/açık vahiy, diğeri zımnî/gizli vahiy olmak üzere iki çeşittir.
Sarih Vahiy: Bu çeşit vahiy, doğrudan doğruya Allah'tan geldiği için, Hz. Peygamber (asm)'in onda hiç bir müdahalesi yoktur. O, bu hususta sadece bir tebliğci veya bir tercümandır. Bu sarîh vahiy iki şekilde ortaya çıkmıştır:
a. Kur'an-ı Kerim: Hz. Peygamber (asm)'in buradaki görevi, sırf tebliğden ibarettir.
b. Kudsî hadisler: Mânası Allah tarafından ilkâ edilen bu çeşit vahiyler konusunda da Hz. Peygamber (asm)'in görevi sadece tercümanlıktır.
Zımnî Vahiy: Zımnî vahiylerde söz konusu olan her hangi bir husus, özet halinde gelir ve genel hatlarıyla vahiy ve ilhama dayanır. Konunun tasviri, şekillendirilmesi, detaylarla ilgili açıklanması ise, Hz. Peygamber (asm)'e bırakılır. Hz. Peygamber (asm), vahy-i zımnî ile gelen hususları bazen ilhamla, bazen vahiyle, bazen de kendi feraset ve içtihadıyla açıklar. (Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, s.86)
Celcelutiye kasidesinin kendisi değil, onun aslını teşkil eden muhtevası itibariyle bir kudsi hadis gibi veya zımnî bir vahiy olarak telakki edilebilir. Bu tür vahiylerin Kuranda yeri yoktur.
Aslî muhtevası itibariyle zımnî bir vahiy olarak telakki edilen Celceltuye'yi, Hz. Ali (ra) şerh edip açıklayarak manzum bir kaside halinde düzenlemiştir. Kasidenin kendisi Arapçadır ve Arapça kaside sitilinde tanzim edilmiş, ancak Allahın bazı isimleri ve diğer bir takım sözcükler Süryanîce'dir. Bunun bir çok hikmeti olabilir:
Evvela, âlimlerin birldirdiğine göre, Celcelutiye, engin bir kapsama sahip sırları ihtiva eden ve ism-i azam sırrını taşıyan bir kasidedir. Daha önce ibranîce ve Süryanîce konuşan bir çok peygamber bu kasidenin aslî muhtevasıyla münacatta bulunmuş ve o sayede değişik sıkıntılardan kurtulmuşlardır.(bk. Gümüşhanevî, Mecmuatul-Ahzab, Şazelî bölümü, s. 508-525). Hz. Ali (ra) de bu muhtevayı tanzim ederken eski peygamberlerin hatırasını yad etmek maksadıyla Süryanîce sözcükler kullanmış olabilir.
ikincisi; Bu sırlı ve ism-i azam sırrını taşıyan bu kasideyle ehil olanların dikkatini çekmiş ve bazı sırları onlarla paylaşmış olabilir.
imam Gazalî, hocası imam Nureddin el-Isfahanî, imam Ahmed el-Bunî ve Şeyh Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevîye göre, Celcelutiye kasidesinin aslı vahiydir. Zahir ve batın ilimlerinin ünlü üstadları olan bu alimlerin kanaatlerine iştirak etmek ve onların bilgi ve beyanlarına itimat etmekte -ilmen ve dinen- bir sakınca görmemekteyiz. Ancak bu kasidenin aslının vahiy olduğuna inanmamak da, inanmak da, kişiyi dinen bir sorumluluk altına sokmaz.
Celcelûtiye, Hz. Resul-i Ekrem'in (asm) derslerine istinaden, Hazret-i Ali (ra) tarafindan te'lif edilen Süryanice bir kasidedir. Esas manasi bedi' demektir. Mecmuat-ül Ahzab'ın birinci cildinde yer almaktadır. Bediüzzaman, Gazali gibi çok imamların Celcelûtiye'yi şerh ettiklerini söylemiştir. Konu ile ilgili bir çok kitap mevcuttur.
imam Gazalinin celecelutiye şerhi, Ziyaaddin Gümüşhanevî Hazretlerinin derlediği Mecmuatul-Ahzap adlı eserinin Şazelî adlı cildin 508. sayfasından itibaren başlar. Ancak bu şerhler, kelimelerin açıklamasından ziyade kasidede yer alan beyitlerin hassalarını açıklayan bir mahiyettedir. Süryani kelimelerden az bir kısmının anlamı verilmiştir.
Celcelutiye'nin kendisi ise, aynı cildin, 499-531 sayfaları arasında yer almaktadır. Kasidedeki bütün beyitlerin altında onların ebced değerleri de yazılmaktadır.
Hazret-i Ali (ra) tarafından Celcelutiye adıyla ve cifir ilmine göre bir çok tarih de düşürülerek Süryani diliyle nazmedilmiş ve kaside haline getirilmiştir. Yüksek ve tesirli bir duadır. Bir isimler hazinesidir. Allahın rahmetini celb etmesi hasebiyle bir rahmet hazinesi veya bir cennet hazinesi demek de mümkündür. Allahın en büyük ismi olan ism-i a'zam bu duanın içerisinde gizlenmiş olduğundan, bu duayı okuyarak Allah`a sığınan kimsenin, dünya ve ahiret işlerinde çok kolaylıklar ve bereketler göreceği müjdelenmiştir.
"Ya Muhammed! Rabb`in sana selam ediyor ve selamın en mükerremini sana tahsis buyuruyor. Sana bu hediyeyi ihsan buyurdu."
Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (asm): "Ey kardeşim Cebrail! Bu hediye nedir?" dedi.
Cebrail Aleyhisselam: "Bu hediye, içinde ism-i Azam ile en kapsamlı kasem bulunan büyük duadır." diye cevap verdi.
Peygamber Efendimiz (asm): "Ey kardeşim Cebrail! Bu duanın adı nedir? Keyfiyeti nasıldır?" diye sordu.
Cebrail Aleyhisselam dedi ki: "Ya Muhammed! Bu duanın adı Bedi`dir (Celcelutiye). içinde en yüksek kasem ve ism-i Azam vardır. O ism-i Azam ki:
1. Arş-ı Alanın kenarına yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, Allahın arşını taşıyan melekler bu arşı kaldıramazlardı!
2. Güneşin kalbine yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, güneşin ışığı ve nuru olmazdı!
3. Ay`ın kalbine yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, ay ışık veremezdi.
4. Cebrail Aleyhisselam`ın kanadına yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, Hazret-i Cebrail yer yüzüne inemez, semaya çıkamazdı!
5. Mikail Aleyhisselam`ın başına yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı yağmurlar ve damlalar ona itaat etmezlerdi.
6. israfil Aleyhisselam`ın alnına yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı sur üfleyemezdi.
7. Azrail Aleyhisselam`ın elinin üzerine yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, mahlukatın canlarını alamazdı.
8. Yedi kat göklere yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı gökler yükselemezdi.
9. Yedi kat yerlere yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, yedi kat yerler, şimdi olduğu gibi sabit olmazdı! Bu ismi Adem Aleyhisselam okumuştur! (imam-ı Gazali, Celcelutiye, s.561)"
Bu dua dünya ve ahirette faydalı cennet hazinelerinden bir hazine olduğu söylenir kaynaklarda.
Bu duanın içinde gizlenmiş olarak Allahın en büyük ism-i Azamnın bulunduğu surlara vakıf olan büyük alimler bulunmaktadır.
Şeyh Ahmed-i Bûni Hazretleri der ki:
Ancak Hak ehli olanlara,bu duanın ve vekfinin bereketleriyle bir takım sırlar ve deliller ortaya çımaktadır.Bu duayı öğrenip de kadir ve kıymetini bilmeyenlere tekrar tekrar yazıklar olsun.
Şeyh Hazretleri der ki:
Akkahın ism-i Azamı,kasem ve vekfi,Muhammed(s.a.v) Efendimize Cibril-i Emin ile beraber semadan bir hediye olarak indirilmiştir.
Cebrail Aleyhisselam:
Yâ Muhammed! Rabbin sana selam ediyor ve selamının da en ikramlısını sana tahsis ediyor.işte sana bu hediyeyi ihsan buyurdu. demiştir.
Bunun üzerine Peygamber Efendimiz;
Ey kardeşim Cebrail !Bu hediye nedir? diye sordu.
Cebrail Aleyhisselam da:
Bu hediye içinde ism-i Azam ile kasemi câmi bulunan büyük duadır dedi.
Peygamber Efendimiz:
Ey kardeşim Cebrail! Bu ism-i Azam ve bu dua nereden oldu? Bu duanın adı nedir? diye sordu.Cebrail Aleyhisselam da şöyle cevap verdi:
Yâ Muhammedd ! Bu duanın adı Celcelûtiyye Duasıdır. Kasemi câmidir.ism-i Azamdır.Bu ism-iA2zam ile kasemi câmidir ki:
Arş-ı Alanın kenarına yazılmıştır.Bu yazı olmasaydı Allah Arşını taşıyan Melekler bu arşı omuzlarına kaldıramazlardı.
Güneşin kalbine yazılmıştır.Bu yazı olmasaydı,güneşin ziyası ve nuru olmazdı.
Ayın kalbine yazılmıştır.Bu yazı olmasaydı,ayın ışığı olmazdı.
Cebrail Aleyhisselamın kanadında yazılıdır.Yazılmış olmasaydı ,Cebrail Aleyhisselam yeryüzüne inemez,gökyüzüne çıkamazdı.
Bu isim Mikail Aleyhisselamın baiına yazılmıştır.Eğer yazılı olmasaydı,yağmurlar ve damlalar ona itaat etmezdi.
israfil Aleyhisselamın alnında yazılıdır.Eğer yazılı olmasaydı ,sura üfleyemezdi.
Bı isim ölüm meleği olan Azrail Aleyhisselamın eline yazılmıştır.Şayet bu yazı olmasaydı mahlukatın canını alamazdı.
Bu isim yedi kat göklerde de yazılıdır.Yazılmasaydı yükselemezdi.
Bu isim yedi kat yer de de yazılıdır.Eğer bu yazı olmasaydı yedi kat yer sabit olamazdı.
işte bu ismi Adem Aleyhisselam okumuştur.
Celcelutiyye duasının sırları
Mühim bir dileği olan,kişi Cecelutiyye duasını okumadan önce ,temiz bir abdest hatta boy(gusül) abdesti alır.
Allah rızası için 2 rekat namaz kılar bundan sonra duasını ve dileğini diler ve sonra cecelutiyye duasını okur.
Bu kaside birçok niyet,dilek ve hacet için bugüne kadar müminlerce okunmuştur.
Bir kimse bu duayı yatsı namazından sonra (9) kere okursa ,büyükler katında ,dileği yerine gelir.her türlü sıkıntısı yok olup,isteği yerine gelir ve sevgilisine kavuşur.
Bir kişi,bu duayı bir kaba yazar,içine yağmur suyu koyar,silip içerse kalbi manevi hastalıklardan temizlenir.velilerin ve azizlerin huzuruna dahil olur.
Bu duayı,günde bir kere okumaya devam ederse,gayb ile konuşur,günahları kendisine mana aleminde gösterilir.Kalbi ve lisanı pâk olur.Bütün belalardan Allahın yardımı ile kurtulur,günahları sevaba çevrilir.
Bir kişi,günde (21) eker okusa,bütün meşakkatlerden ve kıskanç insanların şerrinden kurtulur.
Günde (5) defa okumayı adet haline getiren kimsenin rızkı artar,insanlar kendisinden hoşnut olur ve Allah teala dileklerini ihsan eder.
Bir kimse bu duayı okumayı adet haline getirirse,kimse ona zarar veremez.
Eğer bir kağıda bu dua ile birlikte sevdiğinin ismini yazıp,suya bırakırsa sevgilisine kavuşur.
Bu duayı okumayı adet haline getiren kuldan,Melekler ve diğer yaratıklar razı olur.
Bir kişi bu mübarek duayı her bir defa okusa,Hakk Tealanın makbul kullarında olur.Kalbi kuvvetlenir.
- Sırların hazinesi olan Bismillah ile başlarım. Onun ile o hazineyi keşfederim.
- Ardından mahlûkatının en hayırlısı, dalalet ve yanlışlıkların ortadan kaldırıcısı Hz. Muhammed(sav)e salât getiririm.
- ilahi! Kusursuz olan Allah, Ehad, Bedi ve Kadir isimlerini şefaatçi kılıp niyazla Senden istiyorum!
- Kadri muazzam olan ismin hürmetine Senden niyaz ediyorum Ya ilahi, işlerimi kolaylaştır!
- Ya Hayy, ya Kayyum! Allah, Ehad, Bedi ve Basıt isimlerini şefaatçi kılarak ve ümitle Sana yalvarıyorum.
- Ey yaratma mertebelerinin en yükseğinde bulunan Allahım! Sabit, Cebbar isimlerinin hakkı, uyumaz sıfatın ve ateşleri söndüren Halim ismin hürmeti için!
- Ey çabuk imdada koşan Rabbim! Allah, Ehad isimlerin ve dualara süratle cevap veren Bedi ismin hürmetine Sana yalvarıyorum.
- Kayyum ismin hürmetine, kalbimi ondaki kirlerden temizleyerek ihya et! Ona Senin sırrın yerleşip ışık saçsın.
- O sırrın nurunun parıltılarından üzerimde bir aydınlık bulunsun. Böylece yüzümde bir ışıltı zuhur edip parıldasın.
- Kalbime rahmet sağanakları dökülsün de onu Kerim olan Mevlamızın hikmet incileriyle dile getirsin.
- Her yandan beni nurlar kuşatsın da büyük Mevlamızın heybeti bizi kaplasın.
- Sen her türlü noksandan münezzehsin, ey yaratma ve yoktan her an çoklukla var etme mertebesinin en yükseğinde bulunan ve ölüleri en kerimane tarzda dirilten Allahım.
- Bir araya getirilmiş heca harflerinin hakkı için beni maksadıma ve her türlü ihtiyaçlarıma erdir.
- Yüce ismi azamın ve Kuranın her tarafı kuşatan nuruyla irademe yerleştirilen harflerin sırrı hürmetine,
- Nurlardan üzerime ışık saçacak bir feyiz akıt ve ism-i Hâkiminle kalbimin cansızlığını ihya eyle.
- Ne olur ism-i cebbarınla bana bir heybet ve celal giydir ve düşmanlarımın ellerini benden çektir.
- Kadri yüce, Selam, Aziz ve celil ism-i şeriflerinin hürmetine beni her türlü düşman ve hasetçiden koru.
- Bunu, Celal, Rauf, Münezzeh, Kudüs ve kendisiyle karanlıkların dağıldığı Rahim isimlerinin nuruyla lütfet.
- Ey Rabbim! O nur ile ihtiyaçlarımı gider. Selam ve Hayy ism-i şeriflerinle hacetimi süratle yerine getir.
- Mabud, Hu, Samed ve Şehid isimlerinin hürmetine ey Yüce! Kâfi isminle işlerimi kolaylaştır.
- Ey Celal sahibi! Ve ey Halim! Senin yardımınla açılacak bir ilmin sırrıyla bana bir ikram lütfeyle!
- Sırları kesin ve inkişaf etmiş Kuran-ı Hâkimin nurani ve açık ifadeleriyle beni her türlü korku ve sıkıntıdan kurtar.
- Ey Celal sahibi ve ey kırık gönülleri üzüntüden kurtarıp saran! Kün=ol fiilinin Kafı hürmetine beni koru!
- Tehlikeler deryasında beni güvende kıl ve o deryadan en hayırlı bir selamet sahiline çıkmayı ihsan eyle. Sensin benim sığınağım ve sıkıntılar ancak Seninle ortadan kalkar.
- Rahmet olan yağmurun sağanak hali gibi üzerime rızık yağdır. Her ne kadar günahta aşırı da gitseler âlemlerin ümidi yalnız sensin.
- Ey Celal sahibi Basir ism-i şerifin hürmetine düşmanlarımızı sağır, dilsiz, kör ve konuşamaz eyle.
- Âlim ve Gani isimlerinle beraber Sabur isminin de kalasına sığınarak, yanlışlıktan korunurum.
- baştanbaşa bütün mahlûkatın gönüllerini bana lütfunla çevir ve Fettah ism-i şerifinle bana makbuliyet elbisesini giydir.
- Ya ilahi! Selam ism-i şerifin hürmetine işlerimizi kolaylaştır ve bize izzet ve yücelik ver.
- Üzerimize af örtüsünü ger ve kalplerimize şifa ver. Kalpleri manevi hastalık kirlerinden temizleyip şifaya kavuşturan yalnız sensin.
- Allahım! Hu ism-i şerifin hürmetine, bütün rızkımızda bize bereket ihsan eyle ve güçlük düğümlerini çöz de rahatlayalım.
- Ey gerçek Mabud, Ya Hu ve Ya Hayrel-halıkîn! Ve ey bizim için rızıklar Onun cömertliğinden coşup gelen.
- Her yönden gelen düşmanı senin yardımınla defederiz. Sen de isminle onlara uzaktan atar ve onları dağıtırsın.
- Ey Celal sahibi! Çöl kelerinin, yanına koşarak gelip şikayetini arz ettiği Zat(Hz. Muhammed)in şanı hürmetine onları yüzüstü ve yardımsız terk et.
- Ya ilahi! Benim ümidim ve seyidim yalnız sensin. Beni tahkir etmek isteyen ordunun düzenini dağıt.
- Kesin yeminlerin ve muhtevaları hürmetine bütün zararlıların tuzaklarını benden defet.
- Ey eski ümmetlerden beri kendisinden dilekte bulunulanların en hayırlısı, ihsanda bulunanların en kerimi ve ümit kapılarının en değerlisi.
- Ey gizliliklere ilmiyle nüfuz eden Nur! isminle, yıldızımı çağlar ve asırlar boyu nurlu kıl ve parlamaya devam ettir.
- Nurun kandili gizli fakat açık bir biçimde tutuşturulur. Kandiller kandili gizli olarak nurlanır.
- izzet, azamet, celal ve Kibriya sahibi münezzeh ve mukaddes olan Zat-ı Rahimin nuruyla küfrün ateşi söndürülür.
- Mabud-u bilhak (el-ilah) Hu, Samed, Zul-Batş (düşmanlarını kıskıvrak yakalayan) Cebbar (hükmüne karşı konulmaz) ve Halim olan Zatın yardımıyla (o nur) düşmanlarının ateşini bastıracak.
- Gerçek Mabud, Hak olan ve hakkı gerçekleştiren, Cemil, Vedud ve Mucib olan Zatın yardımıyla insanlara kendisini sevdirecektir.
- Hak ism-i şerifin hürmetine duamı kabul buyur, benim yanımda ol, düşmanlarıma karşı bana kâfi gel, çünkü artık onlar çok ileri gittiler.
- Ey Rab ve Rahman olan Allahım! Hiç şüphesiz sen Hak Mabudsun! Ey kuvvetli mededkârım! Şiddetli fırtınalar peşi peşine kopmaktadır.
- Kâfirlerden korunmak ve düşmana şiddetli hücum gerçekleştirmek ancak senin yardımınladır. Senin yüce kapına gelip sığınan kimsenin karanlığı dağılır.
- Tâ Hâ, Yâ Sîn, Tâ Sîn (Neml) ve Tâ Sîn Mîm (Kasas ve Şuara) sureleri hürmetine bize yönelip gelen bir saadete ermek için bizim yardımcımız ol.
- Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd (Meryem) ile bizi dört bir yandan kuşatan kem gözlere karşı korunuruz ve bu bize yeter.
- Hâ Mîm Ayn Sîn Kâf (Şû Râ) suresi bizi koruyan sığınağımız olsun; onun karşısında dağlar bile sarsılır.
- Kâf, Nûn ve Hâ Mîm sureleri hürmetine bu himayeyi gerçekleştir. Duhan suresinde de muhkem kılınmış bir sır vardır.
- Elif Lâm ile başlayan sureler, Nisa suresi, Maide suresi, Enam suresi ve nurlu kılınmış Nur suresi hürmetine
- Elif Lâm Râ ile başlayan (Yunus, Hûd, Yusuf, ibrahim, Hicr) sureleri sırrı ve ism-i Azamın nuruyla, işlediğim her günahtan vazgeçerek yükseldim.
- Elif Lam Mim Ra (Rad) suresiyle yüce olan ruhaniler ve melekler meclisine yükseldim.
- Zariyat, Necm ve Kamer sureleri hürmetine işlerim bana kolaylaşsın.
- Hizb hizb, ayet ayet okuyucuların okudukları ve inmiş olanlar adedince Kur`an sureleri hakkı için.
- Ey Mevlam! Kendilerine kitap indirdiğin her peygambere ihsanda bulunan fazlını diliyorum.
- O harfler Merih yıldızı gibi yüksek ve âlidir. Asa-yi Musa ismiyle karanlıklar dağılır.
- Bunların sırrını kendime şefaatçi ederek Senden niyazda bulunuyorum. Bu, insanların kendisiyle doğru yolu bulduğu zillet ve tevazu sahibi birinin tevessülü gibi olsun.
- Ey merhametli Rabbim! Bunlar öyle harflerdir ki, manaları sebebiyle çağlar ve zamanlar boyu üstünlük kendilerine bahşedilmiş ve yüceltilmişlerdir.
- Ey Allahım! Gerçekten bütün ayetler ve ihtiva ettikleriyle Sana tevessülde bulunarak yalvardım.
- işte onlar, nur harfleridir. Onların hasiyet ve meziyetlerini (bende) topla, manalarını gerçekleştir. Her türlü hayır onlarla tamamlanır.
- Bana itaat eden yardımcı bir hizmetçi gönder. Onunla sıkıntım ortadan kalksın.
- Ümmü`l-Kitap olan Fatiha suresi ve arkasından gelen sureler hürmetine bu konuda bana itaat edecek bir hizmetçi musahhar kil.
- Ey Mevlam! Kendisiyle çağrıldığında bütün işlerin kolaylaştığı isminle (ism-I A`zam) Sana yalvarıyorum.
- ilahi! Peygamberlerin Sana manen yaklaşmak için kendilerine şefaatçi kıldıkları kelimeler hürmetine güçsüzlüğüme merhamet et. Günahlarımı bağışla.
- Ey Yaratıcım ve Seyyidim (Efendim)! ihtiyacımı yerine getir! işlerim sana havaledir.
- Ya Rabbi! Hz. Muhammed (sav)`I ve burada cemedilen güzel isimlerini şefaatçi kılarak Senden niyaz ediyorum.
- Ya ilahi! Günah ve yersiz bir bakışa varıncaya kadar bütün hatalarımdan tevbe etmeyi şu miskin kuluna lütfeyle ve hatasından geç!
- Beni hayır, ihlâs ve takvaya muvaffak kil ve yüce toplulukla birlikte beni Firdevs cennetine sakin eyle.
- Hayatımda ve ölüp kabrin karanlığına vardığımda bana merhametli ol ve böylece o karanlık nura açılsın.
- Ya ilahi! Ne olur, Mahşerde amel sahifemi lütfunla ak eyle! Ve eğer hafif gelecek olursa sevap terazimi ağır getir.
- Beni, keskin olan sırat köprüsünden koşarak geçir ve o büyük Cehennem ateşinden ve içindekilerden koru.
- işlediğim her günahtan dolayı beni affet. Çok da olsa büyük günahlarımı bağışla.
- Ey kadri yüce ismi taşıyan! Bütün tehlikeli işlerden kurtuldun ve selamete erdin.
- Savaş, korkma! Harbet, çekinme! Vahşi ve yırtıcı hayvanlarla dolu her yere gir!
- Saldır, kaçma! Dilediğin düşmanla mücadele et! Dört yanını kuşatmış da olsa hiçbir kralın gücünden korkma!
- Ne bir yılandan korkarsın, ne de bir akrep görürsün. Ne de bir aslan gürleyerek sana gelir.
- Ne bir kılıçtan, ne bir hançerin yaralamasından, ne bir mızraktan ve ne ortalığı almış kötülük ve tehlikeden korkma!
- Bunu okuyanın mükâfatı Hz. Muhammed'in (a.s.m.) şefaatidir. Saf saf dizilmiş hurilerle birlikte Cennette toplanır.
- Bil ki, Muhammed Mustafa (a.s.m.) en üstün Peygamberdir. Allah'ın yeryüzüne yayılmış kullarının en faziletlisidir.
- Yüce şanından dolayı her dileğinin başında onu an, onu şefaatçi et ki zulüm ve tecavüzden kurtulasın.
- Yâ ilâhî! Her gün, her an ve her rüzgâr estikçe o seçkin Mustafa'ya salât eyle.
- O seçilmiş Muhammed'e (a.s.m.) ve bütün Âline yeryüzünün bitkileri ve kıyamete kadar esen rüzgâr adedince salât eyle!
- Parıldayan şimşeklerle birlikte bulutlardan dökülen yağmurlar adedince ve yeri göğü dolduracak kadar salât eyle!
- Bizzat Hz. Allah'ın ve meleklerinin ona salât ve selâm getirmesi (Onun büyüklüğünü göstermesi bakımından) sana yeter.
- O halde sen de, yıllar ve günler sürdükçe ve güneş ışık saçmaya devam ettikçe, sürekli olarak ve şefaatini dileyerek ona salât getir.
- Âl-i Hâşim'den (Haşim Oğullarından) o paklara, hacılar Kâbeyi ziyaret edip onu selâmlamaları adedince selâm eyle!
- Yâ ilâhî! Hz. Ebû Bekir ve Ömer'den, Hz. Osman ve sarsılmaz Haydar'dan da (Allah'ın Arslanı Hz. Ali'den) razı ol!
- Aynı şekilde bütün Âl ve Ashabından, evliya ve salihlerden ve bunlara tâbi herkesten razı ol!
Bu duanın günü saati yoktur önemli bir dileğiniz olduğunda hacetiniz gerçekleşene kadar okuyabilirsiniz.
Bede'tü bi bismillahi rûhî bihihtedet
ilâ keşfi esrârin bi bâtınihintavet
Ve salleytü bissânî alâ hayri halkıhî
Muhammedin men zâhad dalâlete velğalet
ilâhi lekad aksemtü bismike dâıyen
Bi âcin mâhûcin celcelûtin celcelet
Seeltüke bi ismil muazzami kadruhû
Ve yessir ümûri yâ ilâhî bi salmehet
Ve yâ hayyü yâ kayyûmü edûke râciyen
Bi âcin eyûcin celcelûtin helhelet
Bi samsâmin tamtâmin ve yâ hayra bâzihın
Bi mıhrâşin mihrâşin bihin nâru uhmidet
Bi âcin ehûcin yâ ilâhî mühevvicin
Ve yâ celcelûtin bil icâbeti helhelet
Li tuhyî hayâtel kalbi min denesin bihî
Bi kayyûmin kâmes sirru fîhi ve eşrakat
Aleyye dıyâün min bevârikı nûrihî
Felâha alâ vechî senâün ve ebrakat
Ve subbe alâ kalbî şeâbîbû rahmetin
Bi hıkmeti mevlânel kerîi fe entakat
Ehâtat biyel envâru min külli cânibin
Ve heybetü mevlânel azıymi binâ alet
Fe sübhânekellâhümme yâ hayra bâriin
Ve yâ hayra hallâkın ve ekrame men beat
Fe bellığnî kasdî ve külle meâribi
Bi hakkı hurûfin bil hicâi tecemmeat
Bi sirri hurûfin ûdiat fî azıymetî
Bi nûri senâil ismi ver rûhi kad alet
Efıd lî minel envâri feydate müşrıkın
Aleyye ve ahyî meyte kalbî bi taytafet
Elâ ve elbisennî heybeten ve celâleten
Ve küffe yedel a'dâi annî bi ğalmehet
Elâ ve ahcübennî min adüvvin ve hâsidin
Bi hakkı şemâhın eşmehın sellemet semet
Bi nûri celâlin bâzihın ve şerantahın
Bi kuddûsin berkûtin bihiz zulmetüncelet
Elâ vakdı yâ rabbâhü bin nûri hâcetî
Bi nûri eşmehın celyâ serîan kadinkadat
Biyâhin ve yâyûhin nemûhin esâliyen
Ve yâ âliyen yessir ümûrî bi saysalet
Ve emnahnî yâ zel celâli kerâmeten
Bi esrâri ılmin yâ haliymü bikencelet
Ve hallısnî min külli hevlin ve şiddetin
Eyâ câbiral kalbil kesiyri minel habet
Ve ahrisnî yâ zelcelâli bi kâfi kün
Bi nassı hakıymin kâtııs sırri esbelet
Ve sellim bi bahrin ve a'tınî hayra berrihâ
Fe ente melâzi vel kürûbi bikencelet
Ve subbe aleyyer rizka sabbete rahmetin
Fe ente racâül âlemiyne velev tağat
Ve asmim ve ebkim sümme a'mi adüvvena
Ve ahrıshüm yâ zelcelâli bi havsemet
Ve fi havsemin mea devsemin ve berâsemin
Tehassantü bil ismil azıymi minelğalet
Ve a'tıf kulûbel âlemiyne bi esrihâ
Aleyye ve elbisennî kabûlen bi şelmehet
Ve yessir ümûrana yâ ilâhî ve a'tınâ
Minel ızzi vel ulyâ bi şemhın ve eşhamet
Ve esbil aleynes setra veşfi kulûbenâ
Fe ente şifâün lil kulûbi minel ğaset
Ve bâriklenallâhümme fi cem'ı kesbinâ
Ve hulle ukûdel usri biyâyûhin irtehat
Biyâhin ve yâyûhin ve yâ hayra bâzihın
Ve yâ men lenel erzâku min cûdihî nemet
Neruddü bikel a'dâe min külli vichetin
Ve bil ismi termîhim minel bu'di bişşetet
Ve ahzilhüm yâ zelcelâli bi fadli men
ileyhi seat dabbül felâti ve kad şeket
Fe ente racâi yâ ilahî ve seyyidî
Fe fülle lemîmel ceyşi in râme bî abet
Ve küffe cemiyâl mudırrîne keydehüm
Ve annî bi aksâmike hatmen ve mâ havet
Fe yâ hayra mes'ûlin ve ekrame men a'ta
Ve yâ hayra me'mûlin ilâ ümmetin halet
Ekıd kevkebî bil ismi nûran ve behceten
Meded dehri vel eyyâmi yâ nûru celcelet
Ve mîmün tamîsün ebteru sümme süllemü
Ve fi vasatihâ bil cerrateyni teşerbeket
Ve erbeatün tühkil enâmile ba'dehâ
Tüşîru ilel hayrâti ver rızka cümmiat
Ve hêün şekıykun sümme vâvün mükavvesün
Ke ünbûbi haccâmin mines sirri kad havet
Ve evâhıruhâ mislül evâili hâtemün
Humâsiyyü erkânin bihis sirru kad havet
Fe addilhü min ba'di aşrin selâseten
Ve lâ tekü fî ıhsâihâ mütevehhimet
Selâsün minet tevrâti lâ şekke erbeu
Ve erbeun min incîli ıysebnü meryemet
Ve hamsün minel kur'âni hünne temâmühâ
ilâ külli mahlûkın fesıyhın ve ebkemet
Fe hâzâ ismüllâhi celle celâlühû
Ve esmâühû ındel beriyyeti kad samet
Fe hâzâ ismüllâhi yâ kâriüntebih
Ve lâ tertedid teblî li rûhıke bil habet
Fe hâzâ ismüllâhi yâ câhilu'tekıd
Ve iyyâke teşkük tetlüfür rûha ve elcetet
Fe huz hâzihil esmâe hakkan ve ahfihâ
Fe fîha minel esrâri mâ lâ bihî levet
Bihel ahdü vel mîsâku vel va'dü vel likâ
Ve bil miski vel kâfûri hakkan kadıhtemet
Ve lâ tu'tı zel esmâi yevmen li câhilin
Ve lev kâne mea ünsâ le kânet bihî semet
Fe in kâne hâmilühâ minel havfi hâriben
Fe akbil ve lâ tahşel mülûke bi mâ havet
Fe in kâne masrûan minel cinni vâkıan
Fe hâmîme harfül ayni yâ sâhu kuttıat
Fe tersimü min fevkıl cebîni hurûfehâ
Fe hâ hiye ismüllâhi cemiy'an tefaddalet
Ve in kâne insânen yehâfü adüvvehû
Ve lâ tahşe min be'sil mülûki velev tağat
Fe in kâne hâzel ismü fî mâli tâcirin
Fe emvâlühû bil hayri vel cûdi kad nemet
Ve in künte hâmilehâ minel havfi hâriben
Fe akbil ve lâ tahşe fe te'men minel habet
Fe yâ hâmilel ismillezî celle kadruhû
Tevekkâ bihî küllel ümûri tesellemet
Fe kâtil ve lâ tahşe ve hârib ve lâ tehaf
Ve düs külle erdın bil vühûşi teammerat
Fe lâ hayyetün tahşâ ve lâ akrabün terâ
Ve lâ esedün ye'ti ileyke bi hemhemet
Ve lâ tahşe min seyfin ve lâ ta'ni hancerin
Ve lâ tahşe min rumhın ve lâ şerrin eshemet
Cezâ men karae hâzâ şefâatü ahmedâ
Ve yuhşeru fil cennâti mea hûrin huffifet
Va'lem bi ennel Mustafâ hayru mürselîn
Ve efdalü halkıllâhi men kad teferrakat
Ve saddir bihî min câhihî külle hâcetin
Ve selhü li key tencüve minel cevri vettağat
Ve salli ilâhi külle yevmin ve sâatin
Alel mustafel muhtâri mâ nesmetün semet
Ve salli alel muhtâri vel âli küllihim
Ke addi nebâtil erdı ver riyhı mâ serat
Ve salli salâten temleül erda ves semâe
Kevebli ğamâmin ma' ruûdin tecelcelet
Fe yekfîke ennellâhe sallâ bi nefsihî
Ve emlâkehû sallet aleyhi ve sellemet
Ve sellim aleyhi dâimen mütevessilen
Meded dehri vel eyyâmi mâ şemsün eşrakat
Ve sellim alel athâri min âli hâşimin
Adede mâ haccel hacîcü ve sellemet
Verda yâ ilâhî an ebî bekrin mea umera
Verda alâ osmâne mea hayderis sebet
Kezal âlü vel ashâbü cem'an cemîuhüm
Meal evliyâi ves sâlihıyne ve mâ havet
Mekâlü aliyyin vebni ammi muhammedin
Ve sirru ulûmin lil halâikı cümmiat.