cehennemin nerede olduğu ile ilgili bir yazı okumuştum. şöyleydi:
Mesela bir tohum örneğinden yola çıkalım. tohum, neyin tohumuysa içinde onun programını barındırır. incir çekirdeğinin içinde kocaman bir incir ağacı programı gizlidir. toprağa atarsanız yeşerir kocaman bir incir ağacı olur.
Cehennem de yerin merkezinde olabilir. Sıcaklık sıfır metreden çekirdeğe doğru gidildikçe inanılmaz artmaktadır.işte bu cehennem-i suğra(küçük cehennem)dir.Cehennem-i suğra cehennem-i buğra'nın(büyük cehennemin)çekirdeğidir. içinde cehennem-i buğra'nın programını taşır. uygun zaman ve koşullar oluştuğunda Yaratıcı onu tıpkı bir tohum gibi yeşertebilir.
Alın size cehennem
bir anne yavrusunu nasıl cehennem ateşine atmak istemezse allah ondan daha fazla istemezmiş.
yani şimdi ayet mi hadis mi bir din büyüğünün lafı mı bilemeyeceğim ancak din kültürü hocamızın zamanında ettiği aklıma kazınmış üç beş sözden biridir bu.
annem beni ateşe atar mı? kendi atlar yine de atmaz lan. yada ben çocuğumu atar mıyım? kendim atlarım yine atmam. e o zaman gereğinden fazla kaygının, huzursuzluğun, aman hedeyi hödö yapma, hödöyü hedeleme yanarsın, cehennem, ateş, azap, zebani, bööö deyip deyip insanları dinden soğutmanın mantığı nedir? din korku ve azapla değil, sevgi ve merhametle ilgili olmalı.. sen yaratıcıya sırtını daya, ona güven, onun affediciliğine güven ve elinden geldiğince doğru dürüst bir adam olmaya çalış. gerisini de o bilir.
cennetin aksine sizi hurilerin değilde zebanilerin hoşça karşılayacağı kazanlar odunlar türlü işkence metodlarıyla guentin tarantino ya bile oha dedirtecek atmosferiyle sonsuza kadar kalacağınız yeni eviniz.
öncelikle korkan varsa korkmasın rahat olsun.insan vücudu 800 santigrat derecenin üstündeki sıcaklıkları hissetmez.ben demiyorum,kanıtlanmış bişi bu.
ikinci olarak yeryüzünde 80 milyar insan yaşamıştır.sayı şu an 6 milyarın biraz üstünde.geriye kalanların büyük çoğunluğu milattan önce yaşadı.yani 50 milyar insan.tüm bu insanların suçu doğaya inanmak mıydı?bakire kız kesmek miydi niye onlar da yanıyo?'tabi bunun ayarı yapılmıştır',diyeceksiniz.fakat dinler öncekini hiç hesaba katmaz.
ehli sünnet inancına göre (yani bildiğimiz yaygın, hadisleri referans alan islam inancı), günahları sevaplarından fazla olan müminler bir süre cehennemde azap çekecek, sonra da cennete alınacaklardır. kuran a göre ise; günahkar insanların cehennemde biraz yanıp sonra da cennete alınması gibi şeyler yoktur. bunlar hadis uydurmalarıdır:
müminûn 102: kimlerin (eylemlerinin) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
müminûn 103: kimlerin tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerini ziyana sokanlar, cehennemde sürekli kalanlardır.
yani iyiliği fazla gelen cennete, az gelen de cehenneme gidiyor. olay net.
kuran; günahkar inananların cehennemde az pişip sonra cennete alınacağı inancının daha önce kitap verilenlerde de olduğunu haber veriyor:
bakara 79: kitab'ı elleriyle yazdıktan sonra onu ucuz bir fiyata satmak için onun allah'tan olduğunu söyleyenlerin vay haline. ellerinin yazdığından dolayı vay haline onların. kazandıklarından dolayı vay haline onların! (burada; elleriyle hadis kitapları yazıp, sonra da metluv/gayri metluv vahiy gibi kavramlar uydurup, hadislerin de allah tan olduğunu iddia edenlere de bir mesaj var. zira incil bildiğimiz hadis kitabı dır; isa peygamberin sözlerini ve yaşadıklarını konu alır. bu apaçık olmasına rağmen hristiyanlar yine de incil in kutsal olduğuna, ilahi olduğuna inanırlar. hadislerin vahiy olduğunu söyleyen anlayışla aralarındaki benzerliği görebiliyor musunuz?)
bakara 80: "sayılı birkaç gün dışında ateş bize değmeyecek," dediler. de ki: "allah'tan böyle bir söz mü aldınız -ki allah verdiği sözden dönmez- yoksa allah adına bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz?"
bakara 81: günah işleyip suçu kendisini kuşatan kimseler ateş halkıdır; orada sürekli kalırlar.
bakara 82: inanıp erdemli bir hayat sürenler ise cennet halkıdır; onlar da orada sürekli kalırlar.
büyük günahlardan kaçınmak diğer günahları örtecek kadar erdemli bir iştir:
nisâ 31: eğer size yasaklanan büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere sokarız.
şirk ahirette affedilemeyecek tek günahtır :
nisâ 48: allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bundan başkasını dilediğine bağışlar. kim allah'a ortak koşarsa çok büyük bir hakaret etmiş olur.
varsa eğer hayatını bir hiç uğruna geçirenleri atsınlar ne muhteşem olur düşünsenize hayatınız boyunca hep iyilik yapmışsınız cennte gitmek için bir gün o tarafta kurallar değişir ve kriterin bu olmadığı hayatınızı dolu dolu yaşamanız gerektiğini söylerler ve cehenneme gidersiniz .