1 mayıs 2008 de istanbul da herhangi bir olumsuzluğun yaşanmadığını beyan etmiş emniyet müdürü, bu beyanı ile güvenlikten ne anladığını da anlamış bulunduk. hastaneye gaz bombası atmak, her tarafı kan rengine boyamak, coplardan yaralanmış sayısız yaralı, gaz bombalarından etkilenmiş yüzlerce kişi, hadi hepsini bıraktık koca şehri sıkıyönetim günlerindeki gibi yasaklar şehri yapmak herhangi bir olumsuzluk olmuyor bu adama göre. çünkü başları gibi kendisi de emekçileri* adam yerine koymamaktadır.
mafya babasına benzeyen istanbul emniyet müdürü. sivas'da görev yaparken sivas'ın kabadayı takımını gardaşlar dağı'na çıkartıp hepsinin dansöz kıyafetli fotoğraflarını çekerek eğer görev süresince olay çıkartırlarsa yerel gazetelerde yayınlatmakla tehdit ettiğini duymuştum. ne kadar doğru ne kadar yanlış bilemem tabi, iddia bu.
battal gazi bıyıklı müdür. belki de malkoçoğlu. tamam iyi insan, has insan, iyi polis iyi müdür vs ama o bıyıklar nedir öyle yahu. ayrıca da siyaha boyanmış. gözümüzden kaçmadı.
istanbul'un suçlu cenneti haline gelmesini engelleyememiş, aksine durumu daha da batırmış cerrah.
"baboli öle karakola çekip ağız burun kırmayla, öğrenci, memur dövdürtmeyle, her üniversiteliye hain komünist demeyle olmuyormuş bu işler, istanbul en güvensiz şehirlerden bir tanesi oldu sen buralardayken" diye laf edilesidir.
beşiktaşlı emniyet müdürüdür. ne biliyorum onun hakkında düşündüğümde ilk aklıma gelen aslan yürekli bir emniyet müdürü olduğu, cesur yürek aslan yürek bir polis o, günün muhtelif saatlerinde gece ve sabaha karşı bile karakolları gezer dolaşır yoklar, yalnızca makamında oturup yazışmalara imza atmakla kalmıyor yani. istanbul da mafyacılığı ortadan kaldıran adamdır aynı zamanda. öyle bilinen polis imajı gibi parayla pulla kandırılmayacak bir adamdır aynı zamanda. *
edit: beşiktaş emniyet müdürü değil istanbul emniyet müdürüdür. beşiktaş taraftarıdır kendileri.
trabzon emniyetinden hrant dink cinayeti öncesinde kendisine bilgi verildiğini, bu bilgiyi okuduğu ve kişinin canının tehlikede olmadığını düşündüğü için bir inceleme yapmadığını söyleyen cerrah, bilginin okunduğunu da kanıtlayacak olan "okundu" parafınıda atmadığı için cinayetten sonra kendisine açılan "görevi ihmal" suçundan yargılanmamıştır...
ne garip sadece bir paraf atılmadı diye istanbul emniyet müdürü yargılanamıyor, vali güler ile birlikte
istanbul'u son birkaç yılda suç şehri haline getirmeleri, son 1 mayıs olaylarında da pişkin pişkin konuşmaları bu iki yetkilinin istanbul gibi bir metropol'u yönetemeyecek seviyede olduklarını göstermektedir...
belki gelen gideni aratır ama emniyet müdürü ve vali'nin kesinlikle gitmeleri gerekmektedir, kulhanbeyi ağzıla istanbul'u yöneten yöneticiler istemiyoruz...
tıpkı aynı ağızla devlet yönetenleri istmediğimiz gibi...
zamanında rahmetli gaffar okkan bu göreve getirilecekken onun diyarbakırda yaptıklarını görenler bu başarısını istanbulda da sürdürerek halkla devleti birbirine kenetlemesinden korkanlar tarafından onun yerine istanbul emniyet müdürlüğüne getirilen kişi.
yapılan "emniyet genel müdürü olarak kimi görmek istersiniz" anketinden 3. çıkmış şahıs... 1. olarak anketten çıkan şahıs ise; efsane emniyet müdürü hanefi avcı.
başarılı emniyet müdürüdür. sivasta da bir dönem görev yapmıştır. kim ne derse desin çirkeflerle uğraşmak hiç te öyle görüldüğü kadar kolay değildir. siz iki kapkaççıdan tırsıp kaçarken, o devletin kalıplaşmış örgütleri ve yasadışi faaliyet yapan gruplarla cebelleşmektedir. karalarken birazda insaflı olalım derim.
dün hakkında can dündar'ın çok güzel bir yazı yazdığı istanbul emniyet müdürü.
savaş ay'la yaptığı söyleşide Savaş Ay'a "ilkokuldan beri ateş etmeyi öğretirim çocuklarıma... Hem ateş etmek rahatlatır insanı... Patlayan tabanca sesi huzur verir bizim gibilere; stresini alır." şeklinde talihsiz(!) bir beyÂnda bulunmuştur.
bir grup, hükümetin Lübnan'a asker gönderme kararını eleştiren 4 gence tekme tokat giriştiğinde*** "Vatandaşlar haklı olarak tepki göstermişler. Güzel bir tepki" diye buyurmuştur.
Hrant Dink kurşunladığında, daha hiç soruşturma yapılmamışken, ardındaki çete ortaya çıkarılmamışken, "Bu cinayet örgüt işi değil, milliyetçi duygularla yapılmış" demiştir.
oysa görevini yapıp ihbarcıya kulak vererek Hrant'ı koruma altına almak ya da sonradan cinayetin aydınlatılmasına çalışmak bir yana, bir de bu cinayete "milliyetçi duygular" etiketini vermiştir.
- ilkinde silah tutkusunu ve şiddeti övmek
- ikincisinde linç kültürünü olağan Îlan etmek
- ve sonuncusunda da milliyetçi duyguların yeri geldikce cinayetlere yol açabileceğini "beklenen bir gelişme" olarak görmemizi, kabul etmemizi Îm etme isteği var.
oturduğu koltuğu boşuna işgal eden emniyet müdürü, efenim bir de her nedense mutlaka arkasından her söylediğini bir başkaları düzeltiliyor, yok hani koltuğunda makamında gözümüz yok ama işini adabıyla yapsa; ne bu istanbul böyle cacık olaylarla karşı karşıya kalır ne de arkasından böyle yazılıp çizilir. hadi vaktin yok saçmalayacaksın, bir başkaları tarafından düzeltileceksin madem; bırak basın sözcün adam gibi bir konuşma hazırlasın hiç değilmi sıradan oku gitsin..
babacan görüntüsünün yanında, başarısız istanbul emniyet müdür... herhangi bir olay sonrası olay konusunda ahkam kesmesiyle bilinir... istanbul'daki suç artışına karşı koltuğunda oturmaktan başka bir şey yapmamaktadır.
Celalettin cerrah : "olay linç değildir" ===> otopsi raporu: olay linçtir
celalettin cerrah : "olayda örgüt bağlantısı yoktur" ===> rapor: olayda örgüt bağlantısı ipuçları vardır.
dünya üzerinde ideoloji ile hareket eden tek polis teskilatinin türkiyede kaldiginin en büyük göstergesi olan emmiyet müdürü.halkin ondan ideolojik bir nane degil, hirsizi, kapkacciyi, tecavüzcüyü yakalamasini bekledigi emmiyet müdürü.